1. Hukuk Dairesi 2009/3629 E. , 2009/4579 K. "" MAHKEMESİ : PENDİK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı vasisi, vesayet altında bulunan davacı M. S.'in 123 parsel sayılı taşınmazdaki A.Blok 12 nolu bağımsız bölümünü mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı şekilde eşi Nurcihan'a temlik ettiğini M. S.'in temlik tarihinde hukuki ehliyete de sahip olmadığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, yargılama sı…
**1. Hukuk Dairesi 2009/3629 E. , 2009/4579 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : PENDİK 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/10/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı vasisi, vesayet altında bulunan davacı M. S.'in 123 parsel sayılı taşınmazdaki A.Blok 12 nolu bağımsız bölümünü mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı şekilde eşi Nurcihan'a temlik ettiğini M. S.'in temlik tarihinde hukuki ehliyete de sahip olmadığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında muvazaa hukuksal nedenine dayandıklarını açıklamıştır. Davalı, miras bırakan annesi N.'un taşınmazın bedelini ödemek suretiyle üçüncü şahıslardan satın aldığını, ancak sicilin davacı adına oluşturulduğunu, Türk vatandaşı olunca taşınmazı annesinin üzerine aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.Dava, ehliyetsizlik ve muvazaa hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın davacının vasisi tarafından, davacının, çekişme konusu taşınmazını ayrı ayrı tarihlerde pay temlik etmek suretiyle tarafların ortak miras bırakanına devrettiği, davacının, temlik tarihlerinde hukuki ehliyete haiz olmadığı, kaldı ki, yapılan temliki işlemlerin muvazaalı olduğu ileri sürülerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu; dava dilekçesi içeriğine göre, ehliyetsizlik ve muvazaa hukuksal nedenlerine birlikte dayanıldığı, ancak, mahkemenin 24.04.2008 tarihli ara kararında, davacı taraf vekiline, davada bu hukuksal sebeplere birlikte dayanılamayacağı bildirilerek, davasını bu hukuki sebeplerden birine hasretmesi için süre verilmesi üzerine, davacı taraf vekilinin 24.04.2008 tarihli dilekçe ile davanın muvazaa hukuksal nedenine dayandırıldığı yönünde açıklama yapıldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, davada dayanılan maddi olaylar bakımından birkaç hukuki nedenin bir arada gösterilmesinde ilke olarak usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Bu durumda, mahkemenin isteği üzerine davacı taraf vekilinin vermiş olduğu dilekçenin, ehliyetsizlik hukuksal nedeninden vazgeçildiği şeklinde yorumlanamayacağı kaldı ki yasal olmadığı anlaşılan beyana zorlama sonucu elde edilen beyanında hukuki sonuç doğurmayacağı kuşkusuzdur. O halde, davada, ehliyetsizlik hukuki sebebi yanında, muvazaa hukuksal nedeninede dayanıldığına göre, hukuki ehliyetin kamu düzeni ile ilgili olması sebebiyle mahkemece kendiliğinden gözetilerek, önemine binaen öncelikle inceleme yapılması gerekeceği kuşkusuzdur. Ne varki, mahkemece ehliyetsizlik yönünden bir araştırma yapılmış değildir.