Başvuru, savunma tanıklarının dinlenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle tanık dinletme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, savunma tanıklarının dinlenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle tanık dinletme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Olayların geçtiği dönemde koronavirüs (COVID-19) salgını sebebiyle tüm lokanta ve restoranlar ile pastane ve benzeri işyerleri sadece paket servis, gel-al benzeri yöntemlerle müşterilerin oturmasına müsaade etmeden hizmet vermektedir. İzmir'deki Ç. isimli lokantanın sahibi; işletmesi hakkında asılsız beyanda ve ihbarda bulunulması nedeniyle polislerin sürekli olarak salgın tedbirine uygun hareket edilip edilmediğini kontrol etmek amacıyla işyerine geldiğini, vatandaşların polislerin ne için geldiğini bilmediğini, bu nedenle müşteri kaybına uğradığını belirterek ilgililer hakkında iftira suçu kapsamında 25/11/2020 tarihinde şikâyetçi olmuştur. Şikâyetin ekinde incelemeye gelen polis memurlarının düzenlediği 25/11/2020 tarihli tutanak yer almaktadır. 25/11/2020 tarihinde saat 00'da tutulan bu tutanakta, aynı gün saat 14'te anılan işyerine müşteri alındığına yönelik bir ihbar geldiği, yapılan kontrolde lokantanın arka bahçesine müşterilerin alındığına yönelik ihbarın asılsız olduğu, masa ve sandalyelerin toplu ve üzerilerinin branda ile örtülü olduğu tespit edilmiştir. Aynı tutanakta 23/11/2020 tarihinde de aynı yönde bir ihbar alındığı, yapılan kontrolde yine benzer bir durumun tespit edildiği ve böylelikle "söz konusu iki ihbarın asılsız olduğu ve görevlileri boşu boşuna oyaladığı" belirtilmiştir. Lokanta sahibi 30/12/2020 tarihinde yine müracaatta bulunarak söz konusu asılsız ihbarların devam ettiğini, bu sürede on beş yirmi kez polisin, bekçinin ve diğer devlet kurumlarından kişilerin geldiğini ifade etmiştir. Ayrıca Alo Gıda hattına 25/11/2020 tarihinde yapılan ihbar üzerine İlçe Tarım Orman Müdürlüğüne bağlı ekiplerin 7/12/2020 tarihinde yaptığı inceleme sonucunda işletmenin teknik ve hijyen şartlarını sağladığına, ibraz edilen belgelere göre sakatatların Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına kayıtlı firmalardan alındığına, çalışanların maske taktığına ve sigara içmediklerine yönelik tutanak tutulduğunu da belirtmiştir. Yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda ihbarlarda bulunan kişinin başvurucu olduğu anlaşılmıştır. Başvurucunun ifadesi şüpheli sıfatıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29/6/2021 tarihinde alınmıştır. Bu kapsamda işletmenin bir üst katında ikamet ettiğini, emekli gazeteci olması nedeniyle halkın sağlığıyla ilgili konulara duyarlı olduğunu, lokantanın arka bahçesinden tabak sesleri ile birden fazla insanın konuşmalarını duyduğunu ve lokanta sahibinin içeriye müşteri aldığını anladığını belirtmiştir. Ayrıca söz konusu lokantanın önüne, üzerinde hayvan kafası resmi olan kapalı bir ticari araç geldiğini ve araçtaki şahsın yaptığı "Ölmüş kesimlerden verdim, faturayı ona göre ayarlayın." diyerek bir telefon görüşmesi yaptığını ifade etmiştir. Bunun üzerine de Alo Gıda hattını aradığını ve durumu bildirdiğini, olayın hemen akabinde gelmedikleri için görevlilerin bu durumu tespit edemediklerini ileri sürmüştür. Başvurucu hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlenerek başvurucunun zincirleme biçimde iftira suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılması talep edilmiştir. İzmir Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen davadaki ilk celseye sadece müşteki olan lokanta sahibi gelmiş ve bu kapsamda şikâyetlerini tekrarlayarak davaya katılma talebinde bulunmuştur. Duruşma sonunda müştekinin davaya katılması kabul edilmiş ve başvurucunun zorla getirilmesine karar verilmiştir. Ayrıca katılanın duruşmadaki ifadeleri dikkate alınarak celse arasında ismini belirteceği tanığın dinlenilmesi talebi de kabul edilmiştir. İkinci celseye başvurucu, müdafii ile katılmıştır. Başvurucunun savunması alınmış; başvurucu, daha önce verdiği ifadesine benzer şekilde beyanda bulunmuştur. Başvurucunun savunması alındıktan sonra katılanın ismini belirttiği tanık aynı celsede dinlenilmiştir. İşletmenin olduğu mahallede oturan söz konusu tanık; başvurucunun ilgili mercilere gıda ile ilgili hep şikâyette bulunduğunu, zabıtaların geldiğini gördüğünü, bir kez de katılanın ağladığını duyduğunu, meselenin ne olduğunu katılana sorduğunda ise üst kattaki kişiyle münakaşa yaşadığını söylediğini belirtmiştir. Başvurucu, söz konusu tanığın olaylara vâkıf olmadığını belirtmiştir. Celse sırasında başvurucuya ve müdafiye kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin olup olmadığı sorulmuştur. Talebin olmadığını nazara alarak Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sunmuştur. Başvurucu müdafiinin süre talebi üzerine mütalaaya karşı beyanlarını sunması için duruşma ertelenmiştir. Başvurucu, duruşma öncesi mütalaaya karşı yazılı olarak beyanda bulunurken iki tanığın da dinlenilmesini istemiş ve söz konusu tanıkların "pandemi döneminde ilgili işletmede müşteri olarak yemek yediklerini" ileri sürmüştür. Son celsede başvurucu, iki tanığın duruşma salonu dışında beklediklerini de ifade ederek tanıklarının dinlenilmesini bu sefer sözlü olarak talep etmiştir. Mahkeme, dosyanın geldiği aşama nedeniyle başvurucunun talebinin reddine dair ara kararı vermiştir. Duruşma sonunda başvurucunun zincirleme suretle iftira suçunu işlediği kanaatiyle netice itibarıyla 1 yıl 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir. Gerekçeli kararda öncelikle katılanın aşamalardaki beyanlarının istikrarlı olduğu hususuna ve tanık olarak dinlenilen kişinin ifadelerine değinilmiştir. Ayrıca iftira suçunun maddi ve manevi unsurları hatırlatılmış, işletmenin nizama uygun olduğunu başvurucunun bilmesine rağmen idari bir soruşturma başlatma gayesi ile çeşitli kez asılsız isnatlarda bulunduğu yorumu yapılmıştır. Bu kapsamda katılanın işyerinde farklı usulsüzlük iddialarına ilişkin yapılan denetimlerde herhangi bir usulsüz duruma rastlanmadığına, bu durumun gerek İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkililerinin gerek kolluk görevlilerinin inceleme ile denetimlerinden anlaşıldığına yer verilmiştir. Başvurucunun istinaf istemi üzerine dosya üzerinden değerlendirme yapılmış, dava konusu fiili başvurucunun işlediğinin kabulünde isabetsizlik olmadığı, sabit görülen fiilin doğru vasıflandırıldığı ifade edilmiştir. Ancak olay tarihi olan 25/11/2020'de saat 50'de Tarım ve Orman Bakanlığına ait 174 Alo Gıda hattına ve aynı gün saat 14'te Buca Emniyet Müdürlüğü haber merkezine ihbarlarda bulunduğu, ihbar saatlerinin çok yakın olması nedeniyle tek bir iftira suçunun oluşacağının gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunduğu ve bu hukuka aykırılığın düzeltilmesinin de yeniden duruşma yapılmasını gerektiren nitelikte olmadığı gerekçesiyle başvurucu hakkında tesis edilen kısa süreli hapis cezasının takdiren 000 TL adli para cezasına çevrildiği anlaşılmıştır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 1/11/2022 tarihli kesin nitelikteki kararı ile iftira suçuna yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 1/11/2022 tarihinde öğrendikten sonra 1/12/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon; adil yargılanma hakkı kapsamında tanık dinletme hakkı dışında başvurucunun ileri sürdüğü şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.