4. Hukuk Dairesi 2022/15036 E. , 2024/13315 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/805 D.İş, 2022/805 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 14.04.2019 …
**4. Hukuk Dairesi 2022/15036 E. , 2024/13315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/805 D.İş, 2022/805 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 14.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda yaya müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 5.100,00 TL talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını, maluliyet raporunun mevzuata aykırı olduğunu, maluliyet oranının yüksek belirlendiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli maluliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, taraflarınca sunulan sağlık kurulu raporunun İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınmış olup müvekkilinin alanında uzman kişiler tarafından uygun yönetmeliğe göre, birebir ve yetkili heyet tarafından muayene edilmesi sonucunda maluliyet oranının %5 olarak tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte Hakem Heyetince maluliyet oranındaki artış sebebine ilişkin belge eksikliğinden dolayı usulden reddedilen dosya hakkında ara karar oluşturulup eksik belgelerin tedarik edilmesi ya da tekrardan Adli Tıp raporu alınmasının istenebileceğini, haksız bir şekilde usulden ret kararı verilen dosya hakkında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekalet ücretinin 5684 sayılı Kanun'un 30/17 nci maddesi uyarınca 1/5'ine hükmedilmesi gerekirken tam sınırdan karşı vekalet ücretine hükmedilmesini kabul etmediklerini belirtmiştir. B. Gerekçe 1. Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza tarihi 14.04.2019 olup davacının dosyaya sunduğu İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan verilen 24.11.2021 tarihli raporda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacıda beyin kanaması bulunduğu ve kafa travmasına bağlı olarak sinir sistemi, epilepsi, nöbeti olmayan ancak geçirme riski olanlar şeklinde değerlendirildiğinde %5 oranında sürekli özür oranı olduğu belirtilmiş ise de, kaza tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik yürürlükte olup anılan rapor bu yönetmeliğe uygun hazırlanmadığından hüküm kurmaya elverişli değildir. Ayrıca tahkim yargılaması aşamasında da iki ayrı maluliyet raporu alınmış olmakla birlikte, alınan bu raporların da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre alınmadığı ve raporu tanzim edenler arasında (davacının maluliyeti dikkate alındığında) beyin cerrahı veya nöroloji uzmanının bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının yaralanmadan kaynaklı maluliyetinin tespiti için; davacının ikametgahına en yakın üniversitelerin adli tıp bölümlerinden ya da Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği yetkili hastanelerden, içerisinde beyin cerrahı ve nöroloji uzmanının da bulunduğu heyetten kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu, maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususlarında, davacının bizzat muayenesi de yapılmak ve dosyadaki tüm maluliyet raporları da irdelenmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.