6. Ceza Dairesi 2010/6-104 E., 2010/145 K. 6. Ceza Dairesi 2010/6-104 E., 2010/145 K. - HIRSIZLIK - LEHE OLAN KANUN- 5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 8 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 492 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 102 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 322 ] "" Hırsızlık suçundan sanık B... S...'ün beraatına ilişkin, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.05.2004 gün ve 956-394 sayı…
6. Ceza Dairesi 2010/6-104 E., 2010/145 K. **6. Ceza Dairesi 2010/6-104 E., 2010/145 K.** **- HIRSIZLIK - LEHE OLAN KANUN**- 5320 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ... [ Madde 8 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 492 ] - 765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 102 ] - 1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 322 ] **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan sanık B... S...'ün beraatına ilişkin, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.05.2004 gün ve 956-394 sayılı hüküm, katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 10.12.2007 gün ve 18666-13899 sayı ile; “Sanığın enerji hırsızlığı suçunu işlediğinin; kaçamaklı savunması, suç saptama tutanağı ve abone enerji tüketim belgesi içeriğiyle kanıtlandığı gözetilmeden, yüklenen suçtan hükümlülüğü yerine, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek beraatına hükmolunması” ” isabetsizliğinden bozulmuştur. Bozmadan sonra yargılama yapan Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesince 17.04.2008 gün ve 166-391 sayı ile; ilk hükümdeki gerekçelerle direnilerek, sanığın beraatına karar verilmiştir. Bu hükmün de katılan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay C.Başsavcılığının “ “onama” ” istemli 19.04.2010 gün ve 182347 sayılı tebliğnamesiyle, Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; hırsızlık suçunun sabit olup olmadığına ilişkin ise de, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleş¬ ¬mediği hususunun öncelikle değerlendirilmesi gerekmiştir. İnceleme konusu somut olayda; Sanığa yüklenen suçun cezası 765 sayılı TCY’nın 492. maddesinin 2. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCY’nın 102/4. maddesi uyarınca bu suçun asli zamanaşımı 5 yıldır. Dava zamanaşımını kesen son işlem sanığın 08.12.2003 tarihindeki sorgusu olup, bu tarihten sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem bulunmamakta, yerel mahkemenin 17.04.2008 tarihli direnme kararından sonra, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığında bulunduğu bir aşamada 08.12.2008 tarihinde asli dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, sanık hakkındaki direnme hükmünün bozulmasına ve bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmelidir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; 1- Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2008 gün ve 166-391 sayılı direnme hükmünün gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle BOZULMASINA,