T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/51 KARAR NO : 2025/1461 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/241 KARAR NO : 2021/826 DAVA TARİHİ: 14/05/2020 KARAR TARİHİ: 04/11/2021 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava di…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/51 KARAR NO : 2025/1461 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/241 KARAR NO : 2021/826 DAVA TARİHİ: 14/05/2020 KARAR TARİHİ: 04/11/2021 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince, 3200436941 Vergi Numaralı ... ... Hizmetleri A.Ş.'nin kapatılarak hak, alacak ve malvarlığının Hazineye devredildiğini, ... ... Hizmetleri A.Ş. ile ... ... Hizmetleri A.Ş. arasında düzenlenen ve imzalanan 16.05.2014 tarihli sözleşmenin 7. maddesi uyarınca 590.000,00 USD'nin ... ... Hizmetleri A.Ş.'ye peşin ödendiğini, sözleşmenin ... ... Hizmetleri A.Ş. tarafından 08.10.2015 tarihinde feshi nedeniyle karşılığında hizmet alınmayan 302 günlük hizmet bedeli karşılığı 488,164,38 USD asıl alacağın ve asıl alacağa 09.10.2015 tarihinden itibaren işlemiş 5.777,73 USD tutarındaki faizi ile birlikte toplam 493,942,11 USD alacağın tahsili istemiyle İstanbul 36. İcra Dairesi'nin 2015/33643 E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı taleplerini İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/56 E. sayılı dosyası ile ileri sürdüğünü ancak yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, daha önce açılmış bir davaya ilişkin taleplerin yinelenmesinin usul ekonomisine aykırı olup kötü niyetli olduğunu, Ankara CBS’nin yazısına istinaden dava konusu kanalın (... tv) platformlarından çıkarıldığını, davaya konu olayın ifa imkansızlığı istisnası kapsamında olduğunu, taraflar arasında imzalı bulunan sözleşme ile borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklı tarafından yüklenileceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında imzalı sözleşme gereği davacı yayın içeriğine ilişkin tüm hasarı yüklendiğinden müvekkilinden ifa imkansızlığı nedeniyle oluşan sebepsiz zenginleşme kapsamında edimin iadesini talep edemeyeceğini, müvekkiline yüklenmeye çalışılan edimin iadesi borcunun TBK madde 136/2 son cümlesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilmesi ve bu minvalde davanın reddi gerektiğini, davacı yanın hukuka aykırı yayınları (-terör örgütü içerikli - terör örgütü propagandası-) nedeniyle platformlarından çıkartılması neticesinde, müvekkilinin büyük ölçüde maddi ve manevi zararlara uğradığını, müvekkilinin marka değerinin zarara uğradığını, reklam gelirlerinde ciddi düşüş yaşandığını, peşin ödediği uydu kapasitesi bedeline katlanmak zorunda kaldığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketi ile 16.05.2014 tarihinde, Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılan, ... TV, yayınlarının davalı şirket tarafından belirlenecek ... üyelik paketi içerisinde bölgedeki tüketicilere digital ve şifrelenmiş yayınlar halinde davalı abonelerine ulaştırılması için, 600.000 USD bedelli sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında kapatılan ... TV tarafından davalıya 590.000 USD ödeme yapıldığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından gönderilen 07.10.2015 tarih ve 2014/37666 soruşturma sayılı yazı ile yayın yapan, ... TV platformdan çıkartıldığı, davacı alacağı hizmet karşılığı peşinen ödenen bedelden ... TV'nin platformdan çıkarılması sebebiyle alınamayan hizmete ilişkin kısmının iadesini talep edildiği, davalının ... TV'yi sözleşme ile belirlenmiş platformdan çıkartması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından gönderilen 07.10.2015 tarih ve 2014/37666 soruşturma sayılı yazı üzerine gerçekleştiğinden, sözleşmenin ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeple imkansızlaştığı, davalının TBK'nın 136. maddesi uyarınca aldığını sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermek zorunda olduğu, dava dışı ... TV ve davalının bilirkişi incelemesine sunulan ticari defterlerindeki kayıtlarda davalının sözleşme kapsamında vermediği hizmetten dolayı 488.164,38 USD borçlu olduğunun tespit edildiği, davalının bu bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iade etmekle yükümlü olduğu, icra takibinden önce TBK'nın 117. maddesi uyarınca davalının temerrüde düşürülmediği, bu nedenle takip öncesine dayalı faiz talep edilemeyeceği, davalı tarafından taraflarca belirlenebilir likit alacak miktarına itiraz edildiğinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle Davanın Kısmen kabülüne, takibin 488.164,38-Usd üzerinden devamına, asıl alacak 488.164,38-Usd ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasasın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen miktar üzerinden takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan ( takip tarihi 26/11/2015 1 Usd= 2.9105 TL, 488.164,38 Usd x 2.9105 = 1.420.802,42 TL x20/100= 284.160,48 TL ) 284.160,48 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme kararında TBK'nın 117/2. maddesinde belirtilen sebeple zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olacağından icra takibi öncesinde faiz talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, ayrıca takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar vermesinin de hatalı olduğunu, takip talebinde talep ettikleri gibi reeskont faizine hükmedilmesi gerektiğini, karara göre de; davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmekle beraber, reddedilen miktar yönünden 4.080,00 TL davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 4.765,20 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; gerekçesinin açıklayıcı ve anlaşılır olmadığını, müvekkilinin davacının yayınını platformunda yayınlamaya dair edimini yerine getirmesinin imkansızlaştığı ve buna dair borcun ifa imkansızlığı nedeniyle sona erdiği ortadayken müvekkili şirketin bundan sorumlu tutulup tutulamayacağı konusunda hiçbir açıklayıcı gerekçe belirtmeden hüküm gerekçesini davacıdan alınmış olunan edimin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iade edilmesi gerekliliğine dayandırıldığını, ancak bu gerekçenin hukuken hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ile borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklı tarafından yüklenileceğinin kararlaştırıldığını, TBK'nın madde 136/2 son cümlesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacı yanın hukuka aykırı yayınları (-terör örgütü içerikli - terör örgütü propagandası-) nedeniyle platformlarından çıkartılması neticesinde, müvekkilinin büyük ölçüde maddi ve manevi zararlara uğradığını, müvekkilinin marka değerinin zarara uğradığını, reklam gelirlerinde ciddi düşüş yaşandığını, peşin ödediği uydu kapasitesi bedeline katlanmak zorunda kaldığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan peşin olarak verilen bedelin istirdatı amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul 36. İcra Dairesi'nin 2015/33643 E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının iş bu dava davacısı, borçlunun ise davalısı olduğu, 488.164,38 USD asıl alacak ve 5.777,73 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 493.942,11 USD üzerinden 26.11.2015 tarihinde başlatılan icra takibinde "09/10/2015 Tarihli Asıl Alacak 488164.38 USD" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 01.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 07.12.2015 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 16.05.2014 tarihli sözleşmenin ilgili maddeleri:"MADDE 3 - SÖZLEŞMENİN KONUSU İşbu sözleşmenin konusu yayıncılar'ın ... tv, samanyolu tv, s haber ve mehtap tv kanallar'ı için, ... tarafından belirlenecek ... üyelik paketi içesinde, bölge'deki tüketicilere digital ve şifrelenmiş yayınlar halinde ... abonelerine ulaştırılmasına ilişkin taraflar'ın karşılıklı hak ve mükellefiyetlerinin tesbiti ve sözleşmenin tatbik ve tefsirinden doğacak uyuşmazlıkların çözüm yollarının gösterilmesidir. MADDE 7- MALİ HÜKÜMLER: a) İşbu sözleşme 'de belirtilen ... tv, samanyolu tv, s haber ve mehtap tv kanallarının, ...'nin televizyon yayınları ... üye paketinde yer verilmesi hizmeti karşılığı ilgili yayıncılar ... tv, samanyolu tv, s haber kanallarının her biri için 500.000 usd (beşyüzbinamerikandoları) + kdv ve mehtap tv için yıllık 219.000 usd (ikiyüzondokuzbin amerikan doları) + kdv olmak üzere toplamda 1 yıl için 1.719.000 usd (birmilyonyediyüzondokuzbinamerikan doları) + kdv tutarını her bir kanalın bir önceki mevcut sözleşmesinin bitiş tarihinde (tarihler aşağıda listelenmiştir) peşin ödemeyi kabul ve taahhüt eder, taraflar, işbu sözleşmenin uzaması durumunda da her bir sözleşme dönemi için aynı ödeme takviminin uygulanacağını kabul ve taahhüt ederler. MADDE 16 - MÜCBİR SEBEPLER Taraflardan herhangi biri deprem, yangın, sel gibi doğal afetler sebebiyle veya uydu sistemlerindeki arızalar veya savaş, terör eylemleri, ambargo gibi sebeplerle işbu sözleşme ile yükümlendikleri edimlerini yerine getiremezlerse birbirlerinden herhangi bir nam altında tazminat talep edemeyeceklerini kabul , beyan ve taahhüt ederler. Mücbir sebep hallerinin 60 günden fazla sürmesi halinde taraflar işbu sözleşmeyi karşılıklı olarak feshedebilirler. Ancak ...'nın fesih tarihine kadar yayıncılar' nın işbu sözleşmeye ilişkin olarak muaccel hale gelmiş olan borçlarının talep etme hakkı saklıdır. MADDE 17 - SÖZLEŞMENİN FESİH HALLERİ: I7.1. ..., aşağıdaki sebepler tahtında sözleşmeyi süresinden evvel tek taraflı olarak derhal feshedebilir: a) Yayıncılar'ın kanallara ilişkin uydu yayın lisansı ve izninin olmaması veya olup da veya olupta resmi, özerk kurum veya kuruluşlarca iptal edilmesi, b) Yayıncılar'ın ...'nın ... paketlerini üyelerine ulaştırdığı uydu platformundaki yayının resmi, özerk kurum veya kuruluşlarca durdurulması, durdurulmasını istenmesi, c) Yayıncılar'nın yayınının, resimi, özerk kurum ve kuruluşlarca veya mücbir sebep halleri dışındaki teknik sebeplerle bir takvim ayı içinde asgari aralıklı 7 (yedi) gün ya da ardı ardı 4 (dört) gün geçici olarak durması veya durdurulması," şeklindedir. İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden aldırılan 29.04.2021 tarihli raporda:" Davalı ve Dava dışı şirketin sunulan kayıtları incelenmiş olup, davalı tarafın tanzim ettiği faturalardan sonra dava dışı şirkete 488.381,76 USD alınan hizmetin üzerinde kalan ödeme sebebiyle borçlu olduğu, davalı kayıtları ve dosya içeriğinde mevcut kayıtlar ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Vergi Müfettişi ... tarafından hazırlanan rapor içeriğinde mevcut belirlemeler kapsamında dava dışı şirketin davalı şirketten 488.381,76 USD alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davacı yasal düzenlemeler uyarınca 488.164,38 USD talep ettiğini bildirmiş olup, talep edilen tutara ilişkin yukarıdaki tespit edilen sebebiyle taleple bağlı 488.164,38 USD'nin konu edilebileceği anlaşılmıştır. 5.777,13 USD işlemiş faiz (09.10.2015-26.11.2015 arası)talepte bulunulduğu takip talebinde mevcuttur. Yine talepte 488.164,36 USD alacağa ilişkin işleyecek % 9 reeskont faizi bildirildiği ancak % 9 reeskont faizinin dayanağı bildirilmemiştir. USD alacak için 3095 4/a kapsamında faiz hesap edilmesi mümkündür. Tutar 488.164,38 USD Tarih Aralığı 09.10.2015 takip tarihi 26.11.2015 gün 48 oran %4 faiz 2.567,88 USD. Talep edilen faiz ile ilgili takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere hesaplama talep edilen tarihler baz alınarak yapılmıştır." şeklinde kanaat bildirilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ifa imkansızlığını düzenleyen 136 ncı maddesi:"Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür." şeklindedir.Taraflar arasında sözleşme uyarınca davacı tarafça hizmet bedelinin 590.000,00 USD olarak peşin ödendiği ve davalı tarafça Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısına istinaden sözleşmenin fesedilerek davacı kanallarının davalının platformundan çıkarıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı taraf davalının platformundan çıkarılması nedeniyle peşin olarak ödediği hizmet bedelinden kalan günler yönünden karşılığı bedelin istirdatını talep etmektedir. İlk Derece Mahkemesince davalının takipte talep edilen asıl alacak kalemindeki bedeli TBK'nın 136/2. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade etmesi gerektiği bildirilerek davanın bu yönden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı borçlunun davacıyı platformdan çıkartması ve buna dair edimini yerine getirememesinin, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeple ifanın imkansızlığı nedeniyle sona erdiğinin kabulü ve karşı taraftan alınmış olunan edimin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince geri vermekle yükümlü olunduğunun kabulünün yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça ileri sürülen müvekkili şirketin uğradığı iddia edilen zarar vb. şeklindeki savunmalar kapsamında ispata elverişli belge ve delil sunulmaması nedeniyle mahsup konusu edilemeyeceği anlaşılmıştır. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durum somut olayda bulunmadığından davalı vekilinin TBK'nın 136/2. son cümlesinde yer alan istisna kapsamında değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun borçlunun temerrüdü koşullarını düzenleyen 117 nci maddesi:" Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklindedir.İlk Derece Mahkemesince davacı talebinin takipteki asıl alacak talebinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca kabulüne rağmen temerrüt için ihtar bulunmadığından takip öncesi faiz kaleminin reddine karar verilmiş olması yukarıda yer verilen TBK'nın 117/2. maddesi hükmüne aykırı olması nedeniyle davacı vekilinin bu konudaki istinaf sebebine itibar edilmiş, bilirkişi raporundaki 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine faiz talep edilen günler yönünden taleple bağlı kalınarak 2.567,88 USD takip öncesi faiz miktarı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekili takipteki reeskont faiz oranı üzerinden değil de 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faizin tespitini istinaf sebebi yapmış ise de, taraflar arasındaki sözleşmeden faize ilişkin hüküm bulunmaması da dikkate alınarak yabancı para cinsi yönünden alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından aksi yöndeki davacı vekili istinaf sebebine ise itibar edilmemiştir.İİK'nın 67/2. maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Dava konusu davalının davacıya iade etmesi gereken alacak miktarı, sözleşmede belirlenen miktar ve fesih tarihi ile kendi defter ve kayıtları ile de biliniyor olması karşısında likit bir alacak olduğundan, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yanlışlık olmadığından davalı vekilinin bu konudaki istinaf sebebine de itibar edilmemiştir. Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen KABULÜ ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/241 E. 2021/826 K. sayılı 04/11/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE, a-Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 36. İcra Dairesi'nin 2015/33643 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 488.164,38 USD asıl alacak ve 2.567,88 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 490.732,26 USD üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b-Kabul edilen miktar üzerinden takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan takdiren %20 oranında (takip tarihi 26/11/2015 itibariyle 1 Usd= 2.9105 TL, 490.732,26 Usd x 2.9105 = 1.428.276,24 TL x20/100=) 285.655,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 54,40 TL başvurma harcı ile kabul edilen 490.732,26 USD' 'nin dava tarihi TCMB Efektif satış kuru olan 7,00 TL den hesaplanan (490.732,26 USDX7 TL =) 3.435.125,82X0,06831=234.653,44 TL nispi karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 234.707,84 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, ç-Davacı tarafından yapılan 800,00 TL bilirkişi ücreti, tebliğat ve posta masrafı 189,00 TL toplam 989,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 982,57 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, d-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, e-HMK'nın 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, f-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. maddesine göre hesaplanan 488.566,36 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/2. maddelerine göre hesaplanan 22.468,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf yargılama giderleri yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, b-Davalı taraftan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, davacı için alınması gereken 162,10 TL istinaf başvurma harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcı ile birlikte davalı tarafça yatırılan 58.167,14 TL'den mahsubu ile bakiye 56.774,24 TL'nin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesinde talep halinde davalı tarafa iadesine, c-Davacı tarafından yapılan 67,50 TL posta masrafından oluşan istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine, e-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/12/2025