1. Hukuk Dairesi 2007/8397 E. , 2007/10044 K. "" MAHKEMESİ : KAYSERİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları M. L.’nun aralarında yaş farkı bulunan davalı ile evlendiğini, amacın evlilik değil yaşlı murisin bakım ve gözetimini sağlamak olduğunu, murisin maliki olduğu 809 ada 1687 parsel sayılı taşınmazdaki 8 no’lu meskeni intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini davalıya satış göstererek gerçekte öl…
**1. Hukuk Dairesi 2007/8397 E. , 2007/10044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KAYSERİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları M. L.’nun aralarında yaş farkı bulunan davalı ile evlendiğini, amacın evlilik değil yaşlı murisin bakım ve gözetimini sağlamak olduğunu, murisin maliki olduğu 809 ada 1687 parsel sayılı taşınmazdaki 8 no’lu meskeni intifa hakkını üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini davalıya satış göstererek gerçekte ölünceye kadar bakım akdi şeklinde devrettiğini, evlendikten sonra davalının kötü davranması nedeniyle murisin açtığı boşanma davasının kabulle sonuçlandığını, davalının bakım ve gözetim görevini yerine getirmediğini, murisin muvazaa sebebiyle açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedildiğini ileri sürüp tapu kaydının iptali ile mirasçılık belgesine göre adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı, konusu, tarafları ve sebebi aynı olan M. L. ile aralarında görülen tapu iptal ve tescil davasının reddedilerek kesinleştiğini bildirip davanın kesin hüküm nedeniyle reddini savunmuştur. Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedilerek gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere; maddi anlamda kesin hüküm, yargısal (kazai) kararlara tanınan yasal gerçeklik (hakikat) vasfıdır.Bu vasıf yargısal (kazai) kararların gerçeğe (hakikata) uygun olarak verildiğinin kabul edilmesini zorunlu kılar.Kesin hüküm kuralı, haklı ve adil kararların korunması yanında, kişiler arasındaki çekişmelerin sonsuza dek davam etmesini önlemek, toplumun istikrar ve düzenini sağlamak, hukukun ve yargının güvenirliğini korumak amacıylada kabul edilmiştir. Bütün yasal yollar kapandıktan ve verilen hüküm kesinleştikten sonra, aynı davanın tekrar yargı önüne getirilmesi, toplumda sonu gelmeyen çekişmelere, huzursuzluklara, istikrarsızlıklara, kazanılmış hakların her zaman ortadan kaldırılabileceği endişesine neden olur.Çelişkili kararların çıkmasına sebebiyet verir.Bu itibarla, tarafları,mevzuu ve sebebi aynı olan Devletin iştiraki, hakimin tarafsız araştırması ve iradesi ile kurulan, tüm yasal yollardan geçmek suretiyle; diğer bir anlatımla şekli yönüylede kesinleşen önceki hükmün korunmasında kamunun büyük yararı bulunmaktadır. Hukukumuzda kamu düzeninden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237.maddesinde düzenlenen kesin hüküm tarafların anlaşmaları ile ortadan kaldırılamadığı gibi, mahkemece kendiliğinden (resen) gözönünde tutulur. Düzenlediği hak ve çıkar ilişkileri yönünden yasal gerçeklik (hakikat) sayıldığından taraflarını bağlar.