T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/506 - 2026/132 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/506 KARAR NO : 2026/132 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14.03.2024 NUMARASI : 2023/217 Esas 2024/159 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 03.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/506 - 2026/132 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/506 KARAR NO : 2026/132 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14.03.2024 NUMARASI : 2023/217 Esas 2024/159 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 03.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04.02.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 01.02.2014 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını, araç sürücüsünün de vefat ettiğini, aracın ... Ekip Başkanlığına ait bir araç olup sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olup davacının kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın miktarı belirsiz tazminat davası olarak açıldığını belirterek, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatını 249.950,00 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, kazanın iş kazası sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi ve iş mahkemesinin görevli olması nedeniyle görev yönünden reddi gerektiğini, uzun süreli araç kiralama sözleşmesinden kaynaklı olarak işleten sıfatının kaybı söz konusu olup davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, aracın ... Ekip Başkanlığına kiralanan bir araç olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, usulüne uygun başvuru bulunmadığından dava şartı nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının ve hatır taşımasının araştırılarak tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğu, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın tek taraflı olarak yaptığı kazada yolcu konumunda davacının yaralandığı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 25.10.2023 tarihli raporda davacının engel oranının % 7,2 olduğu, 4 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği, kazanın meydana gelmesinde davacının müterafik kusuru bulunmadığı, araçta hatır amaçlı taşınmadığından hatır taşımasının da mevcut olmadığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 15.02.2024 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar, poliçe limiti ile talep de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile 249.950,00 TL sürekli iş göremezlik ve 50,00 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı toplam 250.000,00 TL'nin 30.08.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olması kaydı ile) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, davanın görevsiz mahkemede ikame edilmiş olup kazanın, davacının ve kazada vefat eden sürücünün çalıştığı ... Ekip Başkanlığına ait araç ile meydana geldiğini, iş mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın uzun süreli araç kiralama sözleşmesinden kaynaklı olarak işleten sıfatının kaybı söz konusu olduğundan davalı sigorta şirketinin zarardan sorumluluğu bulunmadığını, kazaya karışan aracın dava dışı şirkete ait olduğunu, işleten sıfatının kiracıya geçtiğini, mahkemece gerekli araştırma yapılmadan karar verildiğini, kazanın 01.02.2014 tarihinde meydana geldiğini ve davada zamanaşımı süresi aşıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafça davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının araçta yolcu konumunda olması sebebiyle hatır taşıması durumu söz konusu olup mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Davalı vekilinin vekilinin göreve ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar mutlak ticari davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemeleridir. Zorunlu mali sorumluğu sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1483. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle de dava, TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari davadır. Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanun'un 5.maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebiyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aleyhine dava açıldığından mahkemenin görevli olduğu anlaşılmakla göreve ilişkin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. 2-2918 sayılı KTK'nın 109 maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Nizip C.Başsavcılığının 2014/1044 Esas soruşturmasına evrakına göre bir kişinin öldüğü ve davacının yaralandığı trafik kazasının 01.02.2014 tarihinde meydana geldiği, buna göre kazada zamanaşımı süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 66/1-d maddelerine göre 15 yıl olduğu, anılan kazada davacının yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemli davanın 28.03.2023 tarihinde zamanaşımı süresinde açıldığı, 17.02.2024 tarihinde talep artırım dilekçesi ibraz edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğine ilişkin istinaf gerekçesi yerinde görülmemiştir. 3-Davalı vekili hatır taşıması nedeniyle hüküm altına alınan tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, yolcu konumunda bulunan davacının davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçta iş nedeniyle bulunduğu ve olayda hatır taşıması bulunmadığından tazminattan indirim yapılmamasında da isabetsizlik bulunmamaktadır. 4-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, yargılama sırasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 25.10.2023 tarihli raporda davacının engel oranının % 7,2 olduğu, 4 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 15.02.2024 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınmak ve davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu nazara alınarak yazılı şekilde tazminata hükmedilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 17.077,50 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 4.269,38 TL'nin mahsubu ile kalan 12.808,12 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.