11. Hukuk Dairesi 2022/4416 E. , 2024/781 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/137 Esas, 2022/847 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2018/511 E., 2020/102 K. Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar veri…
**11. Hukuk Dairesi 2022/4416 E. , 2024/781 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/137 Esas, 2022/847 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2018/511 E., 2020/102 K. Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Mahmood, Mahmood Tea, Mahmood Cafe ve Mahmood Rice markalarının sahibi olduğunu, Mahmood Tea markasının tanınmış marka olduğunu, davalının 2017/21246 tescil numaralı "Mahmood Saboni" markasını kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkili adına tescilli markalar ile davalı adına tescilli marka arasında iltibas bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalıya ait ürünlerin toplatılmasına ve el konulmasına, davalı tarafından açılan web sitesinin kapatılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; markaların farklı sınıflarda olduğunu, müvekkil markasının önceki tarihli olduğunu, davacının yayına itiraz ettiğini, itirazın reddedildiğini, ... hak sahipliği iddialarının ispatlanmadığını, davacının markası ile müvekkilin markasının birbirine benzemediğini, davacının iddia ettiği iki markanın da başkaları adına tescilli olduğunu, müvekkilinin çay değil sabun ürettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda alınan bilirkişi raporundan ve dosya kapsamından markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin farklı olduğu, davacının markasının tanınmış marka olmadığı, hizmet sınıflarının farklı olduğu, hükümsüzlük koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının “mahmood sabonı (mahmood el saboni sabunsag mümtaz” adı altında üretip piyasaya sürdüğü markanın "MAHMOUD" ibaresi ile kutunun ortasında kullandığı logonun müvekkil şirketin tescilli markası ile aynı olması nedeniyle üçüncü kişiler nezdinde iltibas yarattığını, müvekkil şirkete ait “MAHMOOD TEA” ibareli tescilli markası ile davalı tarafından “mahmood sabonı (mahmood el saboni sabunsag mümtaz” adı ibareli şekil markası aynen, benzer ve markalar arasında iltibas yaratacak birebir özellikler bulunduğunu, müvekkili şirketin tescilli markalarına yapılan tecavüzden dolayı müvekkil maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkili şirketin ticari itibarı da zedelendiğini, basiretli tacir olma yükümü altında bulunan davalının müvekkilin markalarına ve ürün ambalajlarına iltibas ve tecavüze neden olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporun yeterli bulunmadığını, bilirkişi raporunun aleyhlerine olan kısımlarına itiraz ettiklerini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine yönelik kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.