4. Hukuk Dairesi 2021/19719 E. , 2022/16144 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... ...'nce başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine ... tarafından verilen 11.06.2021 tarih, 2021/İHK-17511 sayılı davacılar vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi iç…
**4. Hukuk Dairesi 2021/19719 E. , 2022/16144 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... ...'nce başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine ... tarafından verilen 11.06.2021 tarih, 2021/İHK-17511 sayılı davacılar vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili; 11.11.2019 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın karıştığı tarfik kazsında yaya halde bulunan ...'ın vefat ettiğini, davacıların ölenin anne babası, eşi ve iki çocuğu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 201,34 TL mirasçılık belgesi giderinin kaza tarihinden itibaren ileyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 24.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini; davacı ... için 24.433,31 TL, davacı ... için 32.799,73, davacı ... için 19.372,14 TL, davacı ... için 30.604,84 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kısmen kabulü ile, davacı ... için 23.433,31 TL, davacı ... için 32.799,73 TL, davacı ... için 139.822,16 TL, davacı ... için 19.372,14 TL, davacı ... için 30.604,84 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. ... kararına karşı taraf vekillerince itiraz başvurusunda bulunulması üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; davacı vekilinin itirazının reddine, TRH Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik fazi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazınının kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulü ile davacı ... için 23.413,07 TL, davacı ... için 32.799,73 TL, davacı ... için 111.275,38 TL, davacı ... için 18.340,36 TL, davacı ... için 27.538,16 TL'nin 23.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Davacılar ..., ..., .... ve ... vekilinin davalıya yönelik, davalı vekilinin adı geçen davacılara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5684 sayılı Sigortacılık Yasası'nın 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davalının ihtiyari dava arkadaşı olan davacılara yönelik temyizi ve adı geçen davacıların talepleri bakımından temyiz sınırı her bir davacının talebi doğrultusunda ayrı ayrı belirlenecektir. Davacılar, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtıkları davada taleplerini 24.02.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle; davacı ... için 24.433,31 TL, davacı ... için 32.799,73, davacı ... için 19.372,14 TL, davacı ... için 30.604,84 TL olarak artırmışlardır. Şu durumda; dava değeri her bir davacı yönünden, dolayısıyla davalının da bu davacılara yönelik temyiz talebi yönünden, kesin nitelikte olduğundan taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin davacı ...’a karşı aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. b-Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm ve cismani zarar nedeni ile destekten yoksun kalma istemine ilişkindir. Hak sahiplerinin ve desteğin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF 1931" cetvellerine göre saptanmakta ise de Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Buna göre, davacıların ve desteğin muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. c- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi ESAS NO : 2021/19719 -3- avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir. Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı ... vekili lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ..., ... vekilinin ve davalı vekilinin adı geçen davacılara yönelik temyiz dilekçesinin reddine, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ...'ın ve davalının davacı ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ...'ın, (2-c) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalıya geri verilmesine 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.