7. Ceza Dairesi 2015/12777 E. , 2019/30281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, sanıklar ..., ... ve ... haklarında erteleme, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I) Sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Gıyabi kararın sanığın mahkemeye bildirdiği adreste
**7. Ceza Dairesi 2015/12777 E. , 2019/30281 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, sanıklar ..., ... ve ... haklarında erteleme, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I) Sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Gıyabi kararın sanığın mahkemeye bildirdiği adreste amcasının oğluna tebliğ edildiği ancak tebligat parçasında sanığın adreste bulunamama sebebi ve bu kişinin tebligatı almaya ehil olduğuna dair şerh bulunmadığından yapılan tebligat usulsüz olup, sanık müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Av. ... tarafından temyiz dilekçesinin ibrazı sonrası dosyaya sunulan 17/12/2013 tarihli vekaletnamenin hükmün temyiz tarihi olan 05/12/2013'den sonraki bir tarihte düzenlenmiş olduğu gözetilerek, geçerli bir temyiz talebi bulunmadığından, temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II) Sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; 1. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK.nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 2. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddesi yerine TCK'nun 52. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması, 3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince, 1. Hükmün 2. paragrafındaki ''TCK.nun 62. maddesi'' ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine gelmek üzere ''TCK'nun 62/1. maddesi'' ibaresinin eklenmesi, 2. Hükmün 4. paragrafındaki ''TCK'nun 52.maddesi" ibaresinin çıkarılıp yerine gelmek üzere "TCK'nun 52/2. maddesi" ibaresinin eklenmesi, 3. Hükümden TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine "24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," ifadesinin eklenmesi, 4. Hükmün eşya müsaderesine ilişkin bölümünden ''TCK'nun 54. maddesi'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere ''TCK'nun 54/4. maddesi'' ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III) Sanıklar ... ve ...'nın temyiz istemlerinin incelenmesinde; Olay tutanağına göre sanık ...'ün sevk ve idaresindeki, içerisinde yolcu olarak sanık ...'nın bulunduğu .... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorkun şüphe üzerinde durdurulduğu, Cumhuriyet Savcısının yazılı arama emri ile yapılan aramada 73 SY 699 plakalı yarı römorkun ön taban kısmı altına özel olarak yapılmış zula, yarı römorkun alt kısmındaki su deposu ve römorkun her 2 yan deposu içerisine gizlenmiş vaziyette 570 karton kaçak sigara ele geçirildiği, sanıklar ... ve ... hakkında ''Sigara kaçakçılığı(5607 SKM) ve 4733 S.K madde 8/4 muhalefet'' nedeniyle Şanlıurfa Sulh Ceza Mahkemelerince verilen iletişimin tespiti kararları çerçevesinde kayıt altına alınan konuşmalara dayalı olarak kaçak sigaraların alıcılarının sanıklar ... ve ... olduğu ve böylece diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte iştirak iradesiyle 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, sanıklar ... ve ...'nın aşamalardaki savunmalarında; ele geçen sigaralarla ilgilerinin bulunmadığını, diğer sanıkları tanımadıklarını, suçlamaları kabul etmediklerini belirttikleri, mahkeme tarafından ise sanıklar ... ve ... hakkındaki dinleme kayıtları doğrultusunda 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan hüküm kurulduğu görülmüştür. İletişimin tespiti, kayda alınması, dinlenmesi ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesiyle ilgili 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesindeki iletişim tespiti karar tarihlerinde yürürlükte olan düzenleme; "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet Savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır." Şeklinde olup, yine aynı maddenin 6.fıkrası da , "Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir, a)Türk Ceza Kanununda yer alan; 1.Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (Madde 79, 80), 2.Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83), 3.İşkence (Madde 94, 95), 4.Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102), 5.Çocukların cinsel istismarı (Madde 103), 6.Uyuşturucu veya uyarıcı Madde imal ve ticareti (Madde 188), 7.Parada sahtecilik (Madde 197), 8.Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220) 9.Fuhuş (Madde 227, fıkra 3), 10.İhaleye fesat karıştırma (Madde 235), 11.Rüşvet (Madde 252), 12.Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (Madde 282), 13.Silahlı örgüt (Madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (Madde 315), 14.Devlet Sırlarını Karşı Suçlar ve Casusluk (Madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları, b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (Madde 12 ) suçları, c) Bankalar kanunun 22 nci Maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu, d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü Maddelerinde tanımlanan suçlar. Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz." biçimindedir. Anılan yasal düzenlemeler ışığında bir suç soruşturması nedeni ile dinleme kararı alınabilmesi için suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmamasının gerekli olduğu gibi, aynı zamanda soruşturması yapılan suçların da 6. fıkrada düzenlenen suçlardan olması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/10-283 esas 2013/599 karar ve 10.12.2013 tarihli kararında da, "İfade alma ve sorgunun 5271 sayılı CMK'nın 148. maddesinde sayılan şekillerde yapılması, tanıklıktan çekinme hakkı olan kişiye bu hakkının hatırlatılmaması delil elde etme yasaklarına; duruşmada tanıklıktan çekinen tanığın önceki ifadesinin okunamaması, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen delillerin aynı kanunun 135. maddesinin altıncı fıkrasında sayılanlar dışında bir suçun soruşturma ve kovuşturulmasında kullanılmaması ise delil değerlendirilmesi yasaklarına örnek olarak gösterilebilir." şeklinde belirtilen yasak delil niteliğinde olan kanıtların hükme esas alınamayacağı ifade edilmiştir. Bu itibarla, Sanıklar ... ve ...'ya atılı eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesine aykırılık suçunu oluşturduğu ve CMK'nun 135/6. maddesinde 4733 sayılı Yasa kapsamında kalan suçlar ile ilgili olarak dinleme yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmaması karşısında, iletişimin tespiti tutanaklarının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği nazara alınarak, dava konusu kaçak sigaralar ile yakalanmayan ve aşamalardaki savunmalarında atılı suçu işlemediklerini beyan eden, müsnet suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli başka bir delil de bulunmayan sanıklar...ve .... hakkında beraat kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.