12. Hukuk Dairesi 2014/20109 E. , 2014/23335 K. MAHKEMESİ : Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/04/2014 NUMARASI : 2014/91-2014/204 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülü…
**12. Hukuk Dairesi 2014/20109 E. , 2014/23335 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/04/2014 NUMARASI : 2014/91-2014/204 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi borçlular, diğer fesih sebepleri ile birlikte satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshi isteminde bulunmuşlardır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. ” hükmü yer almaktadır. Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır. Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.” denildiği, Tebligat Kanunu'nun ''Tebligat Mazbatası'' başlıklı 23. maddesinin 7. bendinde ''21'inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi,''nin tebligat mazbatasına yazılmasını emrettiği, ''Tebliğ mazbatasında bulunması gereken bilgiler ve tanzimi'' başlıklı Tebligat Yönetmeliğinin 35. maddesinin (f) bendinde ise ''30'uncu ve 31'inci maddelerdeki durumların gerçekleşmesi halinde bu hususlarla ilgili hangi işlemlerin yapıldığını, adreste bulunmama ve kaçınma için gösterilen sebebi,'' nin tebligat mazbatasına yazılacağının hüküm altına alındığı görülmüştür. Somut olayda, borçlu Ö.. C.. adına çıkarılan iki adet satış ilanı tebligatının ''Adreste kimse bulunamaması üzerine adresin kapalı olması sebebi en yakın komşu, kapıcı veya yöneticiye sorulmuş, verilen sözlü/imzalı beyanda muhatabın geçici olarak dışarda gittiğinin beyan edilmesi üzerine...tebliğ imkansızlığı sebebiyle tebliğ zarfı ...mahalle muhtarı H.G....teslim edilmiş olup, düzenlenen 2 no'lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın...(komşu,kapıcı veya yönetici vs.) haber verilmiştir.'' kaydı ile 06.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Öte yandan, borçlu M.. C.. adına gönderilen iki adet satış ilanı tebligatının da ''Adreste kimse bulunamaması üzerine adresin kapalı olması sebebi en yakın komşu, kapıcı veya yöneticiye sorulmuş, verilen sözlü/imzalı beyanda muhatabın geçici olarak çarşıda gittiğinin beyan edilmesi üzerine...tebliğ imkansızlığı sebebiyle tebliğ zarfı Ş.. mahalle muhtarı ...teslim edilmiş olup, düzenlenen 2 no'lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. şerhi ile 02.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, satış ilanı tebliğ mazbatalarından birinin üzerinde ''Ayrıca en yakın... (komşu, kapıcı veya yönetici vs.) haber verilmiştir.'' meşruhatının bulunduğu, diğer tebligat parçasında ise ''Ayrıca en yakın ismini vermeyen (komşu, kapıcı veya yönetici vs.) haber verilmiştir.'' kaydının yer aldığı görülmektedir. Bu durumda, yukarıda belirtildiği biçimde, satış ilanı tebliğ şerhlerinde yazılı olan beyanın kimden soruşturularak tespit edildiğinin ve bu kişinin açık kimliğinin ne olduğunun tebliğ mazbatalarında açıklanmadığı, yine, beyan sahibinin imzasının alınmadığı veya imzadan imtina ettiğine dair bir şerhin de tebliğ belgelerinde bulunmadığı, diğer taraftan, haber verilen kişinin açık kimliğinin de tebligatlardaki meşruhatta yazılı olmadığı gibi; imzasının alınmadığı ya da imzadan imtina hususuna da tebligat parçalarında yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, her iki şikayetçi borçlu yönünden gerçekleştirilen satış ilanı tebliğ işlemlerinin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30. ve 35. maddeleri koşullarına göre usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. İİK'nun 127. maddesi gereğince; taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi ise başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.