Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/598 E. , 2024/3559 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/598 Karar No : 2024/3559 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması …
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/598 E. , 2024/3559 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/598 Karar No : 2024/3559 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının, adına 2016 ve 2017 yıllarının muhtelif dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması talebiyle yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından ileri sürülen tarhiyata konu faturaların sahte olmadığı yolundaki iddiaların ancak ilgili tarhiyata karşı süresi içerisinde açılacak bir davada incelenebileceği, tarhiyata ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 117. ve 118. maddelerinde sayılan hatalardan hiçbirisi uyuşmazlık konusu olayda mevcut olmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tarhiyata konu faturaların alındığı bir kısım mükellef adına sahte belge düzenleme sebebiyle yapılan tarhiyatların dava aşamasında olduğu, bir kısım mükellef hakkında ise sahte belge düzenlemediği yolunda yargı kararı bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ... TL maktu harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 116. maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117 ve 118. maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiş, 117. maddesinde matrah hataları, vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla hesaplanmış olması olarak tanımlanmış, 122. maddesinde mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairelerinden yazı ile isteyebilecekleri, 123. maddesinin 2. fıkrasında da düzeltme merciinin talebi yerinde gördüğü takdirde düzeltmenin yapılmasını emredeceği, yerinde görmediği takdirde, keyfiyetin düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ olunacağı, 124'üncü maddesinde, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri, 126. maddesinin 1. fıkrasında düzeltme yoluna tarh zamanaşımı süresi içinde başvurulabileceği, düzeltme zamanaşımı süresi, zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamayacağı kuralına yer verilmiştir. Bu kurala göre düzeltme yolu, vergiye ilişkin hesaplarda; matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyetle, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yoludur. Ancak yükümlülerce vergi idaresine yapılan her başvuru nedeniyle düzeltme yolunun izlendiği düşünülemeyeceği gibi vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme ve şikayet yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerekir. Başka bir anlatımla, idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Yasanın 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarıdır. Dava, davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki tespitlere dayanılarak katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle 2016 ve 2017 yıllarının muhtelif dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle düzeltme ve şikayet yoluyla yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Davacıya 2016 yılında fatura düzenleyen ... Demir Çelik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına komisyon karşılığı fatura düzenlediğinden bahisle yapılan tarhiyatın ... Vergi Mahkemesinin...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırıldığı, bu karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen temyiz başvurusunun ise Danıştay Üçüncü Dairesinin 21/03/2024 tarih ve E:2023/1544, K:2024/1716 sayılı kararıyla reddedilerek sözü edilen kararın onandığı anlaşılmıştır. Buna göre, ... Çelik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı adına 2016 yılında düzenlemiş olan faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayandığı hususunun yargı kararıyla ortaya konulmuş olması karşısında, davacının düzeltme ve şikayet kapsamında kaldırılmasını talep ettiği tarhiyatın bir kısmının nedeni olan ve değinilen şirket tarafından düzenlenen faturaların 213 sayılı Yasanın 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan ilk bakışta gerçeğe dayalı olduğu anlaşılabileceğinden dolayısıyla davacının iddialarının 213 sayılı Kanunun 116. maddesinde tanımı yapılan vergi hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının tarhiyatın sözü edilen mükelleften 2016 yılında alınan faturalardan kaynaklanan kısmı yönünden bozulması gerektiği görüşüyle Karara katılmıyoruz.