Başvuru, müdafii tarafından gönderilen belgelerin başvurucuya verilmemesi nedeniyle tutukluluğa etkili itiraz hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; müdafii tarafından gönderilen belgelerin başvurucuya verilmemesi nedeniyle tutukluluğa etkili itiraz hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/10/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Başvurucunun Tutuklanmasına ve Yargılanmasına İlişkin Süreç Konya'da emniyet mensubu olarak görev yapmakta iken Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) mensuplarının kendi aralarında iletişimi sağlamak için kullandıkları şifreli haberleşme programı olan ByLock uygulamasını kullandığı iddiasıyla FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan başvurucu hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. 4/8/2016 tarihinde gözaltına alınan başvurucu FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan 8/8/2016 tarihinde tutuklanmıştır. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle 3/4/2017 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. Konya Ağır Ceza Mahkemesi 12/7/2017 tarihli ilk duruşmasında başvurucunun savunmasını almış ve başvurucu hakkında tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu bu karara 13/7/2017 tarihinde itiraz etmiş, Konya Ağır Ceza Mahkemesi itirazın reddine karar vermiştir. Konya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen 25/9/2017 tarihli ikinci duruşma sonunda başvurucu hakkında tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu bu karara da 25/9/2017 tarihinde itiraz etmiş, Konya Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir. Konya Ağır Ceza Mahkemesi 11/4/2018 tarihinde, başvurucunun FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan 9 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 8/11/2018 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu bu karara karşı da temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi 7/10/2019 tarihinde kararın düzeltilerek onanmasına karar vermiş ve karar böylece kesinleşmiştir.B. Başvurucuya Gönderilen Belgelerin Muhafaza Altına Alınmasına İlişkin Süreç Osmaniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu (Disiplin Kurulu) 15/6/2017 tarihli kararıyla; 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesine dayanılarak çıkarılan, 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 20/3/2006 tarihli ve 2006/10218 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük'ün ve maddeleri doğrultusunda başvurucunun avukatı tarafından başvurucuya gönderilen 13/6/2017 tarihli mektubun içindeki bazı belgeler hakkında Kurumda muhafaza edilmesi kararı vermiştir. Bu karara karşı başvurucu 20/6/2017 tarihinde İnfaz Hâkimliğine itiraz etmiştir. Osmaniye İnfaz Hâkimliği başvurucu tarafından yapılan itirazı değerlendirmiş, 23/6/2017 tarihinde itirazı kabul etmiş ve Disiplin Kurulu kararının iptal edilmesine karar vermiştir. İnfaz Hâkimliğinin kararında; başvurucuya gönderilen belgelerin sakıncalı ve yasaklanması gereken belgeler olmadığı, belgelerde gizli haberleşmeye rastlanmadığı, söz konusu belgelerin 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (4) numaralı fıkrasında belirtilen niteliklerde olmadığı belirtilmiştir. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı 12/7/2017 tarihinde, başvurucu ile ilgisi olmayan evrakların başvurucuya gönderildiği ve bu nedenle bir şifreleşme yöntemi olabileceği gerekçesiyle başvurucuya söz konusu belgelerin verilmemesi gerektiğini belirterek bu karara karşı itiraz etmiştir. Osmaniye İnfaz Hâkimliği 18/7/2017 tarihinde, bu itiraz üzerine kararını tekrar değerlendirerek 23/6/2017 tarihinde vermiş olduğu kararı kaldırmış ve başvurucu tarafından yapılan itirazın reddine karar vermiştir. Hâkimlik kararının gerekçesi şöyledir:"Tutuklunun müdafii tarafından gönderilmiş olan gönderi içerisinde tutuklunun kendisi ile alakalı olmayan, son dakika Sözcü Gazetesi, ifadelerini içeren bir dizi halinde anlamsız yazıların olduğu belgeler ve onaysız soruşturma belgeleri ve diğer evrakların bulunduğu, ayrıca ilgilinin yargılandığı mahkemeye ait dosya kapsamında bulunan evrakları mahkemeden talep etmesi halinde UYAP kanalı ile doğrudan ceza infaz kurumuna gönderilebileceği dikkate alındığında Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu, .... 23/6/2017 tarihli ... Kararımızın CMK'nın 268/2 maddesi gereğince düzeltilmesi gerektiği anlaşıldığından itirazın kabulüne... [karar verilmiştir.]" Bu karara karşı başvurucu itiraz etmiştir. Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesi 20/9/2017 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Mahkeme, karar gerekçesinde şu hususlara yer vermiştir: "5275 sayılı Kanunun 68/ maddesinin 'Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.' şeklinde düzenlendiği, tutuklu sanığın savunma yapmak üzere istemiş olduğu belgelerin yargılamasının yapıldığı mahkemesinden talep edilmesi durumunda uyap sistemi üzerinden gönderilebileceği, Osmaniye İnfaz hâkimliğinin 23/6/2017 tarih, 2017/2484 esas ve 2017/2444 karar sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından tutuklunun itirazının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." Bu karar 17/10/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 23/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesince 9/8/2018 tarihinde, Disiplin Kurulu Başkanlığınca muhafaza altına alınan belgelerin onaylı suretleri Osmaniye 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden istenmiştir. Söz konusu belgeler; başvurucunun müdafii tarafından hazırlanan yirmi beş sayfalık savunma dilekçesi, başvurucunun terfi ettirilmemesine ilişkin açtığı iptal davasında verilen görevsizlik kararları ve çeşitli haberlere ilişkin linklerden oluşmaktadır. 5275 sayılı Kanun'un "Avukat ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahiptir. (2) Avukat ve noter ile görüşme, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılır. (3) Avukatlar, vekâletnameleri olsa da aynı anda birden fazla hükümlü ile görüşme yapamazlar. (4)Görüşme sırasında; hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmaya ilişkin olarak kendilerinin tuttukları kayıtlar incelenemez; hükümlünün avukatı ile yaptığı görüşme dinlenemez ve kayda alınamaz. (5) Türk Ceza Kanununun 220 nci maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebilir, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabilir, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabilir veya görüşmelerin gün ve saatleri sınırlandırılabilir." 5275 sayılı Kanun'un "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Hükümlü, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahiptir. (2) Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir. (3) Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez..." Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:"Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez." Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün maddesi şöyledir:"(1) Mektup okuma komisyonunca, mahalline gönderilmesi veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en geç yirmidört saat içinde disiplin kuruluna verilir. Mektubun disiplin kurulu tarafından kısmen veya tamamen sakıncalı görülmesi hâlinde, mektup aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikâyet ve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Mektubun kısmen sakıncalı görülmesi hâlinde, aslı idarede tutularak fotokopisinde sakıncalı görülen kısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin kurulu kararı ile birlikte ilgilisine tebliğ edilir. Mektubun tamamının sakıncalı görülmesi hâlinde, sadece disiplin kurulu kararı tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren infaz hâkimliğine başvuru için gereken süre beklenir. Bu süre içinde infaz hâkimliğine başvurulmamış ise, disiplin kurulu kararı yerine getirilir. İnfaz hâkimliğine başvurulmuş ise, infaz hâkimliği kararının tebliğinden itibaren itiraz süresi beklenir. İnfaz hâkimliği kararına itiraz edilmemiş ise bu karara göre, itiraz edilmiş ise mahkemenin kararına göre işlem yapılır. (2) Hükümlüye yapılacak tebligatta, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet hakkının kullanılmaması veya infaz hâkimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilmemesi hâlinde, disiplin kurulu kararının kesinleşerek mektubun sakıncalı görülen kısımlarının okunmayacak şekilde çizilerek verileceği veya tamamı sakıncalı görülen mektubun verilmeyeceği bildirilir. (3) Kısmen veya tamamen sakıncalı görülen mektuplar, iç hukuk veya uluslararası hukuk yollarına başvuru yapılması durumunda kullanılmak üzere idarece saklanır."