İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, hukuki bilgisi bulunmadığından da takibe…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1572 KARAR NO : 2026/23 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/06/2023 NUMARASI : 2022/732 E. - 2023/474 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, hukuki bilgisi bulunmadığından da takibe itiraz edemediğini, takibin kesinleştiğini, müvekkili hakkında haciz işlemlerinin tesis edildiğini, takibe konu senetten doğan bir borcunun bulunmadığını, aralarında ticari ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin senetleri yalnızca dükkanın devrine ilişkin teminat olarak verdiğini, imzalı ve boş olarak teslim edilen senetlerin kötü niyetli olarak ele geçirilerek boş senedin doldurularak heline haksız menfaat elde etmek amacıyla müvekkil aleyhine icra takibinde bulunduğunu, bu sebeple davalı tarafın icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun sabit olduğunu, davalının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Takip dosyası ve dayanak bono incelendiğinde, 20/8/2022 vade tarihli senedin, davacının iddiasının aksine davalı ... lehine keşide edildiği anlaşılmıştır. Davacının, senedi ilk ve boş olarak dava dışı kardeşi lehine keşide ettiğine dair yazılı bir belge sunmadığı, öte yandan açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, takip alacaklısının bonoyu anlaşmaya aykırı olarak doldurduğu iddiasının davacı borçlu tarafından İİK'nın 169/a-1 maddesinde belirtilen alacaklı tarafça ikrar edilen ya da resmi delillerle ispat etmesi gerektiği ancak bu yönde ispat faaliyetinde bulunulmadığı anlaşılmıştır. Yemin deliline dayanıldığından davacı yana yemin teklif edip etmeyeceği hatırlatılmış, davacının yemin teklif etmek istemesi üzerine talimat mahkemesi marifetiyle davalıya yemin teklif edilmiş, davalı 5/4/2023 tarihli talimat duruşmasında davacı ile ticari ilişkisi olduğu ve davacının kendisine borçlu olduğuna dair yemin etmiştir. Davacının senet nedeniyle davalı yana borçlu bulunmadığını ispat edemediğinden sübut bulmayan Davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki söz konusu olmadığından müvekkilinin davalıya somut olay açısından borcu bulunmadığını, Davalının, müvekkilinin kardeşi dava dışı ...'ın ticari ortağı olduğunu, davanın müvekkilinin dava dışı kardeşi ...'a boş olarak teminat karşılığı teslim ettiği senetleri kayıp olduğu gerekçesiyle iade alamaması, bu senetlerin kötü niyetli bir şekilde amaç dışı doldurularak, haksız menfaat elde edilmeye çalışılmasından kaynaklandığını,-Dava dilekçesi ekinde sunulan müvekkili ile davalı arasındaki yazışmaların uyuşmazlık konusu miktar bakımından yargılamada davanın ispatı hususunda değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle beraber senetle ispat zorunluluğu bulunsa dahi taraflarınca sunulan yazışmalar gereği tanık dinlenilmesine kanunca izin verildiğini, İlk derece mahkemesi kararında gerekçe olarak gösterilen ve müvekkilinin davalı lehine senet keşide ettiği kanısının gerçeği yansıtmadığını, bu hususun ancak, yazışmaların delil başlangıcı olarak değerlendirilip taraflarına dinletilecek tanıklarla ispatlanacağını, -6100 sayılı HMK madde 203 hükmüyle senetle ispat zorunluluğu bulunan bazı durumlarda tanık dinlenebileceğinin düzenlendiğini, ancak yargılama aşamasında dosyaya sunulan yazışmaların delil başlangıcı olarak değerlendirilmediği gibi senetle ispat zorunluluğunun istisnalarının da somut olay açısından araştırılmadığını bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, bonoya dayalı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir Davalı tarafından, davacı taraf aleyhine İstanbul Anadolu 12. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ''Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile'' icra takibi başlatıldığı, takibe konu senedin 20/08/2022 vade tarihli 50.000,00 TL'lik senet olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu senette imza inkarı olmadığı, mücerret borç ikrarı içerir kambiyo senedi olduğundan bedelsizlik iddiası yönünden ispat yükünün borçlu olmadığını iddia eden davacı taraf üzerinde olduğu açıktır.Davacı yan dava konusu bononun bedelsiz olduğunu, teminat senedi olduğunu, sonradan doldurulduğunu ileri sürdüğünden borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında kambiyo senedine bağlı temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği borcun olmadığı ileri sürüldüğünden bu iddianın ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190 maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Kambiyo senetleri, düzenlenme sebebini teşkil eden temel borç ilişkisinden soyut (mücerret) olma özelliğini taşıdığından dolayı, bono hamilinin ‘temel borç ilişkisini ve bu ilişki nedeniyle senet borçlusundan alacaklı olduğunu’ ispatlamasına gerek yoktur. Anılı ''mücerretlik ilkesi'' gereğince kambiyo senedine dayalı alacaklar bakımından ispat yükü yer değiştirmekte olup kambiyo senedi borçlusunun, kambiyo senedinin düzenlenmesine dayanak teşkil eden temel borç ilişkisini ve bu ilişki kapsamında borçlu olmadığını ispatlaması gerekmektedir. HMK'nın 200 ve 201. maddeleri ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi şarttır. Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesinin atfı kapsamında bonolarda da uygulanması gereken TTK'nın 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, açık bono düzenlenmesi durumunda açık bononun aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ispat yükünün HMK'nın 201. maddesine göre yazılı delil olmak kaydıyla davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 201. maddesi gereğince yazılı delil ile ispat etmesi gereken davacının bu yöndeki iddiasını ispata elverişli yazılı delil sunamadığı, miktar itibariyle tanık deliline dayanılamayacağı, ileri sürülen telefon mesaj içeriklerinde dava konusu bonoya ilişkin bir irtibatlandırma bulunmadığından yazılı delil başlangıcı olarak ve ispata elverişli delil olarak kabulüne olanak bulunmadığı böylece dosya kapsamında bedelsizlik iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olup, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih ve 2022/732 E., 2023/474 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın tahsiliyle davacıdan Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026