5. Hukuk Dairesi 2010/12476 E. , 2010/17113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin dava ile maddi hata düzeltim istemli muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkin birleştirilen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne dair
**5. Hukuk Dairesi 2010/12476 E. , 2010/17113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin dava ile maddi hata düzeltim istemli muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkin birleştirilen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili; birleşen dava ise maddi hata düzeltim istemli muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ağaçlar için; yaş, cins ve verim durumlarına göre, beton çite de maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Zemin bedeli yönünden hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın zaruret olmadıkça yakın bölgelerden, benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın tarihli olması, ancak özel amaçlı satış olmaması gerekir. Oysa emsal satışı şirkete yapılan satış olup, özel amaçlıdır. Bu nedenle bu taşınmaz emsal olarak alınamaz. Taraflara taşınmaza yakın bölgelerden emsal bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılıp, sonucuna göre hüküm kuruması gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.