Ceza Genel Kurulu 2015/69 E. , 2016/127 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 09.09.2008 Sanık ...’ın hırsızlık suçundan TCK’nun 142/-1-b, 143 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis, mala zarar verme suçundan 151/1, 152/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 116/2-4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, sanıklar ... ve ...'ün hırsızlık suçundan 142/-1-b ve 143. maddeler…
**Ceza Genel Kurulu 2015/69 E. , 2016/127 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 09.09.2008 Sanık ...’ın hırsızlık suçundan TCK’nun 142/-1-b, 143 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis, mala zarar verme suçundan 151/1, 152/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 116/2-4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, sanıklar ... ve ...'ün hırsızlık suçundan 142/-1-b ve 143. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis, mala zarar verme suçundan 151/1 ve 152/2. maddeleri uyarınca 12 ay hapis, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin, İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.09.2008 gün ve 508-541 sayılı hükmün sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 03.06.2013 gün ve 4534-8419 sayı ile; onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 08.05.2014 gün ve 143600 sayı ile; "İtiraza konu olayda Başsavcılığımız ile Yüksek 9. Ceza Dairesi arasındaki uyuşmazlık, sanıklar .... ve ... yönünden suçun sübutuna ilişkin bulunmaktadır. İtiraza ve yargılamaya konu somut olay incelendiğinde; müştekinin İnegöl ilçesi sanayi sitesinde bulunan işyerine geceleyin girilip içerideki çelik kasa oksijen kaynağı ile patlatılarak açılmak suretiyle 15 adet Cumhuriyet altınının alındığı ve ihbar üzerine faillerin yakalanması için çalışma başlatıldığı, bu çalışmalar sırasında başka suçlar işlediği şüphesiyle yakalan sanık ...'nin bu suçu da iki arkadaşıyla birlikte işlediklerini soruşturma aşamasında ikrar ettiği, bu ikrar ve isnad üzerine yakalanan sanıklar .... ve İbrahim'in ise atılı suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmaktadır. Yapılan soruşturma sonrasında sanık ...'nin ikrar ve yer göstermesiyle tüm sanıklar hakkında kamu davası açılarak yargılamaya başlanmış ve yargılama sırasında da diğer iki sanık suçlamayı kabul etmemiş, sanık ... ise sanıkların savunmalarını doğrulayarak daha önce cezaevinde birlikte kaldıkları dönemden aralarında husumet olması sebebiyle diğer sanıkların isimlerini verdiğini suçu kendisinin de işlemediğini beyan etmiştir. Sanıklar .... ve İbrahim'in atılı suçu doğrudan işlediklerine veya suça yardımcı fail olarak da olsa katıldıklarına dair parmak izi, DNA tespiti, telefon görüşme veya HTS kayıtları gibi teknik herhangi bir delilin bulunmadığı olayda, sanıklar da atılı suçlamayı hiçbir aşamada kabul etmemişler, soruşturma aşamasında suçu birlikte işlediklerini beyan eden sanık ... de kovuşturma aşamasında bu ikrar ve isnadından dönerek sanıklara önceye dayalı husumeti sebebiyle isimlerini verdiğini, suçu kendisinin de işlemediğini beyan etmiştir. Ancak yerel mahkemece, sadece Sabri’nin bu beyan ve isnadına dayanılarak tüm sanıklar hakkında lehe kanun olan 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir.