11. Hukuk Dairesi 2021/1137 E. , 2022/5091 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.10.2017 tarih ve 2014/1425 E- 2017/1016 K. sayılı kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.12.2020 tarih ve 2017/6884 E- 2020/2121 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incele…
**11. Hukuk Dairesi 2021/1137 E. , 2022/5091 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.10.2017 tarih ve 2014/1425 E- 2017/1016 K. sayılı kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.12.2020 tarih ve 2017/6884 E- 2020/2121 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl davada, davacının, davalı şirketin % 35 hisse oranında ortağı olduğunu, şirket ortaklığından kendi isteği üzerine ayrıldığını, ancak devir bedeli hesaplanırken şirket değerinin 4.000.000.- TL olarak alındığını, halbuki haricen yaptıkları araştırmaya göre şirket değerinin 8.000.000.- TL olduğunu, ayrıca kâr payının da şimdiye kadar kendisine ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000.- TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 19/08/2016 tarihli ıslahla dava değerini 369.201,68 TL'sına artırarak bu miktarın 03/10/2013 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasında 10/01/2013 tarihli sözleşme akdedilerek davacının, şirketteki % 35 hisse bedelinin satışı ve müvekkiline devri konusunun kararlaştırıldığını ve 35 hisse karşılığında 1.820.724 TL’nin ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, anlaşılan bedelin tamamının davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hisse devir tarihi itibariyle şirketin işletme değerinin 6.340.576,24 TL olduğu, davacının hissesine karşılık gelen tutarın ise 2.219.201,68 TL olduğu, davacıya 1.850.000,00 TL ödendiği, bu durumda davacının dava tarihi itibariyle davalı ...'den 369.201,68 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın kabulüne, her ne kadar husumet davalı şirkete de yöneltilmiş ise de, hisse devir sözleşmesinin davacı ve davalı ... arasında yapıldığı, davalı şirketin hisse devir sözleşmesinin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.