11. Hukuk Dairesi 2008/8966 E. , 2010/424 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2006/87-2008/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2008/8966 E. , 2010/424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2006/87-2008/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı davalı tarafından İstanbul ‘dan Bakü’ye karayolu ile taşınan emtianın taşıma sırasında hasarlandığını,dava konusu hasarın varma yerinde taşıyanın sürücüsünün de katılımıyla imzalanan tutanaklar ile tespit edildiğini, ayrıca konişmento üzerine de varış yeri gümrüğü tarafından hasar notu düşüldüğünü, tespit edilen 9.046,50 YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın aktif husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, hasarın taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, taşıyıcının özen yükümlülüğünü ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” şerhinin mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk kaydına göre meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının ibra edileceği belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlıkta, hasarın yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı esasen davalı tarafından da savunulmuş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmiş olup, gönderenin, taşıması üstlenilen emtianın yükleme ve istifini yanlış yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması TMK’nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında B.K.nun 44 nün maddesi uyarınca paylaştırılması uygun olur. (Bkz.Doç.Dr.Sabih ARKAN, Karada Yapılan Eşya Taşımalarında Taşıyıcının sorumluluğu, 1982 Ankara, sayfa 124). Dairemiz’in yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu olayda yükleme ve istif hatasının bulunduğu, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığı belirlenmiş, mahkemenin bu yöndeki açık kabulüne yönelik gerekçe davalı taşıyan tarafından temyiz edilmemiş, gönderen tarafından yapılan istif ve yüklemeye nezaret görevinin yerine getirildiği, yanlış yükleme keyfiyetini gönderene bildirildiği tacir olan davalı tarafından savunulup kanıtlanmamıştır. Gerek hamule senedindeki kayıt, gerekse diğer belgelerden yüklemenin davalıya ait olmadığı sabit ise de, davalının yanlızca yüklemeye nezarete ilişkin bir sınır ve seviyede kalan bir kusur hali dışında sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerekir. Nitekim, aynı Konvansiyon’un 8/1.b hükmünde, yükü teslim aldığı sırada, taşımacının, yükün ve bunların ambalajının görünürdeki durumunu kontrol yükümlülüğü altında olduğu, 2. fıkrada, buna ilişkin çekincelerini gerekçeleriyle birlikte belirtmesi gerektiği, 9/2. maddede ise, çekince koymamış ise, yükün ve ambalajların görünüş itibariyle iyi durumda olduğunun varsayılacağı öngörülmüştür. Bu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu hasarın oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve istif hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın kusurun ağırlıklı bölümü yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı taşıyıcının özen yükümlüğünü ihlalinden dolayı müterafik kusur oranı belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.