7. Hukuk Dairesi 2013/1199 E. , 2013/4090 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışın…
**7. Hukuk Dairesi 2013/1199 E. , 2013/4090 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, 2009 yılı içerisinde ... Endüstriyel Tem.Org.Tur.İnş.Paz.San ve Tic.A.Ş. şirketi üzerinden ihale ile çalıştırılmaktayken 2009 Ağustos ayından itibaren ücretlerinin haber ve onayı olmadan düşürüldüğünü, 01.01.2010 tarihinden itibaren de Marmara Tem.Hizm.Gıda Bilg. Reklam ve Org. San. ve Tic.Ltd.Şti. üzerinden sigortalı gösterilerek çalıştırılmaya devam edildiğini ve ücretlerinin düşük gösterildiğini, ücretin düşürülmesi ile ilgili 08.09.2009 tarihinde sözlü başvuruda bulunduğunu, ...'nın 32 numaralı genelgesinin gerekçe gösterildiğini, işçilerin onayı olmaksızın 08.09.2009 tarihli sözleşme gereği ücretlerin asgari ücrete düşürüldüğünü ve yol paralarının ise 78,00 TL tutarındaki İETT biletine düşürüldüğünü belirterek ücret ve yol ücreti fark alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı Bakanlık, ihale makamı olduklarını, davacının ücretlerini ihtirazı kayıt koymaksızın aldığını, ./... 2013/1199-4090 S.2 davanın alt işverenlere ihbar edilmesi gerektiğini, ihbar olunan Marmara Temizlik Şirketi ise imzalanan sözleşmede ücretin belirli olduğunu, işçinin ücretinin Bakanlığın yayınladığı genelgeye göre değişebildiğini, davacının ihtirazı kayıt koymaksızın ücretlerini aldığını belirterek davanın reddini istemiş, ... San. A.Ş. ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış ve cevap vermemiştir. Mahkemece, davacının Temmuz 2009’a ait ücret bordrosunun tetkikinde, brüt ücretinin 999,00 TL, yol ücretinin ise 139,66 TL olduğunun anlaşıldığı, Ağustos 2009 ayından itibaren ise, davacının brüt ücretinin asgari ücrete düşürüldüğü ve bordrolarda yol ücretinin tahakkuk ettirilmediğinin anlaşıldığı, bu işlemin 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca çalışma şartlarında esaslı bir değişiklik olduğu, davacı tarafından kabul edilmeyen bu değişiklik neticesinde, davacının ücret ve sosyal haklar açısından hak ettiği fark alacaklarını talep etme hakkına sahip olacağı, esaslı değişiklik nedeniyle fesih hakkını kullanmayan davacının kötü niyetinden bahsedilemeyeceği, davacı tarafından ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin kabul edilen ücretlere ilişkin fark alacağı talep etmesinin iyi niyet kuralına aykırılık teşkil etmeyeceği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı Yasa'nın 22. maddesinde işverenin iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabileceği, bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişikliklerin işçiyi bağlamayacağı bildirilmiştir. İşverenin ücret ödeme borcu temel çalışma koşullarından biridir. Çalışma koşullarında değişiklik konusunda işçinin rızasının yazılı olarak alınması yasa gereğidir. Aynı zamanda işverene değişiklik teklifinin de yazılı olarak yapılması gerekir. İşçinin yazılı olarak rızası alınmadan ücrette aleyhe olarak değişiklik yapılması halinde işçinin iş akdini feshetmemiş olması bu aleyhe değişikliği kabul ettiği anlamını taşımaz. Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücretinin ...’nın 12.05.2009 ./... 2013/1199-4090 S.3 tarihli genelgesi uyarınca 2009 yılı Ağustos ayı itibariyle 1.026,00 TL den asgari ücrete, yol ücretinin ise 139,00 TL‘den 78,00 TL’ye indirildiği ve bu durumun 2009 yılı bordroları ile de sabit olduğu, ve davacının bu tarihten itibaren hep asgari ücretle çalıştığının kabulü ile ücret ve yol ücret farkı alacağı hesaplaması yapılmıştır. Ancak ihbar olunan Marmara Temizlik Şirketi dosyaya bordo sunmamış, ücretin tespitine delil olabilecek taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi ve işten çıkış bildirgesini sunmuştur, Buna göre davacı sözleşmede Marmara Temizlik Şirketi'nde 798,00 TL ücretle çalışmaya başlamış ve işten çıkış bildirgesinde ise ücretinin 829,00 TL olduğu bildirilmiştir. 2011 yılı için ise davacının hangi şirkette çalıştığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Davacı işçinin 2009 yılı Ağustos ayı itibariyle devam eden aylarda asgari ücretle çalıştığı kabul edilmişse de davacının ilk ücretinin düşürüldüğü anda bile asgari ücretin 34,00 TL üzerinde bir ücretin ödendiği, ayrıca davacının sözleşmesin de Marmara Temizlik Şirketinde 798,00 TL ücretle çalışmaya başladığı ve işten çıkış bildirgesinde ise ücretinin 829,00 TL olduğu saptanmıştır. Hal böyle olunca davacının almış olduğu ücretlerin Ağustos 2009 tarihinden itibaren asgari ücrete düşürüldüğünün kabulüyle alması gereken ücretle aradaki farkın hüküm altına alınması hatalı olmuştur. Yapılacak iş; Davacının aylar itibariyle aldığı ücret tespiti yapılırken asgari ücretin artış oranı, sözleşmesin de kabul ettiği ve işten çıkış bildirgesinde belirtilen ücreti de dikkate alınarak bu doğrultuda bilirkişiden yeniden bir rapor aldırılıp sonuca gidilmesidir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, 21.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.