T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1308 Esas KARAR NO: 2026/654 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2020/706 Esas- 2023/231 Karar TARİH: 15/03/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1308 Esas KARAR NO: 2026/654 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2020/706 Esas- 2023/231 Karar TARİH: 15/03/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı şirkete takip dosyasında numaraları belirtilen faturalar ile satışı yapılan malların toplam bedelinden ödenmeyen bakiye/cari alacak için İstanbul ........İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, icra takibinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, bunun üzerine taraflarınca ticari satımdan kaynaklı dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ve davalı taraf ile anlaşılamadığını, icra takibine konu borcun davalı şirketin müvekkili şirketten satın aldığı ve faturalara dayanan toplam alacağın ödenmeyen/bakiye kısmına ilişkin olduğunu, müvekkilinin satışını yaptığı tüm malları davalı tarafa eksiksiz teslim ettiğini ancak davalının kötü niyetli olarak müvekkiline olan borcunu kapatmak için bir kısmı hayali, gerçek dışı, faturalar, reklamasyon faturaları kestiğini, müvekkilinin bu faturaları davalı tarafa iade ettiğini, hiç bir surette kabul etmediğini beyanla davalının İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli borca itirazlarının iptaline, takibin devamı ve takip konusu asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere müvekkiline icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından haksız ve mesnetsiz alacak talebine dayalı olarak İstanbul ....İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyası ile yapılan icra takibine yönelik olarak haklı itirazıları üzerine dava konusu edilen itirazın iptali talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafından .......İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında alacak konusu yapılan ............ no`lu faturalara yönelik olarak müvekkili firma tarafından elektronik fatura olarak komisyon, gecikmeden kaynaklı ceza veya iade faturası adı altında fatura kesilerek gönderildiğini, davacı firmanın da bu faturaları kabul ederek ticari defterlerine işlediğini, ayrıca icra takibi konusu yapılan faturalara yönelik bir kısım ödemenin de yine banka üzerinden yapıldığını, davacı firma ile müvekkili firma arasındaki 01.04.2018 tarihli komisyon sözleşmesinde de görüldüğü üzere, müvekkili firmanın davacı firma tarafından gönderilen ürünleri yurt dışına komisyon bedeli karşılığı ihraç eden mümessillik firması olduğunu, bu nedenle müvekkili firmanın mümessillik hizmeti nedeni ile davacı firmaya ihraç edilen ürünlere yönelik olarak komisyon faturası kestiğini ve cari hesap ekstresinde fatura bedellerinden mahsup edildiğini, davacının icra takibi konusu yapmış olduğu faturalara yönelik olarak müvekkili firma tarafından bankalar üzerinden yapılan ödemeleri ve bu faturalara konu ürünlerin müvekkili firma tarafından ihraç edilmesi nedeni ile müvekkili firma tarafından kesilen komisyon bedelini içeren faturaları ve bu nedenle cari hesapta yapılan mahsuplaşma işlemini görmezden gelerek haksız ve mesnetsiz şekilde alacak talebinde bulunduğunu, dava konusu olan faturaların 2019 yılının Eylül ve Ekim ayına ait faturalar olduğunu, bu faturalara yönelik olarak müvekkili firma tarafından 2019 yılının Aralık ve 2020 yılının Şubat aylarında komisyon faturası kesildiğini, ayrıca bankalar üzerinden yine davacı firma tarafından icra takibi konusu yapılan faturalara yönelik ödemeler yapıldığını, davacı firmaya gönderilen faturalar mahsup edildikten sonra herhangi bir alacağın kalmadığını, buna rağmen hakkaniyete ve muhasebe kayıtlarına aykırı şekilde davacı vekili tarafından haksız icra takibine yönelik itirazıların iptali talebinde bulunulduğunu beyanla davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik olduğu, taraflar arasında 01.04.2018 tarihli "sözleşme" başlıklı komisyon sözleşmesinin düzenlendiği, dosya kapsamına göre uyuşmazlığın esas olarak, davalının reklamasyon faturalarına dayalı yaptığı kesintilerde sözleşmeye göre haklı olup olmadığı ve davacının alacağının TL cinsinden değil döviz cinsinden (56.689,62 İngiliz Sterlini) olup olmadığı noktalarında toplandığı, davacı tarafından davalıya kesilen dava konusu faturaların 76.867,98 İngiliz Sterlini olmak üzere toplam 553.610,36 TL olduğu, bilirkişi heyetinden 23.06.2021 tarihli kök ve 16.01.2022, 14.08.2022 ve 08.01.2023 tarihli ek bilirkişi raporlarının alındığı, alınan raporların denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli görüldüğü, taraflar arasındaki 01.04.2018 tarihli sözleşmede, davalının, davacının mallarının yurt dışına satışını üstlendiği, bu hizmetine karşılık faturalardan %5 komisyon alacağının belirtildiği, sözleşmede reklamasyon faturaları kesilmesine ilişkin bir bilgi bulunmadığı, davacı tarafın, kendilerine gönderilen reklamasyon faturalarını kabul etmeyip iade ettiği, faturaların geç yüklemeden dolayı reklamasyona ilişkin olduğu ancak geç yüklemeye ilişkin zaman ve yer belirtilmediği, fatura içeriğinin izah edilemediği, ayrıca davalının anılan reklamasyon miktarı oranında zarara uğranıldığını gösteren belgelerin dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla davalı tarafından dayanak reklamasyon fatura içeriklerinin kanıtlanamadığı; Dosyaya sunulan 08.01.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda, davacının alacağının GBP olarak hesaplanması durumunda; davacının ödenmeyen faturalar olarak dava konusu ettiği 553.610,36 TL tutarındaki alacağının GBP (İng. Sterlini) olarak karşılığının 76.867,98 GBP olduğu, davalı tarafa ait, davacının cari hesap ekstresinden alınan banka ödemeleri toplamı olan 385.277.21 TL tutarındaki yapılan ödemelerin GBP (İng. Sterlini) olarak karşılığının 53.383.90 GBP olduğu, davalı tarafça, davacıya kesilen komisyon faturalarının toplamı olan 65.635,97 TL tutarındaki kesilen faturaların GBP (İng. Sterlini) olarak karşılığı 8.591.55 GBP olduğu, davalı tarafça, davacıya kesilen reklamasyon faturalarının toplamı olan 145.374,71 TL tutarındaki kesilen faturaların GBP (İng. Sterlini) olarak karşılığının 19.582,87 GBP olduğu, tarafların alacak/borç durumlarına ait hesaplamalar yönünden; reklamasyon faturaları dahil olarak, davacının alacağının değil, aksine borcunun çıktığı, diğer bir ifadeyle davalının borcu olmadığı sonucuna varıldığı, reklamasyon faturaları hariç olarak, davacının davalıdan 36.137,50 GBP veya bunun TL karşılığı olan: 340.024,37 TL alacağının olduğu, halihazırda davalı tarafından ödenmediği varsayılan dövize çevrili bu rakamın ise, ödemenin yapıldığı tarihteki GBP döviz kuru esas alınarak ödemesinin yapılması gerektiği, taraflar arasında ihtilafa konu olan reklamasyon faturaları yönünden, davalı tarafından, davacı tarafa gönderilen reklamasyon faturalarının davacının bu faturaları kabul etmeyip davalıya iadesiyle ilgili, davalı vekilinin mahkemeden taraflar arasındaki mail yazışmalarının tekrar incelenmesi talebi üzerine, taraflar arasında gerçekleşen reklamasyon konusundaki / mail yazışmalarının yeniden incelendiği, 06.11.2019 ve 27.12.2019 tarihlerinde taraflar arasında gerçekleşen mail yazışmalarının özet olarak, teslimin gecikmesine bağlı gecikmeden kaynaklanan ve uçakla yapılan navlun bedellerinin yüksekliğinden kaynaklandığı, kendilerine bu yolla yansıtılan rakamların yüksek olduğu ve ödemelerinin mümkün olmadığı, ayrıca gümrük giderleriyle noter masraflarının tamamının da kendilerine yükletildiği şeklinde reklamasyon faturalarına itirazlarının bulunduğuna yönelik tespitlerin yapıldığı; Sonuç olarak davalı tarafça kesilen reklamasyon faturalarının içeriklerinin davalı tarafça kanıtlanamadığı, taraflar arasında yapılan ödemelerin döviz üzerinden ödeme günündeki TL üzerinden gerçekleştirildiği ve davacının alacağını döviz olarak talepte haklı olduğu, 08.01.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, buna göre davacının talepte haklı olduğu kısmın 36.137,50 GBP olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olmadığından bahisle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; Yerel mahkemece verilen kararın hatalı hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayandığından eksik ve hatalı olduğu, müvekkilinin alacağının 56.689,62 GBP olduğu, davalı borçlunun ödemelerinin birebir fatura bazlı olmadığı, fatura bedeline göre eksik veya fazla ödeme yapılmış olabileceği, bilirkişi raporunda önceki bakiye ve takip konusu faturalar dışındaki faturalara ilişkin ödemeler ayrıştırılmadığından karışıklık oluştuğu, müvekkilinin düzenlendiği takip konusu fatura toplamının 89.607,07 GBP olduğu, bu faturalardan yalnızca takip konusu faturalar için yapılan 29.950,17 GBP'nin mahsup edilmesi gerekirken hatalı şekilde tüm ödemelerin mahsup edildiği ve bu şekilde hatalı hesaplama içeren rapor hükme esas alınarak verilen kararın da hatalı olduğuna ilişkindir. Davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri; İlk derece mahkemesi tarafından kök bilirkişi raporuna dayanılarak kısmen kabul karar verildiği ancak ek bilirkişi raporunda mahkemenin dayandığı gerekçelerin değiştiği, buna rağmen mahkemenin müvekkili tarafından kesilen reklamasyon faturalarını kabul etmeyerek müvekkilini hakkaniyete aykırı şekilde borçlu çıkarttığı, davacı yüzünden müvekkilinin ciddi zararlara uğradığı, ürünler devamlı olarak geç teslim edildiğinden müvekkilinin bu ürünleri yetiştirmek için kara yolu yerine uçak yoluyla gönderdiği, davacının nakliye bedellerindeki artışı dahi üstlenmek istemediği, sözleşmeye aykırı davranan davacının haksız alacak talep etmesinin hakkaniyete aykırı ve kötü niyetli bir talep olduğu, davacı tarafından icra takibinin ''TL'' üzerinden başlatıldığı ancak işbu davada ''sterlin'' üzerinden alacak talebinde bulunulmasının usule aykırı olduğu, müvekkilinin banka üzerinden yapmış olduğu ödemelerin dahi davacı tarafından inkar edildiği, ödemiş olduğu dekontların dava dosyasına sunulduğu, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığı ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturadan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Dosya kapsamının incelenmesi ile; davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile; ...nolu faturalardan kalan 56.689,62 GBP (İngiliz Sterlini) alacağın tahsil tarihindeki kur üzerinden tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı adına komisyon faturaları, gecikmeden kaynaklı ceza veya iade faturaları düzenlendiğini ve davacıya banka kanalı ile ödeme yapıldığını, bu faturaların ve ödemelerin cari hesaptan düşülmesi ile davacının herhangi bir alacağının kalmadığını savunduğu, Mahkemece tarafların ticari defterleri ile sunulan deliller üzerinde biri kök ve üçü ek rapor olmak üzere dört ayrı rapor alındığı, söz konusu raporlarda tarafların 2019-2020 yılları arasındaki ticari ilişkisinin incelendiği ve son ek raporda davalının düzenlemiş olduğu reklamasyon faturalarının kabul edilmemesi halinde davacının 36.137,50 GBP tutarında alacaklı, davalının düzenlemiş olduğu reklamasyon faturalarının kabul edilmesi halinde ise alacaklı olmadığının tespit edildiği, taraf vekillerince bu rapora da itiraz edildiği ancak Mahkemece son ek rapor hükme esas alınarak karar verildiği, davacının alacağının daha fazla olduğundan, davalının ise davacının alacağının olmadığı, reklamasyon faturaların kabul edilmesi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunda bulundukları, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olduğundan doğru bir şekilde, davacının alacağının tespiti yönünden yalnızca takip konusu edilen faturaların nazara alındığı ve davacı tarafından davalı adına düzenlenen takip konusu faturaların toplamının 76.867,98 GBP olarak tespit edildiği, her ne kadar davacı vekilince gerek rapora itiraz dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde, fatura toplamı bilirkişi raporundan farklı şekilde 89.607,70 GBP olarak beyan edilmiş ise de bu toplama, takip konusu edilen ......nolu ve 2.256,66 GBP tutarlı fatura yerine takip konusu edilmeyen 423538 nolu ve 14.995,75 GBP tutarlı faturanın dahil edildiği, bu nedenle en baştan davacı vekilinin toplam fatura bedelini fazla hesapladığı, öte yandan bilirkişi raporunda, alacağın tespitinde olduğu gibi, takibin faturaya dayalı olarak başlatılmış olması nazara alınarak yalnızca takip konusu faturalara istinaden yapılan ödemelerin alacaktan mahsup edilmesi gerekirken, cari hesap alacağına ve başkaca faturalara istinaden yapılan tüm ödemelerin takip konusu fatura alacaklarından mahsup edildiği, yapılan bu işlemin hatalı olduğu, davalı tarafça dosyaya sunulan ödeme dekontlarından; 15/11/2019 tarihinde-...... nolu faturaya istinaden 24.041,97 TL (ödeme tarihindeki GBP kuru 7.4378 TL olup ödeme 3.232,40 GBP olarak hesaplanmıştır.), 20/12/2019 tarihinde-........, ...... ve ...... nolu faturalara istinaden 76.133,25 TL (ödeme tarihindeki GBP kuru 7.7419 olup ödeme 9.833,92 GBP olarak hesaplanmıştır) ve 10/01/2020 tarihinde-423535 nolu faturaya istinaden 54.064,50 TL (ödeme tarihindeki GBP kuru 7.7110 olup ödeme 7.011,35 GBP olarak hesaplanmıştır) ödeme yapıldığı, buna göre davalı tarafın takip konusu faturalara istinaden yaptığı ödemelerin karşılığının 20.077,67 GBP olduğu, davacı vekili rapora itiraz ve istinaf dilekçesinde takip konusu olmayan faturayı hesaplamaya dahil ettiği gibi, bu faturaya istinaden yapılan ödemeyi de hatalı olarak hesaplamaya dahil ettiği, yine davacı vekilinin hesaplamasında hangi kurun dikkate alındığı gösterilmediğinden Dairemizce denetlenemediği, buna göre davacının, davalının kabulünde olan ve takip konusu ettiği fatura toplamından, davalının, davacının da kabulünde olan ödemelerinin mahsubu neticesinde kalan alacağının 56.790,31 GBP olarak hesaplandığı, ancak davalı tarafça savunması kapsamında dosyaya davacı adına düzenlenmiş toplam 25 adet fatura sunulduğu, bu faturalardan komisyon alacağı açıklaması ile düzenlenen; sonu ........ ile biten 191.67 GBP, sonu ....... ile biten 857,08 GBP, sonu ....... ile biten 1.221.04 GBP, sonu ....... ile biten 462,17 GBP, sonu ...... ile biten 104,48 GBP ve sonu ........ ile biten 227,70 GBP tutarlı faturaların tamamının takip konusu faturalara istinaden düzenlendikleri, davalı tarafça sunulan taraflar arasındaki sözleşmede, davalının her bir fatura için %5 komisyon alacağının kabul edildiği ve bu faturaların tamamının davacının sunduğu muavin hesap dökümünde yer aldığı, yani bu faturaların davacı tarafından kabul edilerek defterlerine işlendiği, dolayısıyla bilirkişi raporunda bu faturaların toplamının da alacaktan mahsup edilmesi gerekirken, bu şekilde bir inceleme ve mahsup işleminin yapılmadığı, toplam komisyon alacağı olan 3.064,14 GBP'nin 56.790,31 GBP alacaktan mahsup edilmesi neticesinde davacının kalan alacağının 53.726,17 GBP olduğu, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde, davacı adına ayrıca gecikmeden kaynaklı reklamasyon ve ceza açıklamalı faturalar da düzenlendiğini ve alacaktan bu faturaların da mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş ise de, dosyaya sunduğu 25 adet faturanın içerisinde komisyon alacakları dışında, takip konusu faturalara istinaden düzenlenen 5 adet reklamasyon faturası olduğu, bu faturaların doğrudan takip konusu faturaların numaraları yazılmak suretiyle düzenlendiği, kalan 14 adet faturanın ise navlun vb açıklamalar ile düzenlendiği, bu faturalarda takip konusu faturalara dair bir açıklamanın yer almadığı, dolayısıyla davacının sunduğu muavin hesap kaydında kayıtlı oldukları tespit edilmekle birlikte, takip konusu faturalara istinaden düzenlendikleri ispat edilemediğinden 14 adet fatura tutarının alacaktan mahsup edilemeyeceği, son olarak 5 adet reklamasyon faturasının ise davacı tarafından defterlerine işlenmediği ve Noter ihtarnamesi ile davalıya iade edildiği, davalının söz konusu faturaların dayanağı olarak herhangi bir delil sunmadığı, bu sebeple toplam tutarı 14.681,82 GBP olan reklemasyon faturasının alacaktan mahsup edilemeyeceği, davacının faturalarını GBP üzerinden düzenlemesi ve davalının da komisyon alacağı faturalarını aynı şekilde GBP üzerinden düzenlenmesi karşısında, ticari ilişkinin GBP yani İngiliz Sterlini üzerinden yürütüldüğünün sabit olduğu, davacının takip talebinde alacağının tahsil tarihindeki kur üzerinden GBP olarak tahsilini talep etmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı ve sonuç olarak Mahkemece, davacının takip tarihindeki alacağının 53.726,17 GBP olduğunun tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı tespitler içeren raporun hükme esas alınması ile 36.137,50 GBP alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmış, bu itibarla davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı, davalı vekilinin istinaf başvurusu ise haksız bulunmuş, her ne kadar alacak her iki taraf için de likit ve itiraz haksız olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi ve yine reddolunan kısım yönünden cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talep edilmişse de davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul Anadolu ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....../03/2023 tarihli, 2020/..... Esas ve 2023/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 53.726,17 GBP yönünden iptali ile takibin, alacağa talep edilen avans faiz oranından yüksek olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının GBP yabancı parayla açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Asıl alacak likit olmadığından şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, -Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu ve tarifesi uyarınca alınması gereken 35.897,34 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 9.546,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 26.350,74 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı ve 9.546,60 TL peşin harç toplamı 9.601,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 500,00 TL tebligat/ posta gideri ile 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere; toplam 3.500,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre 3.325,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen 84.081,03 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 28.986,10 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 11-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 12-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 35.897,34 TL harçtan davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 5.806,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.090,59 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 13-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 14-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 15-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.