8. Hukuk Dairesi 2021/17828 E. , 2024/5150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye
**8. Hukuk Dairesi 2021/17828 E. , 2024/5150 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili Pendik ilçesi ... 1293 parsel sayılı 1.046,06 m2 yüzölçümlü taşınmazla ilgili yapılan kadastro çalışmasının 30.10.2018 tarihinde askıya çıkartıldığını, 1293 nolu parselin tamamının 643,34 m2 olarak ... Devlet Ormanı içerisinde bırakıldığını, İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/5 Esas sayılı dava dosyası ile ... 1293 parsel sayılı 1.046,06 m2 miktarlı taşınmaza ilişkin (1292 parsel ile birlikte) yargılamanın devam ettiğini, öncelikle bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, bu nedenlerle 1293 nolu parselin 1.046,06 m2 olan yüzölçümünün 643,34 m2 olarak düzeltilmesine dair tespitin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet yönünden değerlendirme yapılması, husumet düşmüyor ise husumetten reddine karar verilmesini talep ederek, davacılar 6292 sayılı Kanun'un 11 inci madde 10 uncu bendine göre taşınmazın yüzölçümünü düzeltme yetkisinin bulunmadığını iddia etmiş iseler de düzeltme işlemlerinin 7139 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca yapılan değişikliğe göre yapıldığını ve bu hususun 10.08.2018 tarihli tutanağın 1.sayfasında belirtildiğini, Anayasanın 169 uncu maddesinin 2 nci fıkrası gereği devletin mutlak mülkiyetinde bulunan sahalardan olduğundan mülkiyetin Hazine adına tescili gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı ... bakımından davanın usulden reddini talep ettiklerini, dava konusu 1293 nolu parselin tamamının ... Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığını, ... ormanlarındaki ilk tahditin 1942 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre 1/10000 ölçekli krokiye dayalı olarak yapıldığını, bu çalışmalarda 1293 nolu parselin bulunduğu yerin ... ormanı sınırlarında kaldığının tespit edildiğini, daha sonra yapılan 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'un (1744 sayılı Kanun) ile 2 nci madde uygulamasının ise 1981 yılında kesinleştiğini, bu çalışma neticesinde 1293 nolu parselin bulunduğu yerin (103 ve 865 nolu parsel sınırları içerisinde) orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, 3302 Sayılı çalışmalar sırasında düzenlenen 1/5000 ölçekli orman kadastro haritalarının ve ölçü değerlerinin grafik olarak elle çizilmesi nedeniyle ... ile TKGM'nin tescil mevzuatı esasları uymadığından, hataların 3402 sayılı Kanun'un 4/13 maddesi gereğince orman kadastro haritalarına göre düzeltilip, kadastro kontrol mühendisinin yetkisi ve sorumluluğunda aktarılarak, gerekli düzeltmelerin yapıldığını, dava konusu 1293 nolu parselin yüzölçümü ve orman sınırlamasının kanun gereği kadastral değerlere uyularak yapıldığından düzeltme işlemi kadastro müdürlüğünden alınan güncel verilerine dayalı olarak yapıldığını, dava konusu yerde kesinleşmiş orman kadastrosu olduğundan, orman kadastrosu da her hangi bir mahkeme kararı ile iptal edilmediğinden, geçerli ve kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sayılan alanlara ada ve parsel numarası veren ikinci kadastronun mükerrer olduğu için geçersiz sayılacağını, nitekim orman sayılan alanlarda vasfı tayin edebilecek kadastro çalışması orman kadastrosu olup, arazi kadastro ekiplerinin orman sayılan alanlara ilişkin vasıf tayin etmesinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Kartal Tapulama Mahkemesinin 1968/36 Esas, 1968/98 Karar sayılı kararı uyarınca 111 nolu parselin orman sınırlarında kalan bölümleri tespit edilerek bu kısımlar 111 nolu parselden ayrılıp orman alanında bırakılmıştır. Diğer kısımların orman olmadığına ilişkin kesin hüküm oluşmuştur. Mahkeme kararından sonra yeniden bir orman tahdit çalışması yapılmamıştır. Kesin hüküm nedeniyle 111 parselin diğer kısımları hakkında orman tahdidi içerisinde kaldığı gerekçesi ile işlem yapılamaz." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.