T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1501 KARAR NO : 2025/1397 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/09/2024 NUMARASI : 2024/91 Esas 2024/463 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1501 KARAR NO : 2025/1397 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/09/2024 NUMARASI : 2024/91 Esas 2024/463 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 03/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davaya konu deponun sigortalandığı yerde 2017 yılında yangın çıktığını, depoda meydana gelen yangın nedeniyle müvekkilinin depoda bulunan 455 ton malzemenin hasar gördüğünü, hasar görmesi sebebiyle davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketin poliçede yer alan iki adresinde doğru düzgün bir adres olmadığından bahisle zararı ödememek için her türlü çareye başvurduğunu, bu sebeple 24/10/2018 tarih ve 27401sayılı ihtarname ile davalı sigorta şirketine bildirimde bulunulduğunu, davaya konu sigorta poliçesi kapsamında alınan emtia hasarına karşılık HMK 107. Maddesi uyarınca dava değerini artırmak kaydıyla 301.952,50 euro + 100,00 euro'nun TBK. 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki kur üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi; Yangın olayının gerçekleştiği depo için poliçe düzenlenmediğini ve müvekkili şirket tarafından teminat verilmediğini, yangın olayının Denizli İli Bozburun mahallesi Gıda Toptancılar sitesi 7120 sokak, J Blok ... Merkezefendi adresinde meydana geldiğini, ilgili döneme ait 13.02.2018-13.02.2019 vadeli ... nolu abonman poliçe ile riziko adresinin ise ''Akhan Mah. Denizli çevre yolu ..Denizli'' adresi olduğunu, davacıya ait hiç bir poliçede yangın hadisesinin meydana geldiği adresin riziko adresi olarak belirtilmediğini, aynı şekilde 14 günlük sürede itiraz edilmediğini, davanın bina malikine, kiraya verene ve ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini, poliçede emtia teminatı bulunmadığını ayrıca değerlerin örtüşmediğini, eksik sigorta söz konusu olduğunu bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Mahkemece, " taraflar arasında iş yeri abonman sözleşmesi (sigorta poliçesi) olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın 02/09/2018 tarihinde meydana gelen yangın yerinin sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı hususunda olduğu, davacı şirket adresinin ticaret sicil kaydına, vergi kaydına ve iş yeri açma ruhsatına göre ''Akhan Mahallesi 238 sokak ... Pamukkale-Denizli'' olduğu, yangının (rizikonun) meydana geldiği yerin ise ''Bozburun Mah. Gıda Toptancılar Sitesi 7120 Sokak J Blok ... Merkezefendi-Denizli'' adresi olduğu, yangının meydana geldiği adresin sigorta poliçesi kapsamında olmadığı, davacının iddialarının aksine yangının meydana gelen yerin sigorta poliçesi kapsamında olduğunun kanıtlanamadığı, yangın olayından önce hasar gören emtianın bulunduğu yerin poliçeye eklenmesi hususunda davacının zeyil talebinde bulunmamış olduğu, bu hususta ek prim ödemesi yapılmamış olduğu anlaşıldığından, davacının davalıdan aralarındaki sigorta poliçesi gereğince oluşan hasar bedelini talep etmesinin hukuken mümkün bulunmadığı" kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.Verilen karar davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dairemizin 20/12/2023 tarih 2020/2352 E. 2023/1822 K. Sayılı ilamı ; " ... Davacı vekilince sözleşme aslı ya da onaylı sureti dosyaya ibraz edilemediğinden aslının yada onaylı suretinin ibrazı talep edilmiş olup davalı vekili, sözleşmeler sistem üzerinden düzenlendiğini, ıslak imzalı olmadığını, takdir edilirse Genel Müdürlük'ten bu hususun sorulabileceği beyanı üzerine mahkemece 13/02/2018 / 13/02/2019 dönemine ilişkin ...-6 numaralı İşyeri Abonman Poliçesinin aslı sigorta şirketinden celbi talep edilmiş ise de sigorta şirketine yazılan müzekkereye davalı vekilince cevap verildiği, sisteme kayıtlı bilgisayar çıktısı olarak alınmış poliçe ve eklerinin ibraz edildiği görülmüştür.Dosyaya sunulan 14/02/2018 düzenleme tarihli 13/02/2018-13/02/2019 dönemine ait ...-6 nolu poliçede sigortalı işyerinin faaliyet konusunun : "Kablo Fabrikası", riziko adresinin : "Akhan Mah. Denizli Çevre Yolu Zemin Kat Pamukkale Merkez" şeklinde, 17/08/2018 düzenleme tarihli 17/08/2018-13/02/2019 dönemine ait ...-6 nolu poliçe ekinde sigortalı işyerinin faaliyet konusunun ve riziko adresinin aynı şekilde, kablo fabrikası ve Akhan Mah. Denizli Çevre Yolu Zemin Kat Pamukkale Merkez olarak, akabinde yangından sonra 03/09/2018 düzenleme tarihli 03/09/2018-13/02/2019 dönemine ait ...-6 nolu poliçe ekinde de sigortalı işyerinin faaliyet konusunun ve riziko adresinin, kablo fabrikası ve Akhan Mah. Denizli Çevre Yolu Zemin Kat Pamukkale Merkez olarak gösterildiği, son sayfasında, Poliçeye Konu Emtealar Aşağıdaki İki Adreste Bulunmaktadır. 1-Akhan mahallesi 238. Sok. ... Denizli ve 2- Bozburun mah. Gıda toptanılar sit. 7120 sokak, J blok ... DENİZLİ" ifadesine yer verildiği görülmüş ise de söz konusu poliçe asılların celbi için sigorta şirketine yazılan müzekkereye davalı vekilince cevap verildiği ve ibraz edilen bilgisayar çıktılarının, sisteme kayıtlı belgeler olup olmadığı usulünce teyit edilmediği görülmüştür. O halde davalı sigorta şirketine tekrardan müzekkere yazılarak 13/02/2018- 13/02/2019 dönemine ilişkin ...-6 numaralı İşyeri Abonman Poliçesinin ve varsa önceki dönemlere ait poliçe asıllarının gönderilmesinin istenmesine, şayet poliçenin sistem üzerinden düzenlendiği bildirilmesi halinde davalı sigorta şirketinin sistemindeki kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle söz konusu döneme ve önceki dönemlere ait (cevap dilekçesinde aynı şekilde 2015/2016 dönemine ait sigorta poliçesi çıktısı sunulduğu görüldüğünden) tüm kayıtlar çıkartılarak dosyaya ibraz edildiği şekilde riziko adresinin "Akhan Mah. Denizli Çevre ...olarak " kararlaştırılmış ise hasarın meydana geldiği Bozburun Mah. Gıda Toptancılar Sitesi 7120 Sokak J Blok ... Merkezefendi-Denizli adresinde bulunan binanın, davacı şirketin mevcut üretim tesisi depolama alanı yeterli olmadığı için 2017 yılının son günlerinden itibaren kullanılmaya başlandığı gözetilerek söz konusu poliçenin davacı şirketin üretim tesisinin bulunduğu ......Pamukkale/Denizli adresindeki fabrika için teminat altına alındığı kabul edilerek davanın reddine, aksi halde söz konusu poliçenin sigortalının depo olarak kullandığı hasarın meydana geldiği riziko adresinin de teminat kapsamına alındığı tespiti halinde işin esasına geçilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararında sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece ; "...Bozma ilamı gereği davalı sigorta şirketinden 13.02.2018/2019 dönemine ait ...-6 numaralı iş yeri abonman poliçesi ve önceki dönem poliçe asılları istenmiş davalı yanca sunulan poliçe evrakları incelendiğinde ıslak imzalı olmadıkları görülmüştür. Bu defa bozma ilamı gereği davalı şirketin sistemindeki kayıtların incelenmesi hususunda teknik bilirkişi görevlendirilmiş, bilirkişi raporunda yangın olayının meydana geldiği 02.09.2018 tarihinden öncesi için düzenlenmiş en eski tarihli poliçenin 2007 yılına ait olduğu yangın olayından önceki poliçelerde adres olarak " Akhan mah. Denizli Çevre yolu zemin kat Pamukkale merkez" olarak bildirim yapıldığı, 03.09.2018 tarihli yani yangın olayından sonra düzenlenmiş poliçede ise en alt kısımda yangının meydana geldiği yerin de poliçe kapsamına alındığı görülmüştür. Ayrıca raporda davacı şirkete ait sistemde bulunan tüm poliçelerin ve zeyilnamelerin dosyada olduğu fiziki olarak bulunduğu tespiti yapılmıştır. Her ne kadar bu raporda davalı sigorta şirketinin log kayıtlarını tutmadığı, veri güvenliği anlamında sağlıklı bir yapı olmadığı veriler üzerinde oynama yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği yönünde görüş bildirilmiş ise de esasen davacının zaten poliçelerin değiştirildiği veya yangın olayının meydana geldiği yerin de olay tarihinden önceki poliçelerde yer aldığı, bildirildiği yolunda bir iddiası bulunmamaktadır. Davacı taraf safahattaki dilekçelerinde davalının bilgilendirme yükümlülüğüne uymadığını bu nedenle hasarın teminat kapsamında olduğunu ileri sürmektedir. Yargıtay 17. HD. 2018/4599 E,2018/10438 K. Sayılı ilamında "...Taraflar arasında düzenlenen ticari risk sigorta poliçesi klozlarına göre; 600.000,00 TL'lik teminatın kasa teminatı olarak kuyum emtiası için verildiği ve bu zararın teminat dahili olması için bazı şartların yerine getirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; Altın vb. kıymetli taşlar yangına dayanıklı aktif kilit sistemi bulunan kasada; diğer değerler kilit altında saklanacak, yangın tüpleri bulundurulacak, Bekçi, kamera sistemi, alarm sistemi bulunacağı, bu şartlar yerine getirilmezse poliçede verilen teminatlar geçerliliklerini yitireceği belirtilmiştir. Yani; poliçe klozlarına göre işyerindeki altınların kasada saklanacağı bildirilmiştir. Davaya konu hırsızlık olayı ise; kasanın dışında bulunan işyerinin vitrininde bulunan altınların çalınması suretiyle gerçekleşmiştir. Sigortalının klozda gösterilen şartları sağlamadığından davalı sigorta şirketi dava konusu rizikonun teminat kapsamında olmadığını savunmuş olmasına göre açıklanan nedenlerle rizikonun teminat dışı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı sigortalı ise; bu savunmaya karşılık olarak dava konusu poliçenin düzenlenmesinden önce yürürlükte olan Bilgi Edinme Yönetmeliği’ne göre; kendisine poliçe teminatının dışında kalan hallerin bildirilmediğini belirtmiştir. Mahkemece bu savunmaya itibar edilerek yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak taraflar arasında dava konusu poliçenin düzenlenmesinden önce başka poliçeler de düzenlenip düzenlenmediği sorulması üzerine getirtilen önceki poliçelerde de aynı hükümlerin düzenlendiği anlaşılmıştır. Aynı şartlarla yapılan bu sigorta sözleşmelerine herhangi bir itiraz olmadığına göre; davacı taraf artık Bilgi Edinme Yönetmeliği’ne göre poliçe bilgilerinin kendisine tebliğ edilmediği savunmasında bulunamaz..." belirtmiştir. Somut olayda her ne kadar davacı yan davalının bilgilendirme yükümlülüğüne uymadığını ileri sürmüş ise de 03.09.2018/2019 tarihli ... 6 numaralı son poliçe incelendiğinde yenileme sayısının 10 olduğu, yani 10 defa yenilendiği görülmektedir. Önceki dönem tüm poliçelerde davalının riziko adresi belli olup olay tarihinden bir gün sonra davacı düzenlettirdiği poliçede söz konusu yangın olayının meydana geldiği yeri de poliçe kapsamına sokmuştur. 10 defa yenilenmiş bir poliçede davacının davalının bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği yolundaki iddiası yerinde olmayıp bu kadar uzun süre yenilenmiş poliçelerin tamamında davacının eski adresi bulunmaktadır.Sigorta sözleşmesi özünde iradi bir akit olup sigorta şirketini poliçe düzenlemeye mecbur tutacak bir yasal düzenleme mevcut değildir. Görüldüğü üzere davacı yanca olaydan bir gün sonra olayın meydana geldiği ve davacı yanca depo olarak kullanılan yer sonraki poliçe kapsamına alınmış ise de olay tarihinde hasar gören emtianın bulunduğu yerin poliçeye eklenmesi hususunda davacının zeyil talebi olmadığı, bu hususta ek prim ödemesi de yapmadığı anlaşıldığından bozma ilamı gereği davanın reddine " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; davalı sigortacının TTK 1424. maddesindeki emredici hükmüne aykırı davrandığını, ıslak imzalı ve/veya elektronik imzalı herhangi bir poliçeyi davacı şirkete teslim etmediği gibi davacı şirketin ıslak imzalı/elektronik imzasını barındıran herhangi bir sözleşme ibraz etmediğini, poliçeler davalı yan tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, TTK 1423 maddesi gereği aydınlatma yükümlülüğü yerine yerine getirilmemiş olması nedeniyle, poliçelerdeki adres sorunu, davaya konu edilen hasarın meydana gelmesi ile ortaya çıktığını, yangın sonrasında derhal zeyilname düzenlenerek, müvekkil şirketin hem merkez hem de depo adresleri poliçelere ekletildiğini, davalı yan kayıtlarının güvensiz olduğu 16.05.2024 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalı yan tarafından kullanılan as/ 400 isimli sistemin eski bir sistem olduğu, bu sistemde log kaydı tutulmadığı, bu sistemin teknik olarak sağlıklı olmadığı, sistemde bulunan verilerin doğruluğunun ve veriler üzerinde herhangi bir oynama yapılıp yapılmadığının garanti edilemeyeceği açıkça ifade edildiğini, yangının müvekkil şirketin kiracı olduğu "bozburun Mah. Gıda Toptancılar Sitesi 7120 Sokak J Blok ...Merkezefendi/Denizli" adresinde meydana geldiğini ve bu adresin davalı yan tarafından bilindiğini belirterek ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, “ İşyeri Sigorta Poliçesi “ kapsamında hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda uyuşmazlık ; dosyaya ibraz edilen 01/12/2017 tarihli kira sözleşmesi ile davacı tarafından ardiye ve depolama yeri olarak kiralanan ''Bozburun Mah. Gıda Toptancılar Sitesi 7120 Sokak J Blok ... Merkezefendi-Denizli'' adresinde bulunan binada 02/09/2018 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle oluşan hasarın yangın poliçesi kapsamında teminat altına alınıp alınmadığına ilişkindir. Davacı vekilince sözleşme aslı ya da onaylı sureti dosyaya ibraz edilemediğinden aslının yada onaylı suretinin ibrazı talep edilmiş olup davalı vekili, sözleşmeler sistem üzerinden düzenlendiğinden dairemizin kaldırma kararı uyarınca davacının, davalı şirket ile yangın olayının meydana geldiği 02.09.2018 tarihinden öncesi için düzenlenmiş olduğu tüm poliçeler ile bu tarih sonrasında düzenlenmiş poliçeler incelenmek sureti ile riziko adresi olarak poliçelerde belirlenen adresin tespiti bakımından davalı şirketin sistemindeki kayıtlar üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle bilişim uzmanı bilirkişisinden alınan 11/05/2024 tarihli raporda ; " Önceki ve sonraki dönemlere ait kesilen poliçeler sistem üzerinde incelenip ekran görüntüleri alındığı, davalı yanca sunulan poliçelerin sistem üzerinden düzenlendikleri görüldüğü, istinaf bozma kararı gereği davalı şirketin sistemindeki kayıtlar üzerinde yapılan incelemede; yangın olayının meydana geldiği 02.09.2018 tarihinden öncesi için düzenlenmiş ki en eski 2007 yılına ait poliçe tespit edildiği, poliçelerde adres olarak "Akhan Mah. ... olarak " olduğu görüldüğü, yangın olayının meydana geldiği 02.09.2018 tarihinden sonraki düzenlenmiş poliçelerde bu adres olduğu, sadece 03.08.2019 başlangıç tarihli poliçede poliçenin alt kısmında poliçeye konu emtealar aşağıdaki iki adreste bulunmaktadır denildiği, bu adreslerin “1- Akhan Mahallesi 238. Sk. ... Denizli ve 2- Bozburun mah.. ... Denizli” adresi belirtildiği, davalı şirketin sistemindeki davacı şirkete ait tüm poliçelerin sistemde olduğu ve sistem üzerinde teyit edildiği, Sistemin ve logların teknik olarak güvenliği hususunda yaptığımız incelemede; AS/400 lerde yeni sistemler gibi veri tabanı olmadığı için LOG kayıtları bulunmadığı, bu hususta davalı şirketin IT biriminden BT yazılım geliştime uygulama mimari biriminden ... ile online görüşmemizde sistem veritabanındaki verilerin üzerinde oynanıp oynanılmadığı, hususunda nasıl bir güvenlik uygulaması yaptıkları sorulduğunda Erhan bey, log kaydı tutulmadığını, poliçelerde hata olması dururmunda 2 yöntemle düzeltildiğini, ya poliçe iptal edilip yeniden kesilebildiğini, yada poliçe için düzeltme talebi açıldığını ve bu işlemi IT birimi tarafından(poliçe düzeltme) yapıldığın belirttiği, teknik olarak veri güvenliği anlamında sağlıklı bir yapı olmadığ yani sistemde bulunan verilerin sıhatli doğru olduğu yani verilerin üzerinde oynanma yapılıp yapılmadığı hususunda teknik olarak garanti verilemeyeceği" yönünde değerlendirme ve tespitte bulunmuştur.Dosya kapsamına göre; davacı şirketin işyeri adresinin ve üretim fabrikasının "Akhan Mahallesi 238 sokak...Pamukkale/Denizli "adresinde bulunduğu ancak yangının sonradan depo olarak kullanılan "Bozburun Mah. Gıda Toptancılar Sitesi 7120 Sokak J Blok ... Merkezefendi-Denizli'' adresinde bulunan binada çıktığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Nitekim davacı vekili dava dilekçesinde "davacı şirketin mevcut üretim tesisi depolama alanı yeterli olmadığı için 2017 yılını son günlerinde kiraladığı ve bilhare kullanmaya başladığı bir depo kiraladığını" beyan etmiştir. Her ne kadar dosyaya sigorta poliçesinin aslı yada onaylı sureti sunulamamış, sistem kayıtlarının çıktıları ibraz edilmiş ise de ibraz edilen çıktıların davalı şirketin sistem kayıtları ile uyumlu olduğu, olay tarihi de dahil önceki tüm poliçelerde (rizikonun gerçekleştiği tarihte geçerli olan 13/02/2018-2019 dönemine ilişkin ...-6 numaralı işyeri Abonman Poliçesi de dahil) riziko adresinin "Akhan Mahallesi 238 sokak...Pamukkale/Denizli "adresi olduğu, davaya konu davacının depo olarak kullandığı "Bozburun Mah. Gıda ... Sokak J Blok ... Merkezefendi-Denizli' adresinde çıkan yangından bir gün sonra düzenlenen 03/09/2018 tarihli ek poliçede olayın meydana geldiği yangın yerinin, poliçe kapsamına alındığı anlaşılmıştır.Davacı vekili diğer yandan, davalı sigortacının TTK 1424. Maddesindeki emredici hükmüne aykırı davrandığını, ıslak imzalı ve/veya elektronik imzalı herhangi bir poliçeyi davacı şirkete teslim etmediği gibi davacı şirketin ıslak imzalı/elektronik imzasını barındıran herhangi bir sözleşme ibraz etmediğini, davalının TTK 1423. Maddesi uyarınca aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürmüştür."Sigorta Poliçesi Verme Yükümlülüğü" başlıklı Türk Ticaret Kanunu'nun 1424. Maddesi : "(1) Sigortacı; sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmidört saat, diğer hâllerde onbeş gün içinde, yetkililerce imzalanmış bir poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlüdür. Sigortacı poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumludur.(2) Sigorta ettiren poliçesini kaybederse, gideri kendisine ait olmak üzere, yeni bir poliçe verilmesini sigortacıdan isteyebilir.(3) Poliçenin verilmediği hâllerde, sözleşmenin ispatı genel hükümlere tabidir."Sigortacının borç ve yükümlülükleri arasında yer alan Aydınlatma Yükümlülüğünün düzenlendiği TTK'nın 1423. maddesinde; "(1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar.(2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. (3)Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemesini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; davalı sigortacı, TTK 1424/1 maddesi gereği on beş gün içinde yetkilerce imzalanmış poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlü ise de poliçenin davalı tarafça verilmemiş olması, iddia olunduğu gibi yangına konu davalı şirketin depo olarak kullandığı yerin sigorta teminat kapsamına alındığı anlamına gelmeyecektir. Nitekim aynı yasanın 1424. Maddesinin üçüncü fıkrasında poliçenin verilmediği hallerde, sözleşmenin ispatı genel hükümlere tabi olduğu düzenlenmiştir. Davalı sigortacının sistem kayıtlarına göre rizikonun gerçekleştiği 02/09/2018 tarihini kapsayacak şekilde düzenlenen poliçede riziko adresi "Akhan Mahallesi k...Pamukkale/Denizli" olarak düzenlenmiştir. Bu durumda davacının, rizikonun gerçekleştiği yani yangının meydana geldiği davacı şirketin depo olarak kullandığı yerin de riziko teminat kapsamına alındığını ispatlaması gerekmektedir. Diğer yandan davacının, söz konusu imzalı poliçenin kendisine verilmediği, aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranıldığına ilişkin TTK 1423/2 maddesi uyarınca yasal süresi içinda yazılı bir itirazı bulunduğu yahut bu yönde çekince koyulduğu iddia ve ispat edilmemiştir. O halde olaydan bir gün sonra olayın meydana geldiği ve davacı tarafça depo olarak kullanılan yer, sonraki poliçe kapsamına alınmış ise de olay tarihinde hasar gören emtianın bulunduğu yerin; poliçeye eklenmesi hususunda davacının zeyil talebi olduğu, bu hususta ek prim ödemesi de yapıldığı, dolayısıyla riziko teminat kapsamına alındığı ispata elverişli yasal delillerle ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcın mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/12/2025