11. Ceza Dairesi 2024/5356 E. , 2025/5445 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/201 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.02.2024 tarihli ve 2023/174836 Soruşturma, 2024/16962 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 16. A…
**11. Ceza Dairesi 2024/5356 E. , 2025/5445 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/201 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.02.2024 tarihli ve 2023/174836 Soruşturma, 2024/16962 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2024 tarihli ve 2024/162 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli ve 2024/201 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.03.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/18255 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/98052 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/98052 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2024 tarihli kararı ile sahte olduğu iddia edilen faturalardaki yazı ve imzaların şüpheliye ait olup olmadığı yönünde imza incelemesi yaptırılması, karşı şirketler hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarının getirtilmesi ve haklarında sava açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, defter ve belgeleri ibraz etmemek ile sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında bulunan 24/01/2017 tarihli ve 346 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneğine göre bahse konu şirket yetkilisinin şüpheli olduğunun anlaşıldığı gibi dosyada İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 09/06/2023 tarihli vergi suçu raporunun, aynı tarihli vergi tekniği raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, bununla birlikte iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2024 tarihli ve 2024/162 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...defter belge ibraz etmeme suçu yönünden iddianamede suç tarihinin gösterilmediği, şüphelinin savunmasında ileri sürdüğü hususlar dikkate alınarak sahte olduğu iddia edilen faturalar üzerindeki yazı ve imzaların şüpheliye ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, vergi inceleme raporunda adı geçen karşıt şirketler hakkında düzenlenen vergi inceleme raporları getirtilerek haklarında dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda, suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlendiği belirtilen iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda Mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında 2018 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve 05.12.2018 tarihli isteme yazısının 11.12.2018 tarihinde tebliğine rağmen ibraz edilmemesi suretiyle defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarının işlendiği yönünde vergi tekniği raporu ve vergi suçu raporu düzenlendiği, dosya içerisinde dava şartı olan olan mütalaanın yer aldığı, şüpheli ... alınan ifadesinde; şirketin tek yetkilisi olduğunu, herhangi bir kimseye vekalet vermediğini, muhasebecide ... defter ve belgelerin kaybolduğunu söylediği, 09.06.2023 tarihli ve 2023-2014-2-814/1 sayılı vergi tekniği raporu ile eklerinin incelenmesinde; Araz Et Gıda Ltd.Şti. nezdinde tanzim olunan karşıt tespit tutanağında, şüpheli ile irtibat kurulduğunun belirtildiği, iddianamede suç tarihi olarak 2018 yılının gösterildiği, dosya içeriğine göre şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli ve 2024/201 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.