9. Ceza Dairesi 2023/3136 E. , 2023/7316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/480 E. 2022/522 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz e
**9. Ceza Dairesi 2023/3136 E. , 2023/7316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/480 E. 2022/522 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2010 tarihli, 2010/21191 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2014 tarihli, 2010/466 Esas, 2014/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Kararın sanık müdafi tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 04.10.2021 tarihli, 2021/1275 Esas, 2021/8129 Karar sayılı kararı ile; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 18.03.2013 tarihli raporda mağdurede tramva sonrası stres bozukluğu tespit edilmesinden dolayı ruh sağlığı bozulmakla birlikte bu bozukluğun hile, şiddet veya zorlama olmaksızın mağdurenin erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği dolayısıyla bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının bildirilmesi karşısında, sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hükümler kurulması, Sanık ... yönünden hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58-61. maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanunun 102-105. maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanunun 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi nazara alınıp, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Sanık ...'nin aşamalarda mağdurenin on sekiz yaşından küçük olduğunu bilmediği yönündeki savunması, mağdure ifadesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi, "gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2021 tarihli, 2021/442 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin 1 inci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Kararın sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 20.09.2022 tarihli, 2022/5983 Esas, 2022/7988 Karar sayılı kararı ile; "Sanığın olay günü on beş yaşında bulunan mağdureye karşı gerçekleştirdiği eyleminin 6545 sayılı kanunla değişik 5237 sayılı TCK'nın 103/1-2. cümlede düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen yanlış anlam verilerek sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli, 2022/480 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 nci maddesinin 1 inci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Sanığın isnat edilen suçu işlediğine dair inandırıcı ve kuvvetli delil bulunmadığı ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdure ile ...'nin 2010 yılı Ocak ayı içinde tanıştıkları, daha sonra ...'ye ait ikamette birlikte yaşamaya başladıkları, farklı zamanlarda cinsel ilişkiye girerek yaklaşık 5-6 ay kadar birlikte karı koca hayatı yaşadıkları, daha sonra ... ile mağdurenin, ...'nin amcası olan sanığın evinde birlikte kalmaya başladıkları, 30.11.2010 günü ...'nin evde olmadığı bir sırada sanığın yatmakta olan mağdurenin yanına uzanıp sarıldığı iddia ve kabul edilen olayda, sanığın olay tarihinde on sekiz yaşından küçük mağdureye uyuduğu esnada yatağında yanına uzanması ve ona sarılması şeklindeki eyleminin sarkıntılık boyutunda kaldığı değerlendirilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE 1. Mağdurenin sanıktan şikayetçi olup davaya katılmak istediğini beyan etmesi karşısında gerekçeli karar başlığında katılan mağdure yerine mağdur olarak gösterilmesi ve suç tarihinin 30.11.2010 tarihi yerine 01.12.2010 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak kabul edilmiştir. 2. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, bozma üzerine kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/480 Esas, 2022/522 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğnanme’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.