T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/263 ( ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/441 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2024 ESAS-KARAR NO : 2024/471 E - 2024/737 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tesp…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/263 ( ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/441 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2024 ESAS-KARAR NO : 2024/471 E - 2024/737 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2019/8601 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin senette lehtar olduğunu, ancak protesto yapılmadan alacak hakkı doğmadığı halde davalı yanca icra takibi yapıldığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davacı iddialarının şikayet nedeni olduğunu, bu şikayetin ise ödeme emrinde de açıkça yazdığı üzere 5 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması gerektiğini, ancak bu hakkın süresinde kullanılmadığını, davacının borcu olmadığını iddia etmediğini ve bu yönde bir beyanda bulunmadığını, 25.06.2019 tarihinde açılmış icra takibinde 4 yıl geçtikten sonra sadece bononun protesto olmadığı için menfi tespit davası açılması davacının kötü niyetli olduğunun bir göstergesi olduğunu, taraflar arasında temel ilişki bulunduğunu bildirerek davanın reddi ile müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığını, taraflar arasındaki kira sözleşmesi kapsamında teminat olarak verilen bonodan dolayı, davacının, davalıya borçlu olup olmadığı, teminat riskinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarından kaynaklandığı, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, bu hususta dosya kapsamına delil sunulduğu, temel ilişkinin varlığı ispat edildiğinden ve davacı yanca ödeme hususu iddia ve ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ancak mahkemece hatalı olarak bu yönde bir beyanları olmamasına karşın görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğundan bahisle belirleme yapıldığı bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık görevli mahkeme noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dava konusu senette davacı lehtar ciranta, davalı ise ciro ile senedi alan hamil konumundadır. Davacı, davalının ödememe protestosu çekmediğini, kendisine karşı başvuru hakkı olmadığını bu nedenle takip nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiştir. Dairemizin 07/06/2024 tarih 2023/1404 E. 2024/791 K. sayılı kararı ile “Somut olayda, mahkemece, dava konusu senedin davalının temel ilişkiye dayalı alacağı bakımından yazılı delil başlangıcı olduğunun kabulü ile ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek, davalıya temel ilişkiyi kanıtlama imkanı verilip, bu konudaki delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay 19. HD. 2018/2177 E, 2020/35 K ve 23/01/2020 T. Sayılı vb kararları)” gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, davalı yanca temel ilişkiye dayanak teşkil eden delilleri dosya kapsamına sunulmuştur. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalı yanca dosya kapsamına temel ilişkinin ispatı için sunulan tüm delillerin davacı yanın müşterek borçlu davalının kiralayan olduğu kira sözleşmesi ve bu sözleşmeden kaynaklanan ihtilafa ilişkin olmasına, davacı yanın ceza soruşturması kapsamındaki beyanlarına, takip konusu bono teminat ya da ödeme amacıyla verilmiş olsa dahi taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığının anlaşılmış olmasına göre davalı vekillinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a.maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 10/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."