(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/2980 E. , 2010/5571 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı ... ... ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: ''Mahkemece dav…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/2980 E. , 2010/5571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı ... ... ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: ''Mahkemece davanın reddine dair verilen 07.11.2001 tarihli karar davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 20.03.2003 tarihli ilamı ile yöntemine uygun olarak yapılacak inceleme ve araştırma sonunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde (A) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımlarının üzerinde halen 80-100 yaşlarında karaçam ağaçları ile 120-150 yaşlarında ... ağaçları bulunduğu, orman ağaçlarından oluşan bu kısımların özel mülkiyete konu olamayacağı, bu nitelikteki taşınmazda zilyetliğe itibar edilemeyeceği (ki zilyetlikte mevcut değildir) ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu göz önüne alınarak bu kısımlara yönelik olarak Hazinenin açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği bildirilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gereği yerine getirilmemiş, (A1) ve (A2) ile gösterilen toplam 6732.93 m2'lik kısmın orman niteliği ile Hazine adına tesciline (B) ve (C) kısımlarına yönelik davanın reddine karar verilmiştir Ayrıca bozma kararı öncesi mahallinde yapılan keşif sonucu fenni bilirkişi Azmi Saka tarafından düzenlenen 23.10.2001 tarihli kroki ve raporda (A) kısmının yüzölçümü 7363.16 m2, (B) kısmının yüzölçümü 4057.24 m2 ve (C) kısmının yüzölçümü 1394.27 m2 olarak hesaplandığı halde bozma sonrası yapılan keşif sonucu düzenlenen fenni bilirkişi raporlarında (A) kısmının yüzölçümü 6732.93 m2, (B) kısmının yüzölçümü 4135.67 m2 ve (C) kısmının yüzölçümü 1967.10 m2 olarak hesaplanmış ve taşınmazın gerçek yüzölçümünün 12835.70 m2 olduğu ve farkın kadastro sırasında alan hesaplamasının yanlış yapılmasından kaynaklandığı, taşınmazın yüzölçümünün 12835.70 m2 olarak düzeltilmesi gerektiği bildirilmiştir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmamış, bilirkişi raporları arasındaki mübayenet giderilmemiş ve farkın neden kaynaklandığı açıklattırılmamıştır.