Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olduğu şüphesiyle olay tarihinde astsubay olan başvurucu hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma neticesinde Başsavcılık, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlemiş; iddianamede başvurucunun soruşturma aşamasındaki beyanları ile iki tanık ifadesine göre 2010 ile 2011 yılları arasındaki sivil öğrencilik döneminde ve mesleğe başladığı 2012 yılında bir süre örgüt evinde kalmak, himmet adı altında para vermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediğini iddia etmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava, Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) görülmeye başlanmıştır. Yargılamada duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda diğer hususların yanında tanık E.K.nın istinabe yoluyla, A.nın ise huzurda dinlenilmesine karar verilmiştir. Tanık E.K.nın bilgi ve görgüsünün tespiti için yazılan talimata ikmalen cevap verilmiş ve etkin pişmanlıktan yararlanan tanık; Başkale Ağır Ceza Mahkemesinde istinabe yoluyla alınan ifadesinde soruşturma sürecindeki beyanlarını teyit etmiş ve başvurucunun 2010 ve 2011 yıllarındaki öğrencilik döneminde ve meslek hayatına başladığı 2012 yılında beş ay süreyle kendisi ile örgüt evinde kaldığını beyan etmiştir. 29/11/2017 tarihli birinci celsede Mahkeme huzurunda ifadesi alınan diğer tanık A. soruşturma sürecindeki beyanları baskı ve tehdit altında verdiğini belirterek başvurucunun terör örgütü ile bir bağlantısı olup olmadığı, örgütün evlerinde kalıp kalmadığı konusunda herhangi bilgi ve görgüsü bulunmadığını ifade etmiştir. Yine aynı celsede başvurucu, savunmasında soruşturma evresinde baskı ve tehdit altında beyanda bulunduğunu belirterek sonraki süreçte kendisine kötü muamelede bulunduğunu ileri sürdüğü ilgililer hakkında şikâyette bulunmuşsa da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini belirtmiştir. Başvurucu; hiçbir süreçte örgüt evlerinde kalmadığını, eğitim gördüğü 2010 ve 2011 yıllarında kiraladığı öğrenci evinde kaldığını, meslek hayatına başladığı 2012 yılında ise askerî birlik dışında kalmasının zaten yasak olduğunu, bu süreçte de askerî birlikte kaldığını, himmet ya da başka bir ad altında örgüte yardımda bulunmadığını, aleyhine beyanlarda bulunan E.K.nın etkin pişmanlıktan yararlanarak ceza almamak adına ismini verdiğini ve beyanlarını kabul etmediğini belirtmiştir. Başvurucu esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanında önceki savunmalarını tekrarlayarak isnat edilen suçu işlemediğini beyan etmiştir. İkinci celsede Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"[S]anığın, Hereke MYO da eğitim gördüğü dönem içinde o dönem cemaat adı altında bilinen yapının evlerinde kaldığı, bu yapıya mensup askeri okullara öğrenci yerleştiren örgüt mensupları aracılığıyla sınavlara yönlendirildikleri, zira [E.K.nın] müdafi huzuruyla alınan soruşturma ifadesinde; 'Kocaeli'ye Ankara'dan büyük bir abinin geleceğini, bu abi ile görüşmeleri gerektiğinin söylenmesi üzerine, Kocaeli'ye geldiğini, burada sanık İsmail [başvurucu] F. ve büyük abi olarak nitelendirilen kişi ile bir odada görüştüklerini, 2012 yılı martında Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulu'nda eğitime başladığını' ifade etmiş; soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığında ifadesi alınan Sanık İsmail AYDEMİR ise ifadesinde; 'Hereke'de cemaat evinde kaldığını, sınav öncesi bir erkek şahsın kendileriyle görüştüğünü, bu görüşmeye kendisi, [F.] ve [E.K.nın] götürüldüğünü, Balıkesir Astsubaylık Okulunda [F.] ve [E.nin birlikte eğitim aldıklarını, Güzelyalı'daki evde kaldığı dönemde eve gelen abinin maaşından yüzde 10 himmet istediğini, bir kaç kez 75 TL ve 100 TL para verdiğini' anlatarak her ne kadar tanık anlatımı ile beyanları örtüşmüşse de mahkememiz huzurundaki savunmasında bu ifadesinden dönmüş, her ne kadar soruşturma aşamasındaki müdafi huzuruyla alınan kolluk ifadesi ve 2017 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinden dönmüşse de ifadesinin tanık anlatımları ile örtüştüğü, sonrasında atılı suçlamadan kurtulmaya matuf beyanda bulunduğu değerlendirilerek..." Başvurucu, istinaf ve temyiz dilekçelerinde diğerlerinin yanı sıra tanık E.K.nın mahkeme huzurunda dinlenilmediği ve soru sorma hakkının kullandırılmadığını ileri sürmüştür. Hüküm, kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 18/5/2021 tarihinde öğrendikten sonra 28/5/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, tanık sorgulama hakkı dışındaki iddiaların kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.