T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/63 KARAR NO : 2026/231 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/09/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile olan dostane ilişkisi ve kişisel güvenine dayanarak söz konusu şirketlerde faaliyet göstermek üze…
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/63 KARAR NO : 2026/231 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/09/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile olan dostane ilişkisi ve kişisel güvenine dayanarak söz konusu şirketlerde faaliyet göstermek üzere davalıya ortaklık teklif ettiğini, şirketlerin kuruluşundan itibaren tüm faaliyetlerin birlikte yürütülmesi her türlü yükün birlikte sırtlanması düşüncesi ile yola çıkıldığını, sürecin en başından bu yana davalı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkilinin şirketlerin kuruluş giderlerinden altyapı yatırımlarına, günlük ticari faaliyet giderlerinden stratejik yatırım harcamalarına kadar olan süreçte tüm mali yükümlülükleri tek başına üstlendiğini, davalı ise gerek bu süreçteki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ortaklıktan kaynaklı finansal sorumluluklarını sistematik biçimde yerine getirmekten kaçındığını, davalının bu harcamalarda ki payı 1.652.343,38-USD olduğunu beyan ederek davalının .... Ltd. ve ... isimli firmalardan alacağı tutar ve diğer malvarlığı üzerine, dava konusu edilen alacağı karşılar mahiyette olduğundan tayin edilecek yere depo edilmesi ve nemalandırılması için teminatsız olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verilmesini, iş bu talebin kabul görmemesi halinde ise makul bir teminat tutarı gözetilerek ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, yapılacak yargılama neticesinde haklı davamızın kabulü ile 1.652.343,38-USD alacağın 29.07.2025 (arabuluculuk ve ihtarname) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu alacağa dair harcı tamamlamadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, tarafların arasında akdedilen herhangi bir sözleşmenin olmadığını, dolayısıyla herhangi bir alacağında söz konusu olmadığını, davacının ortak olduğu şirketlerin varsa karşıladığı mali yükümlülükleri ancak şirketlerden talep edebileceği, bu nedenle müvekkilinin davalı sıfatına haiz olamayacağını, Türk Borçlar Kanunu'nun 99ncu maddesinde sayılan şartlar bulunmadığından talebin yabancı para cinsinden istenemeyeceğini, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 329ncu maddesi ile aynı Kanunun 480nci maddesi kapsamında ortağın sorumluluğunun, taahhüt ettiği sermayeyi ödemekten ibaret olduğunu, dolayısıyla ortağa taahhüt ettiği sermaye dışında başka bir külfet yüklenemeyeceğini, taahhüt edilip de ödenmeyen sermaye borcu varsa bunun talep ve dava hakkının sermaye taahhüdünde bulunulan şirkete ait olduğunu, davacının bu konuda talep ve dava hakkının bulunmadığını, davacının mali yükümlülük ve taahhüt edilen sermaye dahil olmak üzere her ne nam altında olursa olsun ödediğini, başka bir ifadeyle şirketlere verdiği borçların yine şirketten istenebileceğini, müvekkili tarafından kendi nam ve hesabına ne ad altında olursa olsun şirketlere davacı tarafından para ödenmesine yönelik talep, onay ve muvafakatinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkememizin 19/12/2025 tarihli celsesinde, davacı tarafın tensip zaptının 11.nolu ara kararı ile verilen süreye rağmen eksik harcı tamamlamaması ve tarafların davayı takip etmemeleri nedeniyle davanın taraflardan bir tarafından yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Harçlar Kanunu 30. maddesinde: Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. 6100 sayılı HMK' da “işlemden kaldırma” madde 150/4’te "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/3 maddesinde: '' Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. Davacının davasının işlemden kaldırıldığı tarih olan 19/12/2025 tarihinden itibaren yasal 3 aylık süre içinde dosyanın yeniden işleme konulması dilekçesi sunmadığı, eksik harcı tamamlamadığı anlaşılmakla HMK.150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 Sayılı Kanunun 150.md/5 f uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 732,00TL karar harcının peşin yatırılan 28.217,90TL harçtan mahsubu ile artan 27.485,90TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7. maddesi gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye Katip