9. Hukuk Dairesi 2008/21920 E. , 2010/6805 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin ev…
**9. Hukuk Dairesi 2008/21920 E. , 2010/6805 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır. Ayrıca 4857 Sayılı İş Kanunun 84. maddesinde işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde almış olarak gelmenin ve işyerinde alkollü içki kullanmanın yasak olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda mesai bitiminden sonra davacının işyerinde alkol aldığı, kontrol için gelen işverenle müşteriye yapılan küfür nedeniyle kavga ettikleri ve olayın işverence ilgili makamlara intikal ettirildiği sabittir. Mahkemece davacı tanıklarının beyanlarına itibarla kavganın fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle çıktığı ve işverenin bu sebeple iş sözleşmesini feshettiğini kabulü dosya içeriği ile çelişmektedir. Çünkü davacı poliste verdiği savunmada kavganın patronun “neden müşteriye bakmıyorsun, neden içki içiyorsun” demesinden kaynaklandığını ve işverenin polisi aradığını açıkça beyan etmiştir. Davacının bu savunması ile çelişen tanık beyanlarına itibar edilemez. Bu nedenle işveren feshi haklı olup, kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar vermek gerekirken kabulüne hüküm kurulması doğru değildir. 3 - Fazla çalışma ücretlerinin hesabı yönünden de taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.