1. Hukuk Dairesi 2014/11110 E. , 2014/17033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2013 NUMARASI : 2012/144-2013/472 Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir. Davacı, kayden
**1. Hukuk Dairesi 2014/11110 E. , 2014/17033 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2013 NUMARASI : 2012/144-2013/472 Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir. Davacı, kayden paydaşı olduğu 3204 ada 10 parsel sayılı taşınmazda 4 daire ve 4 dükkan bulunduğunu, dairelerin kullanımı konusunda bir ihtilaf olmadığını, ancak 4 dükkanı davalının bizzat kullanmak ve bir kısmını kiraya vermek suretiyle tasarruf ettiğini, kendisine payı oranında bir ödeme yapmadığını, daha sonra sözlü talebi üzerine küçük bir dükkanın kira bedelinin ödenmeye başladığını, ancak diğer üç dükkanı yine davalının tasarruf ettiğini ileri sürerek son 5 yıl için toplam 50.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile tahsili isteğiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, dava konusu taşınmazda paydaş olup anılan yerin rızai ve fiili taksim doğrultusunda kullanıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının anılan taşınmazda kullandığı daire ve dükkan olup, ecrimisil isteme hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların taraflar arasında paylı mülkiyet üzere kayıtlı olup binadaki dükkanların fiili ve rızai taksime göre kullanıldığına dair bir delil elde edilemediği, anılan taşınmazdaki 4 dükkandan üç tanesini davalının tasarruf ettiği, bir dükkanın kirasının ise davacıya ödendiği, diğer paydaş tarafından açılan davanın 2008/76 esasta kabulle sonuçlandığı, 4 adet dükkanın getireceği ecrimisilden davacının kullandığı dükkan için davalının 11/32 payına isabet eden kısmın ve davalının dükkan için yaptığı ödemenin de mahsubu ile belirlenecek ecrimisilin takdiri gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Çekişme konusu 3204 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davacı, davalı ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu üzerinde 4 daire ve 4 dükkandan oluşan binanın yer aldığı, kat mülkiyeti ya da kat irtifakının ise kurulmadığı kayden sabittir. Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Yukarıda açıklanan ilke ve olgular doğrultusunda somut olaya bakıldığında, paylı mülkiyet üzere tapuda kayıtlı taşınmazda davacının bir daireyi kullandığı ve bir dükkanın ise kira gelirini aldığı, dolayısıyla intifadan menin söz konusu olmadığı görülmektedir. Öte yandan; dava dışı paydaş A.. C..’ın aynı taşınmaz hakkında davalılar E.. C.. ve H.. C.. ile dava dışı kişiler aleyhine açtığı ecrimisil davasının Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.06.2010 tarih, 2008/76 esas, 2010/197 karar sayılı ilamı ile, çekişmeli 3204 ada 10 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olup, taşınmazdaki binanın daireler yönünden paydaşlar arasında rızai taksime uygun kullanıldığı, ancak zemin kattaki dükkanlar bakımından tüm paydaşları bağlayan rızai bir taksimin söz konusu olmadığı, dava konusu dükkanları davalı Erdinç’in bizzat kullanmak ve kiraya vermek suretiyle kullandığı, bir dükkanın kirasını ise davalı Hadi’nin aldığı, davacıya kira gelirinden bir ödemede yapılmadığı gerekçesiyle davacının ¼ payına isabet eden ecrimisilin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle kısmen kabul kararı verildiği, anılan kararın derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği de açıktır. Hal böyle olunca; yukarıda açıklandığı şekilde davacının arsa nitelikli taşınmazda payına karşılık kullandığı yer olduğu, intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi aracılığıyla) 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.