11. Hukuk Dairesi 2020/3041 E. , 2021/2259 K. MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.04.2018 tarih ve 2016/1080 E- 2018/351 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.05.2019 tarih ve 2018/1383 E- 2019/676 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi dava…
**11. Hukuk Dairesi 2020/3041 E. , 2021/2259 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.04.2018 tarih ve 2016/1080 E- 2018/351 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.05.2019 tarih ve 2018/1383 E- 2019/676 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının verdiği siparişlerin teminatı olarak 90.000.- TL bedelli çeki davalılardan ...ye teslim ettiğini, ancak sipariş konusu malların gönderilmediğini davacının çekin iadesini talep etmesi üzerine davalı Verona'nın çeki kullandığı kredinin teminatı olarak davalı bankaya teslim ettiğini bildirdiğini, bunun üzerine davacı ile davalı Verona arasında protokol düzenlenerek davalı Verona'nın kredi borcunu yapılandırıp davaya konu çeki bankadan alarak davacıya iade etmesi kararlaştırılmış ise de çekin iade edilmediğini, çekte rehin cirosu batıl olduğundan davalı Alternatif Bank'ın yetili hamil olmadığını ileri sürerek davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Alternatif Bank A.Ş. vekili, davaya konu çekin kullandırılan kredilerin ödeme vasıtası olarak ciro ile teslim alındığını, çekte rehin cirosu ile cirolandığına ya da teminat olarak alındığına dair bir ibare bulunmadığını, davacının bedelsizlik def'ini iyiniyetli yetkili hamil olan davalı Alternatif Bank A.Ş'ye karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Verona Deri Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirket yönünden siparişlerin eksiksiz bir şekilde davacıya teslim edildiği ispat edilmediğinden davanın davalı Verona Deri Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kabulüne, davaya konu çek üzerinde rehin cirosu anlamına gelebilecek bir ibare bulunmadığı, davacının lehtar olan diğer davalıya karşı ileri sürebileceği defileri iyiniyetli 3. kişi konumunda bulunan davalı bankaya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı davalı bankanın çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin davalı bankaca davalı şirketin kredi borcuna karşılık ödeme amaçlı temlik cirosuyla alındığı, çek metninde “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresi veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydın bulunmadığından, cironun, TTK'nın 684. maddesi anlamında devir cirosu niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, davalı bankanın, çekin bedelsiz olduğunu bilerek ve davacıya zarar vermek kastıyla çeki iktisap ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.