1. Hukuk Dairesi 2016/6308 E. , 2019/1772 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla duruşma isteği değerden reddedilerek dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- D…
**1. Hukuk Dairesi 2016/6308 E. , 2019/1772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla duruşma isteği değerden reddedilerek dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaasu hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar, kızları olan mirasbırakan ...’un 10.12.2014 tarihinde eşi olan davalı ... tarafından kasten öldürüldüğünü, mirasbırakanın 11.03.2013 tarihinde davalının ailesinin baskısı sonucu 37 parselde kayıtlı 5 nolu bağımsız bölümü hiç bir bedel ödenmeksizin davalıya temlik etmek zorunda kaldığını, işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek devir işleminin iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı vasisi, taşınmazın mirasbırakan ve kardeşi ...'ın kredi borçlarını ödemesi karşılığında kısıtlı adına devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1968 doğumlu mirasbırakan ...’un 10.12.2014 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davacı anne ve babası ile davalı eşinin kaldığı, çekişme konusu 1179 ada 37 parsel sayılı taşınmazın 11.03.2013 tarihli satış işlemi ile davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerindeöngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.