7. Ceza Dairesi 2025/712 E. , 2025/7707 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2981 E., 2023/3981 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan verdiği mahkûmiyet kararının kaldırılarak, sanığın kaçakçılık suçundan beraati, eylemin kabahat teşkil etmesi nedeniyle 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun uyarınca idari para c…
**7. Ceza Dairesi 2025/712 E. , 2025/7707 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2981 E., 2023/3981 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan verdiği mahkûmiyet kararının kaldırılarak, sanığın kaçakçılık suçundan beraati, eylemin kabahat teşkil etmesi nedeniyle 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun uyarınca idari para cezası ve eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi vekili, şikâyetçi ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; ... vekilinin temyiz isteminin beraat kararına ilişkin olması karşısında, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk derece Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2023 tarihli kararı ile sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçundan mahkûmiyetine, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir. B. İstinaf Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin 20.12.2023 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının kaldırılarak, sanığın kaçakçılık suçundan beraatine, eylemin suç değil de kabahat teşkil etmesi nedeniyle 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) uyarınca idari para cezasına ve eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmiştir. II. GEREKÇE A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği; dava konusu kıyılmış tütünün, tütün mamülü olması nedeniyle, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması ve kıyılmış tütünlerin müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği; münhasıran sanık hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin olup, eksik inceleme ve araştırma ile usul ve kanuna aykırı olarak sanık hakkında beraat kararı verildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama konusu kaçakçılık eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, 5607 sayılı Kanun'un davaya katılma başlıklı 18/1. maddesindeki ''Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine de gönderir. Başvurusu üzerine, ilgili gümrük idaresi açılan davaya katılan olarak kabul edilir.'' şeklindeki düzenleme uyarınca, bu suçtan zarar görenin Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. II- Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Kolluk görevlileri tarafından sanığın işletmekte olduğu ... Tobacco adlı iş yerinde kaçak tütün ve tütün mamülü satışı yapıldığı bilgisi alınması üzerine, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.02.2022 tarihli ve 2022/713 Değişik İş sayılı adlî arama kararı ile bahse konu iş yerinde yapılan aramada açık vaziyette 6 ayrı poşet içerisinde toplam 11,5 kg kıyılmış tütün ele geçirildiği anlaşılmıştır. Yapılan keşif işlemi neticesinde emekli Tekel baş müdürü tarafından düzenlenen 31.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu kıyılmış tütünlerin yurt içinde Güneydoğu Anadolu Bölgesinde üretildiği ancak izinsiz olarak satışa arz edildiği belirtilmiştir. Sanık hakkında 7061 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/18, 3/22 ve 3/23. maddeleri uyarınca kaçakçılık suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanık ilk derece mahkemesindeki savunmasında; iş yerinde ele geçen kıyılmış tütünleri satmak için değil kişisel kullanım amacıyla bulundurduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir. İlk derece mahkemesince 11.10.2023 tarihinde, sanığın yerli kıyılmış tütünü ticari amaçla bulundurmak, satışa arz etmek ve satmak suretiyle kaçakçılık suçunu işlediği kanaatiyle 5607 sayılı Kanun'un 3/20 ve 3/23. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, dava konusu eşyanın müsaderesine, mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir. Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesi tarafından dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; ''15/04/2008 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5752 sayılı Kanun'un 3. Maddesi ile yeniden düzenlenen 4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (h) bendine göre "Kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara..." şeklinde düzenleme getirilmiş, 13/02/2011 tarihinde kabul edilen 6111 sayılı Kanun'un 175. maddesi ile 4733 sayılı Kanun'un 8. maddenin 5 fıkrasına eklenen (o) bendi ile "Ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere ürettikleri, sattıkları veya satışa arz ettikleri tütünün; 50 kilograma kadar (50 kilogram dâhil) olması halinde 250 TL. 50 kilogramdan 100 kilograma kadar (100 kilogram dâhil) olması halinde 500 TL. 100 kilogramdan 250 kilograma kadar (250 kilogram dâhil) olması halinde 1.500 TL. 250 kilogramdan 500 kilograma kadar (500 kilogram dâhil) olması halinde 3.000 TL. 500 kilogramdan fazla olması halinde 5.000 TL. idari para cezası verilir” şeklinde kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara idari yaptırım kararı verileceğine dair hüküm bulunan (h) bendinden farklı bir düzenleme getirildiği, 4733 ayılı Kanunun 8. maddesinin 5. fıkrasının (h) bendi, 28/11/2017 tarihinde kabul edilen 7061 sayılı Kanunun 63. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, 4733 sayılı Kanunun 8. maddesinin 5. fıkrasının (h) bendinde yer alan “Kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara...” şeklindeki düzenleme, aynı Kanunun 93. Maddesi ile 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinin 20. fıkrasına “Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar...” şeklinde aynen nakledilmiş ve bu düzenleme 01/01/2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anılan madde 10/12/2022 tarihinde yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinin 21. fıkrası olarak “Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde mevcut halini almıştır. Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4/1-a. maddesi uyarınca "Alıcı; Tütün ticareti yetki belgesine sahip gerçek ve tüzel kişileri" ifade etmektedir. “Tütün Ticareti Yetki Belgesi” başlıklı 26. maddesi uyarınca tütün ticareti yapabilmek için Bakanlıktan uygunluk belgesini almış olmak şarttır. “Tütün ticareti” başlıklı 27/1. maddesi gereği üreticiden alınan tütünlerin tütün satış merkezlerine veya Bakanlığa tescili kaydıyla dahilde alınması, satılması ve nakledilmesi serbesttir. Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenlenen "Tütün Ticareti Yetki Belgesi" ile İl/İlçe Müdürlüklerince düzenlenen "Perakende Tütün Mamulü Satış Belgesi" birbirinden farklı belgelerdir. Tütün Ticareti Yetki Belgesini haiz gerçek ve tüzel kişiler, ülke genelinde üreticiden ve diğer tütün ticareti yetki belgesi olan kişilerden "yaprak tütün" alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı yetkilerine sahip olup, yürürlükteki mevzuat hükümleri gereği yaprak tütün dışında, perakende tütün veya tütün mamulü satışıyla ilgili faaliyette bulunamazlar. Perakende Tütün Mamulü Satış Belgesini haiz perakende satıcılar ise ilgili mevzuata göre yasal olarak piyasaya arz edilen bandrollü tütün mamullerini nihai tüketiciye satma yetkisine sahip olup, bunun dışında hiçbir tütün veya tütün mamulünün satışını yapamazlar. Bu durumda Tütün Ticareti Yetki Belgesi olmadan yaprak tütün ticareti yapılması ya da tütün ticaret yetki belgesi olmasına rağmen yapılan yaprak tütün ticaretinin Bakanlığa bildirilmemesi halinde 5607 sayılı Kanununun 3/21. maddesinde düzenlenen suç sübut bulacaktır. Ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere, 4733 sayılı Kanunun 8/5-o maddesi uyarınca miktara göre idari para cezası verilmesini düzenleyen kanuni düzenlemenin de yürürlüğü devam etmektedir. Sonuç olarak sanığın yerli menşeli sarmalık kıyılmış tütün satmak eyleminin 5607 sayılı Kanunda suç olarak düzenlenmediği, 4733 sayılı Kanun'un 8/5-o bendi uyarınca idari para cezası gerektiren kabahati oluşturduğu halde yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine ve suça konu ürünlerin müsaderesine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu'' gerekçesiyle mahkûmiyet kararının kaldırılarak, atılı kaçakçılık suçundan sanığın beraatine, eylemin suç değil de kabahat teşkil etmesi nedeniyle 4733 sayılı Kanun uyarınca idari para cezasına ve eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Temyizin kapsamına göre münhasıran kaçakçılık suçundan verilen beraat kararına yönelik olarak yapılan incelemede; dava konusu yerli kıyılmış tütün ticaretine ilişkin olarak mevzuat hükümlerinin irdelenmesi gerekmektedir. 13.12.2011 tarihli 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (h) bendi ''Kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara ellibin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.'', (ı) bendi ''Kurumdan uygunluk belgesi almadan enfiye, çiğneme, nargile tütünü veya yaprak sigara kâğıdı ya da makaron üretenler ile satan veya satışa arz edenlere, ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.'' şeklindedir. Bu düzenlemede ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerin eylemleri kurumdan uygunluk belgesi alınmamış olması halinde kabahat olarak düzenlenmiştir. 12.10.2005 tarihli ve 25964 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve 12.07.2011 tarihli 27992 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik ile ise değiştirilen Sarmalık Kıyılmış Tütün Mamüllerinin Üretimi, Ambalajlanması ve Piyasaya Arzına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde sarmalık kıyılmış tütün: tütün yaprağının ve/veya tütün bitkisi parçalarının tamamen veya kısmen ham madde olarak kullanılması ile kıyılarak hazırlanan tütünü, sarmalık kıyılmış tütün mamulü: Koruyucu maddeler dışında herhangi bir katkı maddesi ilave edilmeden, tütün yaprağının ve/veya tütün bitkisi parçalarının tamamen ham madde olarak kullanılması ile kıyılarak hazırlanan, birim paket içinde piyasaya arz edilen tüttürme amaçlı ürünü... ifade eder'' şeklinde tanımlanmış, 5. maddesinde ''Sarmalık kıyılmış tütün mamülü, 04.11.2010 tarihli ve 27749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Kapsamında, Kurumdan Tesis Kurma ve Üretim ve Faaliyet Uygunluk Belgesi alanlar tarafından üretilir'' şeklinde düzenlenmiştir. Bu yönetmelik hükümlerinden, sarmalık kıyılmış tütünün mamül haline getirilerek bandrollü birim paket içinde piyasaya arzının belirtilen yönetmelik kapsamında Tesis Kurma ve Üretim ve Faaliyet Uygunluk Belgesi alanlar tarafından yapılabileceği, ülkemizde yaygın olarak rastlandığı üzere mamül haline getirilmemiş olan sarmalık kıyılmış tütünün üretiminin ise yasal bir rejim içerisinde düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Somut olayımızın konusunu oluşturan eşya da, yerli olmakla birlikte mamül haline getirilmemiş kıyılmış tütündür. 13.12.2011 tarihli 6111 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (h) bendinde ise ''Kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara ellibin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.'' aynı maddenin (ı) bendi ''Kurumdan uygunluk belgesi almadan enfiye, çiğneme, nargile tütünü veya yaprak sigara kâğıdı ya da makaron üretenler ile satan veya satışa arz edenlere, beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. '' aynı maddenin (o) bendi ise ''Ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere ürettikleri, sattıkları veya satışa arz ettikleri tütünün; 50 kilograma kadar (50 kilogram dâhil) olması halinde 250 TL. 50 kilogramdan 100 kilograma kadar (100 kilogram dâhil) olması halinde 500 TL. 100 kilogramdan 250 kilograma kadar (250 kilogram dâhil) olması halinde 1.500 TL. 250 kilogramdan 500 kilograma kadar (500 kilogram dâhil) olması halinde 3.000 TL. 500 kilogramdan fazla olması halinde 5.000 TL. idari para cezası verilir'' şeklindedir, bu hüküm ile mamül haline getirilmemiş sarmalık kıyılmış tütün için enfiye, çiğneme, nargile tütünü veya yaprak sigara kâğıdı ve makarondan farklı bir düzenlemeye gidilmiş, ticari amaçla (mamül haline getirilmemiş) sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerin eylemleri ile ilgili olarak kurumdan uygunluk belgesi alma imkanı ortadan kaldırılmıştır, böylece 4733 sayılı Kanunda, 12.07.2011 tarihli 27992 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik ile değiştirilen 12.10.2005 tarihli Sarmalık Kıyılmış Tütün Mamüllerinin Üretimi, Ambalajlanması ve Piyasaya Arzına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine paralel bir düzenlemeye gidilmiştir. 08.11.2017 tarihli 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 63. maddesi ile tütün ticaretine ilişkin kabahati düzenleyen 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (h) bendinin yürürlükten kaldırıldığı ve aynı Kanun'un 93. maddesi ile; 5607 sayılı Kanun'un mülga 3/20. maddesinin ''Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.” şeklinde düzenlenmesi ile yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticaretinin kabahat olmaktan çıkartılıp suç olarak düzenlendiği, ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmenin ise 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (ı) bendinde kabahat olarak korunmakla birlikte ayrıca suç olarak düzenlendiği ancak ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, eylemin 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (o) bendinde kabahat olarak var olmaya devam ettiği, 7061 sayılı Kanun'un 123. maddesi ile aynı Kanun'un 93. maddesinin yürürlüğünün 01.07.2018 tarihine ertelendiği, daha sonra ise hükmün yürürlük tarihinin 16.05.2018 tarihli 7144 sayılı Kanun ile 01.07.2019 tarihine, 30.05.2019 tarihli 7176 sayılı Kanun ile 01.07.2020 tarihine, 18.06.2020 tarihli 7247 sayılı Kanun ile ticari amaçla makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlar, satışa arz edenler, bulunduran ve nakledenler bakımından 1.7.2020 tarihine, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar bakımından 1.7.2021 tarihine, 18.07.2021 tarihli 7333 sayılı Kanun ile ise 01.01.2022 tarihine ertelendiği ve nihayetinde 01.01.2022 tarihinde ise yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır. 10.12.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile getirilen ''21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin yirminci fıkrasında yer alan “Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumundan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlar ile ticari amaçla” ibaresi “Ticari amaçla” şeklinde değiştirilmiş, maddeye yirminci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.“(21) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.” şeklindeki düzenleme ile ise; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmek eylemi 5607 sayılı Kanun'un 3/20. maddesinde suç olarak düzenlenmeye devam edilmiş, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapma suçu ise yirminci fıkradan ayrılarak 5607 sayılı Kanun'un 3/21. maddesinde ihdas edilmiştir. Görüleceği üzere, kanun koyucu tarafından 4733 sayılı Kanunda düzenlenen kabahat eylemlerinde; a) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti, b) makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmek, c) ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak 3'lü bir ayrıma ve düzenlemeye yer verilmişken, daha evvel yalnızca kabahat olarak düzenlenen söz konusu eylemler 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yapılan değişikliklerle suç haline getirilirken a) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti, b) makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmek şeklinde ikili bir ayrıma gidilmiş, ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak açıkça bir düzenleme getirilmemiştir. Ticari amaçla mamul haline getirilmeyen sarmalık kıyılmış tütün ticaretini, makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satmak, satışa arz etmek, bulundurmak ve nakletmek eylemleri çerçevesinde değerlendirmenin mümkün olmadığı açık olmakla birlikte, Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin irdelenmesi gerekmektedir. Tütün ticareti kavramına 10.07.2010 tarihli Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte yer verilmiş olmakla birlikte, tütün ticareti ibaresinde belirtilen tütünün tanımı ile ilgili olarak mevzuatımızda bir düzenleme bulunmamaktadır. Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin amacı birinci maddesinde ''Bu Yönetmeliğin amacı; tütün üretimi, üretici tütünlerinin alım satımı, tütünlerin işlenmesi, depolanması, tütün işleme tesislerinin kurulması, tütün iç ve dış ticareti, denetimi ve üretici ile alıcının hak ve yükümlülükleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir. '' şeklinde belirtilmiştir. Tanımlar başlıklı 4/1. maddesinin (c) bendinde İşlenmemiş tütün: Üreticiler tarafından tarlaya dikilen, yetişerek olgunlaşan, daha sonra kırımı yapılarak değişik yöntemlerle kurutulan denklenmemiş veya kaba bir tasnife tabi tutularak çeşitli şekillerde denklenmiş tam ve yırtıklı tütün yapraklarını, (ç) bendinde İşlenmiş tütün: İşlenmemiş tütünlerin alıcılar tarafından, işleme tesislerinde çeşitli işlemlerden geçirilerek, belirli kriterlere göre yeniden tasnife tabi tutulması veya tütün bitkisinin herhangi bir bölümünün işleme tesislerinde tütün mamulü hammaddesi bir ürüne dönüştürülmesi sonucu elde edilen ambalajlanmış tütün yapraklarını, yaprak parçalarını ve diğer tütün mamulü hammaddelerini, ... ifade eder, şeklinde düzenlenmiştir, Yönetmeliğin tütün ticareti yetki belgesi başlıklı 26. maddesi "Tütün ticareti yapabilmek için Bakanlıktan uygunluk belgesini almış olmak şarttır. Uygunluk belgesi almak isteyen gerçek ve tüzel kişiler gerekli izin taleplerini içerir dilekçelerini, aşağıdaki bilgi ve belgeleri içeren bir takım dosya ile birlikte şahsen veya yetkili temsilcileri vasıtasıyla Bakanlığa iletirler...'', şeklinde, Tütün ticareti başlıklı 27. maddesi ise; (1) Üreticiden alınan tütünlerin tütün satış merkezlerine veya (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351) Bakanlığa tescili kaydıyla dahilde alınması, satılması ve nakledilmesi serbesttir. (2) Alıcılar, aralarında yaptıkları tütün alım ve satımlarını, şekli ve içeriği (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351) Bakanlık tarafından belirlenen Tütün Alım-Satım Bildirimine uygun olarak, fatura düzenleme tarihini takip eden beş iş günü içinde (Ek ibare:RG-29/11/2015-29547) faturanın bir sureti ile birlikte (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351) Bakanlığa bildirmek zorundadırlar. (3) (Değişik:RG-29/11/2015-29547) Alıcı, tütün stokları ile ihracat ve ithalat miktarlarını, şekli ve içeriği (Değişik ibare:RG-31/12/2020- 31351) Bakanlık tarafından belirlenen Tütün Mevcut Bildirimine uygun olarak, haziran ve aralık ayları sonu itibariyle takip eden ayın on beşinci günü mesai saati bitimine kadar (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351) Bakanlığa bildirmek zorundadır. (4) Tütün TicaretiYetki Belgesine sahip alıcılar ticaretinin yapılmaması kaydı ile menşe, nevi ve işleme partisi bazında, içim ekspertizi, numune, fiziksel ve kimyasalanalizler için, beş kilograma kadar kıyılmış, öğütülmüş, parçalanmış,ezilmiş tütün bulundurabilirler. (5) Yazılı sözleşme esasına göre tütün üretenler ile bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesi ikinci fıkrasına göre sözleşme dışı tütün üretim bildiriminde bulunarak tütün üretenlerden (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351)Bakanlığa bildirilip kayıt altına alınanlar, ticari amaç olmaksızın, kendi ürettiği yaprak tütünleri kullanarak (Değişik ibare:RG-31/12/2020-31351) şahsi tüketimi için elli kilogramı aşmayan sarmalık kıyılmış tütün elde edebilirler.'' şeklinde düzenlenmiş olup, bu düzenlemelerde Bakanlıktan uygunluk belgesi alınması ve Bakanlığa bildirimi gereken hususlar düzenlenmiştir. Bu yönetmelikte kıyılmış tütün ticareti değil de yaprak tütün ticareti düzenlenmektedir. ... Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığına göndermiş olduğu 22.02.2022 tarihli E- 13805938-641.99(M-TAPDK-2022-2) 428903 sayılı, görüş talebi konulu yazıda da yürürlükten kaldırılan 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (h) bendinin geçmişte tütün ticareti yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan yaprak tütün ticareti yapanlara uygulanan idari para cezalarına dayanak olduğu, kıyılmış tütün üretenler, satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak ise 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (o) bendinin uygulana geldiği, 01.01.2022 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun'un 3/20. maddesi ile; 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (h) bendinin kabahat olmaktan çıkarılıp suç olarak düzenlendiği belirtilmiştir. Bu açıklamalardan hareketle; 08.11.2017 tarihli 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 63. maddesi ile tütün ticaretine ilişkin kabahati düzenleyen 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (h) bendinin yürürlükten kaldırıldığı ve aynı Kanun'un 93. maddesi ile, 5607 sayılı Kanun'un mülga 3/21. maddesi ile yaprak tütüne ilişkin olarak yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticaretinin kabahat olmaktan çıkartılıp suç olarak düzenlendiği, ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satma, satışa arz etme, bulundurma ve nakletme eylemlerinin ise 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (ı) bendinde kabahat olarak korunmakla birlikte ayrıca suç olarak düzenlendiği, ticari amaçla yerli sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Kanun koyucu tarafından ticari amaçla yerli sarmalık kıyılmış tütün (mamül haline getirilmemiş) üretenler ile satan veya satışa arz edenlerle ilgili olarak suç düzenlemesi yapıldığından bahsedebilmek için, 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (o) bendi ya da benzer bir düzenlemenin madde metnine taşınmış olması gerekmektedir. 7061 sayılı Kanun'un 63. maddesinin gerekçesinde de bu konuda bir anlatıma yer verilmemiştir. Neticeten; ticari amaçla yerli sarmalık kıyılmış tütün (mamül haline getirilmemiş) üretmek, satmak veya satışa arz etmek eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (o) bendinde kabahat olarak var olmaya devam ettiği, suçun kanuniliği ilkesinden hareketle; suç olarak ihdas edilen ''Kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapmak'' şeklindeki eylemde, anlaşılması gerekenin yaprak tütün ticareti olduğu, ticari amaçla yerli sarmalık kıyılmış tütün (mamül haline getirilmemiş) üretmek, satmak veya satışa arz etmek eylemlerinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Somut olayda, atılı kaçakçılık suçunun yasal unsurları itibarıyla gerçekleşmediği, eylemin kanunda suç olarak düzenlenmediği, 4733 sayılı Kanun'un 8/5. maddesinin (o) bendi kapsamında kabahat teşkil ettiği anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (I) numaralı bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (II) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.