6. Ceza Dairesi 2008/28334 E. , 2012/22138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : 5237 sayılı Yasanın 107/1, 62, 51. maddeleri gereği 10 ay hapis, 80 YTL APC Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Oluş ve dosya içeriğine göre; müşteki 25.09.2003 tarihinde alınan ifadesinde; Kütahya Devlet Hastanesinde genel cerrahi uzmanı olarak görev yaptığını, daha öncede Sinop Devlet Hastanesind
**6. Ceza Dairesi 2008/28334 E. , 2012/22138 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : 5237 sayılı Yasanın 107/1, 62, 51. maddeleri gereği 10 ay hapis, 80 YTL APC Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Oluş ve dosya içeriğine göre; müşteki 25.09.2003 tarihinde alınan ifadesinde; Kütahya Devlet Hastanesinde genel cerrahi uzmanı olarak görev yaptığını, daha öncede Sinop Devlet Hastanesinde 15 yıl görev yaptığını, bu süre içerisinde başhekimlik ve İl Sağlık Müdürlüğü görevlerinde bulunduğunu, 27.08.2003 ile 24.09.2003 tarihleri arasında cep telefonunu kimliği belirsiz bir erkek şahsın gizli numaradan arayarak” Sinop'ta görev yaptınız değil mi? Burada yaptıklarınızı biliyorum. ... konusunu konuşacaktım'' diye rahatsız ettiğini, en son olarak sert bir ses tonu ile ''Gelecek arkadaşlara 3 trilyon parayı teslim edeceksin aileni sevdiğini biliyoruz'' dediğini; 16.10.2003 tarihli ifadesinde; cep telefonu numarasını değiştirdiğini bu seferde muayenehanesini ... telefonlardan yine bir erkek şahsın aradığını” ''Başına'' değer biçildiğini, bunlardan sonra olacaklardan sorumlu olduğunun belirtildiği, 21.10.2003 tarihli ifadesinde; 0242 ... 61 numaralı telefonla bir erkek şahsın muayenehanesini aradığını, kendisine'' 4 arkadaşını Kütahya'da 10 gündür takip ettiklerini, ne zaman eve girip çıktığını bildiklerini, kendisini yok etmeleri için rakam söylediğini, karşı tarafın 100 milyar vereceğini, bu parayı kendisinin verip bu işin bitmesi gerektiğini, belgeler olduğunu” söylediğini, kendini arayan 0535 ... 47 ve 0555 ... 89 numaralı hatların haricen yaptığı araştırmada ... ... isimli bir kişiye ait olduğunu belirttiği, 01.12.2003 tarihli savcı huzurunda alınan ifadesinde,'' daha önce tehdit edilmesi nedeniyle ifade verdiğini, tehdit edilme olayı başladıktan sonra 0542 ... 95 numaralı hattını kapattığını, kendine yeni bir hat aldığını, önceki hattını sürekli kapalı tuttuğunu, bayram sırasında yeni numarasını bilmeyen arkadaşlarından arayan olabilir düşüncesi ile hattını açtığını, açtığında 28.11.2003 tarihinde saat 02:11 de görünmeyen bir numaradan 7 kez arandığını, ayrıca “Osmancığım epeydir görüşmedik nasılsın iyimisin şeklinde sesli mesaj bırakıldığını, 30.11.2003 tarihinde saat 17:00'de iki kez yine görünmeyen bir numaradan arandığını ve "... bey telefonu açar mısınız? Seni çok özledim görüşmem lazım, hadi bakalım şeklinde mesaj geldiğini öğrendiğini, mesajları dinlediğinde her iki mesajın aynı ses tarafından gönderildiğini, bu sesin kendini daha önce gizli numaralardan cep telefonunu arayarak görüşen kişinin sesi olduğunu, Telsimden gelen kayıtlarını incelediğinde de daha önce arkadaşına ait olduğunu bildirdiği numaranın arkadaşına ait olmadığını anladığını belirttiği, bu numaranın sanık ...'nin kullandığı 0532 ... 61 nolu telefon olduğu, 08.12.2003 tarihli ifadesinde,'' Arayan erkek şahsın kaçırma tehdidin de bulunması sebebiyle Kütahya Valiliğine can güvenliğinden endişe ettiğini belirterek müracaatta bulunduğunu, olayın başlangıcının daha önce görev yaptığı Sinop Devlet Hastanesinden kaynaklandığını, fizyoterapist ... hanım ve tanık ...'ya da benzer tehdit mesajlarının geldiğini, tehdit mesajı gelen numaranın ...'ye ait olduğunu, 08.12.2003 günü saat 12:45 sıralarında Dr....'nin eşi sanık ...'nin kendiyle görüşmek için muayenehanesine geldiğini, muayene odasına aldığında kendisiyle daha önce konuşulduğunu 3 trilyon parayı almaya geldiğini söylediğini, dışarıya çıkıp polise haber verdiğini, ''08.07.2007 tarihli duruşmadaki beyanında;'' Tanık ...'in beyanının doğru olduğunu, arayan erkek şahsın bu bayanla ilişkisi olduğunu iddia ettiğini, ilişkisinin çevreye duyulmaması için çevreye para verdiğini, kendilerine de para vermesi gerektiğini, vermezse ailesine zarar vermekle tehdit ettiklerini, durumu tanık ...'e bildirdiğini, kendisiyle özel bir ilişkisinin olmadığını, sanık ...'nin husumetinin almış olduğu sağlık raporunu onaylamayıp onu izne göndermediğinden kaynaklandığını düşündüğünü, sanık ...'nin bu işin içinde olduğunu düşünmediğini, kendisini ankesörlü telefonla arayan şahısların erkek şahıs olduğunu, Eskişehir'den, Manavgat'tan arandığını, ancak ...'nin telefonda istenen parayı almaya geldiğini söyleyince diğer kişilerle irtibatlı olduğunu anladığını, şikayetinden sonra aranmadığını, arayan erkek şahsın aynı zamanda ... hanımla ilişkisi olduğunu ve görevinden dolayı haksız kazanç elde ettiğini bildiğini ima ettiğini, zira sanık ... ile birlikte 2001 yılında görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal gibi suçlardan yargılandığını, beraat ettiğini'', özetle müştekinin aşamalardaki ifadesinden kendini ... telefonlardan, gizli numaralardan bir erkek şahsın aradığını belirttiği anlaşılmakla; -Müştekinin, sanık ... ile birlikte yargılanıp beraat ettiğini belirttiği görevi kötüye kullanma ile ilgili açılmış ve sonuçlanmış bir dava dosyasının var olup olmadığı araştırılıp, dosyasının getirtilmesi, -Tanık ...'in, 18.06.2008 tarihli talimatla alınan beyanında sanık ...'nin şikayeti üzerine yargılandığını belirttiği Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesindeki dava dosyasının sonuçlanıp sonuçlanmadığının sorulması, -Ankesörlü telefonlarla arayan kimliği tespit edilemeyen suça iştirak eden meçhul kişilerin evrakının ayrılarak 2006/838 sayılı soruşturma numarasına kayıt edildiğinin anlaşılması karşısında: ilgili soruşturma evrakının akıbetinin araştırılıp, gerektiğinde bunların celp edilip incelenmesi, -Sanık ...'nin olay gününden sonra alınan soruşturma aşamasındaki beyanında ve yargılama aşamasında üzerine atılı suçu kabul etmediği, ''Müşteki ...'la adını çıkarması sebebiyle görüşmeye gittiğini, eşinin uzman doktor olduğunu 3 trilyon gibi bir parayı istemesinin söz konusu olmadığını'' belirttiği, 08.12.2003 tarihli yakalama tutanağında" müşteki ...'dan para isteyen kişinin kendisi olup olmadığı sorulduğunda, sanık ...'nin kendisi olduğunu belirttiğinin yazılı olduğu, yine aynı tarihli üst arama tutanağında ... ...'nin yapılan üst aramasında çantasında PROZAC isimli sinir ilacının çıktığı, söz konusu sinir ilacının kişinin bilinç ve iradesini etkileyip etkilemeyeceği ve bu ilacı kullanan kişinin beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği konusunda gereğinde uzman bir bilirkişiden rapor da alındıktan sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.11.2012 tarihinde Üye ...'un muhalefetine karşın oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sinop Devlet Hastanesinde hemşire olarak çalıştığı sırada aldığı raporların kabul edilmemesi nedeniyle müstafi duruma düşen sanık ...'nin, bunu o tarihlerde Başhekim olan mağdur ...'tan bildiği ve duyduğu kin ve husumet duygularının etkisi altında ona zarar vermek için kimliği belirlenemeyen kişiler aracılığıyla aratarak yaptığı usulsüzlükleri ve ... ilişkilerini açıklayacağını belirterek para talebinde bulunduğu, bu sırada kendisinin ve ailesinin değerli olduğu hususunu hatırlattığı, daha sonra mağdur ...'ın Kütahya'daki muayenehanesine gelerek para istediği, mağdurun Emniyete bildirmesi üzerine yakalandığı olayda; gerekli inceleme ve araştırmanın yapıldığı, sanığın eyleminin yağmaya teşebbüs niteliğinde olmadığı, kendisine yarar sağlamak maksadıyla mağdura zarar verebilecek hususların açıklanacağı tehdidinde bulunulduğu, dolayısıyla şantaj suçunu oluşturduğu, 27.8.2003 olan suç tarihi itibarıyla zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK'nın şantaj suçuna ilişkin 192/1. maddesinin sanık lehine olduğu ve anılan Kanun'un 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.