Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5966 E. , 2024/4417 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5966 Karar No : 2024/4417 KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNANLAR : I- (DAVALILAR) 1-... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2-... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- (DAVACI) : ... VEKİLİ :Av. ... DİĞER DAVALI : ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :.... İdare Mahkemesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının o
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5966 E. , 2024/4417 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5966 Karar No : 2024/4417 KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNANLAR : I- (DAVALILAR) 1-... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2-... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- (DAVACI) : ... VEKİLİ :Av. ... DİĞER DAVALI : ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :.... İdare Mahkemesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/06/2023 tarih ve E:2021/5258 K:2023/3138 kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. KARAR DÜZELTME TALEP EDENLERİN İDDİALARI : Hukuka ve usule aykırı olduğu ileri sürülerek Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemlerinin İdare Mahkemesi kararı düzeltilmek suretiyle reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile idari veya vergi dava daireleri kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmelerini gerektiren nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesinin 1. fıkrasında gösterilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, anılan daire ve kurulların kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen nedenlerle bağlı oldukları belirtilmiş bulunmaktadır. Dava; davacıya ait ... Mahallesi, ... Caddesi N:... ... adresinde bulunan evinin 09.09.2009 tarihinde yağan yağışlar nedeniyle meydana gelen sel baskını neticesinde uğradığı değer kaybı nedeniyle 30.000,00-TL maddi ve sel baskınında yaşanan sıkıntı ve üzüntü nedeniyle de 20.000,00-TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi’nce, İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 15.05.2017 tarih ve E:2014/2278, K:2017/2053 sayılı bozma kararına uyularak davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kabulüne, 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarelerden alınarak (müteselsilen) davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı idarelerin karar düzeltme isteminin incelenmesi: Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Kararın düzeltilmesi dilekçelerinde öne sürülen hususlar ise adı geçen yasa maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından davalı idareler yönünden karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmektedir. Davacının karar düzeltme isteminin incelenmesi: a) Davacının yasal faiz talebi: Dava dilekçesinde uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 30,000,00-TL maddi, 20,000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istenmiş olmasına rağmen Mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarına yasal faiz yürütülmediği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde; idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması ilkesi benimsenmiştir. Nitekim bu durum, Danıştayın yerleşik içtihatlarıyla da kabul edilmiştir. Bu durumda, dava dilekçesinde hükmedilen tazminat miktarına olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi istenilmiş ise de, yukarıda belirtilen içtihadi kararlar doğrultusunda Mahkemece takdir edilen 20.000.00-TL manevi tazminatın davalı idarelere başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmelidir. Bu sebeple, İdare Mahkemesi’nin hüküm fıkrasında yer alan “(...)davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarelerden alınarak (müteselsilen) davacıya ödenmesine, (...)” ifadesinin “(...)davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarelere başvuru tarihinden (10.06.2010) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak (müteselsilen) davacıya ödenmesine,(...)” olarak düzeltilmesi gerekmiştir. b) Yargılama giderleri ve nispi harç: 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2 nci maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 11 inci maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15 nci maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16 ncı maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21 inci maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28 inci maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanunun, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda, esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden (Binde 68,31) oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir. Aktarılan Kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç ve posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanacak nispi karar harcının ise tümüyle, haksız çıkan tarafa, başka bir deyişle davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atfıyla uygulanan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinde; adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avansların dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunacağı kural altına alınmıştır. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda nispi karar harcının yargılama giderlerine dahil edilerek haklılık oranına göre taraflara yükletildiği görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasında yer alan; 1)“(...)aşağıda dökümü yapılan 4.769,95-TL yargılama gideri ile 654,46-TL temyiz yargılama gideri toplamı olan 5.424,41-TL'nin kabul-ret oranına göre takdiren belirlenen 2.169,76-TL'lik kısmının davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,” ifadesi, “(...)aşağıda dökümü yapılan 3.403,75-TL yargılama gideri ile 654,46-TL temyiz yargılama gideri toplamı olan 4.058,21-TL'nin kabul-ret oranına göre takdiren belirlenen 1.623,28-TL'lik kısmının davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tutar üzerinden hesaplanan 1.366,20-TL nispi karar harcının davalı idarelerden tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına(...)" olarak 2) "(...) adli yardım istemi kabul edildiğinden davacıdan dava açılırken peşin alınmayan 17,15-TL başvurma harcı ile 1.366,20-TL karar harcı, 419,90-TL keşif harcı, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti ve eksik olduğu için hazinece karşılanan 210,81-TL posta gideri olmak üzere hazinece karşılanan toplam 4.414,06-TL'nin davacıya tamamlattırılması için ... Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılmasına(...)" ifadesinin ise "1.366,20-TL karar harcı" ibaresi çıkarılarak "(...) adli yardım istemi kabul edildiğinden davacıdan dava açılırken peşin alınmayan 17,15-TL başvurma harcı ile 419,90-TL keşif harcı, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti ve eksik olduğu için hazinece karşılanan 210,81-TL posta gideri olmak üzere hazinece karşılanan toplam 3.047,86-TL'nin davacıya tamamlattırılması için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılmasına(...)" olarak düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: 1. İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilmek suretiyle karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, 2. Karar düzeltme giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 11/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.