(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/35215 E. , 2013/28615 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ... ile 2011-2014 yılları arasında 2,5 yıllık futbol sezonu için teknik direktör sözleşmesi imzaladıklarını ve muaccel olan bir kısım ücretlerinin ödenmedği…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/35215 E. , 2013/28615 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ... ile 2011-2014 yılları arasında 2,5 yıllık futbol sezonu için teknik direktör sözleşmesi imzaladıklarını ve muaccel olan bir kısım ücretlerinin ödenmedğini belirterek ödenmeyen ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı taraf, usulüne uygun tebligata rağmen beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, davacının teknik direktör olarak çalıştığı ve iş kanunu kapsamında olmadığı belirtilerek Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Kararı süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından ... hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca, “sporcular” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 23.05.1960 tarihli, 11-10 sayılı ve 10.05.1974 gün, 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına düzenlenen hükümlerin, işçiler yararına yorumlanması asıldır. Sporla doğrudan uğraşan sporcunun İş Kanunu kapsamında kalmadığı açıktır. Ancak, doğrudan aktif spor yapmayan, sporcuyu spor yapması için hazırlayan antrenör ile görevi daha çok direktif vermek olan ve takımı başarıya ulaştırma görevi de bulunan teknik direktörün sporcu sayılmaması ve İş Kanunu kapsamında bir işçi olarak kabul edilmesi gerekir. Bu sebeple antrenör veya teknik direktör ile kulüpleri işveren arasındaki iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarının iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan teknik direktör sözleşmesi içeriğine göre, davacı profesyonel takım antrenörü olarak çalışmıştır. Müsabakalarda takımın başında olmak, disiplinini sağlamak, kamp hazırlıklarını yapmak gibi görevleri bulunmaktadır. Ancak yarışma ve müsabakalara aktif sporcu olarak katılmamaktadır. Davalı tarafça bu durumun aksi iddia edilmiş de değildir. Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.12.2013 günü oybirliği ile karar verildi.