11. Hukuk Dairesi 2024/113 E. , 2024/8391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1722 Esas, 2023/1369 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/25 E., 2021/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar
**11. Hukuk Dairesi 2024/113 E. , 2024/8391 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1722 Esas, 2023/1369 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/25 E., 2021/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 30.04.2019 tarihinde "..." ibaresinin marka olarak tescili istemiyle davalı kuruma başvuruda bulunduğu, tescil kapsamında 43 üncü sınıftaki bir kısım emtiaların yer aldığı, başvurunun Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, ilana davacının 2013/23294, 2007/27054, 2003/28613, 178193, 85204 sayılı "...", "... gold", "...", "... ...", "..." ibareli markaları ile benzerlik arz ettiğinden ve tanınmışlık iddiasıyla itirazda bulunduğu ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının aynı veya benzer mal ve hizmet sınıfında olduğunu, gıda ürünlerinin niteliği bakımından değeri düşük, fazla zaman ayırmadan anlık kararla alınabilen, küçük yaştaki çocuklara hitap eden mallar olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin "..." markasının bölünmesiyle oluşturulduğunu, davalı markası "cream & chocco" nun "krem" ve "çoko" ibarelerinden oluştuğunu, müvekkilinin "..." markasıyla dava konusu markanın aynı veya en azından benzer olduğunu, müvekkilinin "..." markasını taşıyan ürünlerin, özellikle çikolata ürünlerinin, geniş bir coğrafyada sektör farkı olmaksızın küçük büyük herkese hitap ettiğini, tanınmış markanın ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun söylenemeyeceğini, "..." markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi gözetildiğinde, davalının "cream & chocco" ibareli markasının tesciline izin verilmesi halinde, davalının müvekkiline ait "..." markasının imajını haksız olarak kendisine transfer edeceğini, haksız olarak yarar sağlayacağını, müvekkilinin marka imajına zarar vereceğini, ayırt ediciliğini zayıflatacağını, müvekkilinin markasını bilmemesi mümkün olmayan davalının "..." ibaresini anımsatan, anlatan markayı tescil ettirmek istemesinin davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek 2020-M-9585 sayılı kararının iptaline ve 2019/43081 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmi olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait "..." ibaresini taşıyan markaların ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, "çoko" ibaresinin "çikolata" ibaresinin kısaltması olduğunu, bir bütün olarak davacı markasına bakıldığında "krem/sürülebilir çikolata" gibi bir anlamı bulunduğunu, davacı ve davalı markasında yer alan "krem/krema" ve "çikolata" kelimelerine karşılık gelen ibarelerin gıda sektöründe bulunan herkes tarafından kullanılabilecek son derece zayıf ibareler olduğunu, davalının "cream" ve "chocco" ibarelerini İngilizce ifade ediliş biçimleriyle başta "cream" kelimesi ve sonra "chocco" gelmek üzere, farklı bir yazım stili ve farklı şekil ve renk unsurları ile birlikte bambaşka bir kompozisyon ve içerikte kullandığını, markalar benzer görülmediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen koşulların da gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, davacı vekilinin davalıya ait başvurunun 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası anlamında kötü niyetli bir başvuru olduğu yönündeki iddialarının da hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının "..." ibareli markalarının "çoko" ve "krem" ibaresinin birleştirilmesinden meydana geldiğini, "çoko" ibaresinin "çikolata" ibaresinin kısaltması olduğunu, "krem" ibaresinin de sürülebilir bir şeyi ifade ettiğini, bu ibarelerin gıda sektöründe bulunan herkes tarafından kullanılabilecek son derece zayıf ibareler olduğunu, müvekkilinin başvurusunun ise, yeşil renkli bir çerçeve içinde kırmızı renkli "cream" ibaresi ile "chocco" ibaresinin arasına sarı renkte "&" işareti koymak suretiyle alt alta yazılmasından oluşturulduğunu, bu nedenle davacının markası ile müvekkilinin markasının başlangıcı, yazılışı, ihtiva ettikleri farklı renk, şekil ve kelime unsurlarının markaları birbirinden uzaklaştırdığını ve karıştırılma olasılığını ortadan kaldırdığını, markaların bütünsel algılamada da benzerlik taşımadığını, müvekkilinin başvurusu ile davacı markası arasında ihtiva ettikleri mal/hizmet bakımından da ayniyet/benzerlik bulunmadığını, davacı vekilinin müvekkilinin başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğu yönündeki iddiasının da hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, kapsamında 43 üncü sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." hizmetlerinin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise 2013/23294, 2007/27054, 2003/28613, 178193, 85204 sayılı "...", "... gold ", "...", "... ...", "..." ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 29, 30 uncu sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, davacıya ait "..." ibareli markaların tescil kapsamında bulunan 30 uncu sınıfa dahil mallar ile davalıya ait "cream & chocco" ibareli markanın tescil kapsamında bulunan 43 üncü sınıfa dahil, "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri." hizmetlerinin benzer ve ilişkili olduğu, başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "...", "... gold", "...", "... ...", "..." ibarelerinden oluştuğu, davacıya ait "..." ibareli markada bulunan "çoko" ve "krem" ibarelerinin, doğrudan Türkçe'deki karşılığının (cream/krem) veya aynı/benzer çağrışımlara yol açan türevinin (chocco/çoko), yerleri değiştirilmiş olarak davalıya ait "..." ibareli başvuruda bulunduğu,bu haliyle markalar arasında belirli düzeyde benzerlik bulunduğu, davacıya ait "..." ibareli markaların yaygın kullanımı, ilgili sektördeki pazar payı ve geniş dağıtım ağı dikkate alındığında gıda sektöründe tanınmış markalardan olduğu, bu tanınmışlığın davalı Kurum nezdinde de halihazırda kabul gördüğü, bu nedenle davacıya ait "..." ibareli markaların tanınmışlıktan kaynaklı olarak artırılmış ayırt edici güce sahip olduğu, markanın ayırt edici gücü arttıkça, karıştırılma ihtimalinin o derece artacağı, dava konusu "cream & chocco" ibareli marka ile davacıya ait 2013 23294, 2007 27054, 2003 28613, 178193, 85204 sayılı "...", "... gold", "...", "... ...", "..." ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği, davacıya ait "..." ibareli markaların tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğu ve söz konusu markanın tanınmış marka olduğu, somut olay bakımından, dava konusu "cream & chocco" ibareli markanın tescil edilmesi halinde davacıya ait "..." ibareli markaların tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağına, markanın ayırt edici karakterinin zedeleneceğine ve itibarının zarar göreceğine ilişkin olarak yeterli kanaate ulaşılamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2020-M-9585 sayılı kararının 43 üncü sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri." yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin 43 üncü sınıftaki "..." ibareli başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında dava konusu başvurunun kapsamındaki 43 üncü sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri." yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu markanın yukarıda belirtilen mal/hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içerisinde davalının "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde bunun davacının "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas-benzerlik- karıştırılma ihtimali koşulunun oluştuğu, davalının başvurusunun kapsamında yer alan 43/3 “Gündüz bakım (kreş) hizmetleri” ile 43/4 “Hayvanlar için geçici barınma sağlama hizmetlerinin” ise davacı markaları ile çok farklı sınıflar olduğu, bu hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının davacı yararına oluşmadığı, zira davalı başvurusunun davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığı, davalının başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Kurum ve davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait 2013/23294, 2007/27054, 2003/28613, 178193, 85204 sayılı "...", "... gold", "...", "... ...", "..." ibareli markanın, davalı şirketin 2019/43081 sayılı "..." ibareli başvurusu yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci hükümleri çerçevesinde tescil engeli olup olmadığı ve sonucuna göre 2020-M-9585 sayılı YİDK kararının hukuka uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dava, YİDK marka kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 27.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.