10. Ceza Dairesi 2021/5161 E. , 2024/794 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1098 E., 2016/250 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir …
**10. Ceza Dairesi 2021/5161 E. , 2024/794 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1098 E., 2016/250 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 29.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/1098 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık 26.02.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ) "13/03/2015 günü saat 01:50 sıralarında Adana İl Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliğine bağlı ekiplerin Kiremithane Mahallesi, Ecz. Haşim Dalkılıç caddesi üzerinde bulunan Yedegör Kebapçı dükkanı önünde 4-5 kişinin alkol alarak ateş yakarak ısındıklarını görmeleri üzerine yaptıkları kontrolde sanık ...'ın yapılan üst aramasında herhangi bir suç unsuru bulunmadığı, ancak olay yerinde yapılan arama sonucunda şeffaf poşet içerisinde 75 adet uyuşturucu hap bulunduğu, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 2348 numaralı uzmanlık raporu ile olay yerinde ele geçirilen maddelerin MDMA aktif maddelerini içeren ekstazi olduğunun tespit edildiği, Ç.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalının 17/03/2015 tarihli Adli Toksikoloji Analiz Raporu ile sanık ...'un kanında esrar ve Amfetamin ve türevlerinin bulunduğunun tespit edildiği, Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak suçundan yapılan soruşturma neticesinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29/04/2015 tarih ve 2015/16606 Soruşturma, 2015/958 Karar sayılı kararı ile 6545 Sayılı Kanun ile değişik TCK'nun 191/2. maddesi uyarınca sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine, sanığın tedavi ve denetimli serbestliğe tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu kararın 06/05/2015 tarihinde sanığa usulüne uygun tebliğ edildiği, dosyanın Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30/04/2015 tarihli çağrı yazısının 06/05/2015 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edildiği, sanığa tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazına uyması gereken kuralların 08/05/2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın denetim programının gereklerine uygun davranmadığının tespit edildiği, bunun üzerine Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından sanığa denetim programının gereklerine uygun davranması gerektiği hususundaki uyarı tebliğinin 06/08/2015 tarihli sanığa tebliğ edildiği, ancak sanığın denetim planının gereklerine uygun davranmadığının tespit edildiği, sanığın kendisine yüklenen hükümlülüklere ve uygulanan denetimin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle hakkındaki denetimli serbestlik dosyasınnı kapatılmasına karar verildiği, sanığın kendisine uygulanan denetimin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin tespit edildiği, sanığın savunmasında uyuşturucu kullandığı ve kullanmak için bulundurduğunu ikrar ettiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak suçunu işlediği " gerekçesiyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. 29.04.2015 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararının 29.04.2015 tarihinde Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne gönderildiği ancak 06.05.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından çıkartılan ilk çağrı yazısının 06.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, kesinleşme süreleri dikkate alındığında 15 günlük itiraz süresine tabi erteleme kararı tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı, süresi beklenilmeden, dolayısıyla kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararının kesinleşmesi beklenmeden infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak kararın kesinleşmesi halinde infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191inci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, TCK'nın 191inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmü gözetildiğinde dosya kapsamına göre; sanığa Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 30.04.2015 tarihli uyarılı davetname ile 10 gün içerisinde adı geçen müdürlüğe gelmesi konusunda ihtarda bulunulduğu; bu davetten sonra sanığın denetime başladığı, sanığın 31.07.2015 tarihli bireysel görüşmeye katılmaması üzerine, sanığa Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından 06.08.2015 tarihli uyarının tebliğ edilerek ihtarda bulunulduğu; sanığın uyarıdan sonra görüşmelere katıldığı ancak 04.11.2015 tarihli görüşmeye katılmaması üzerine, sanığa yeni bir süre verilerek başvuru yapması konusunda ihtaratta bulunulmadan dosyasının kapatıldığının anlaşılması karşısında; ilk uyarıdan sonra da denetimli serbestlik tedbiri kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışan sanığın, "04.11.2015 tarihli görüşmeye katılmamasının" kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etme olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 3. Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/1098 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.