11. Hukuk Dairesi 2023/1946 E. , 2024/5435 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/416 Esas, 2022/1553 Karar HÜKÜM : Esas hakkında yeniden hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2016/276 E., 2020/224K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonun…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1946 E. , 2024/5435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/416 Esas, 2022/1553 Karar HÜKÜM : Esas hakkında yeniden hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2016/276 E., 2020/224K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacı vekilinin ise istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Azerbaycan ülkesinde katıldığı ihalede kendisine verilenden farklı bir TSE belgesinin suretini SOCAR Azeriqaz PU kurumuna ibraz ettiğini, ibraz edilen TSE belgesinin TSE kurumu tarafından verilmiş bir belge olmadığını, bu durumun marka hakkına tecavüz olup müvekkilinin maddi ve manevi olarak bu durumdan zarar gördüğünü ileri sürerek tecavüzün ve durumun haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, davalının sahte TSE uygunluk belgesini kullandığı ürünlerindeki, ilanlarındaki ve internet yayınlarındaki TSE ibaresinin silinmesini ve mümkün değilse ürünün imhasını, marka tecavüzü nedeni ile maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 27.10.2006 veriliş tarihli 27.10.2006 geçerlilik tarihli ve TS EN 12201-2+A1 TSE belgesi bulunduğunu, müvekkili şirketin bu belgeye aykırı olarak TSE'ye ait ve kendi uhdesinde bulunmayan bir marka ve uygunluk belgesini kullanmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafın iddia ettiği gibi ihale numarası SOCAR 29019-16 Azerbaycan Respublikası Devlet Neft Shirketi ihalesine katılmadığını ve teklif de vermediğini, yine müvekkili şirketin internet sitesinde TS 418-3EN 12201-3 belgesinin kullanımının da söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının TSE işaretini kullandığının tespit edildiği, davalının TSE işaretini kullanım biçiminin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'nun (6769 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirilmesi gereken marka hakkına tecavüz niteliğinde bir fiil olduğu, TSE Belgelendirme Yönergesi'nde belirtilen maddi tazminat için tavan ücretinin iki katı, manevi tazminat için tavan ücretinin üç katı tazminat hesaplanacağına yönelik madde bağlayıcı bir hüküm olmasa da bu maddenin 6769 sayılı Kanunu'nun 150 ve 151 inci maddelerine aykırı da olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; davalı tarafından davacının tescilli markalarına yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, davacının TSE uygunluk belgesinin değişiklik yapılarak davalıya ait ürünlerde kullanımının yasaklanmasına, davacının TSE uygunluk belgesinin değişiklik yapılarak kullanıldığı davalıya ait her türlü ürün, ambalaj, tabela ve internet sitesindeki belgelerin silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların bulundukları yerden sökülerek el konulmasına ve imhasına, marka hakkının ihlali nedeniyle belge kullanma tavan ücretinin iki katı olan 6.420,00TL maddi tazminatın ve belge kullanma tavan ücretinin üç katı olan 9.630,00TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre belirlenen 4.910,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarına markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve men-i, maddi ve manevi tazminat istemlerinin her biri için hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bir vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gelen bilirkişi raporunun da müvekkili şirketin Azerbaycan'da yapılan ihaleye katılmadığı yönünde olduğunu, dolayısıyla ihalede hiç bulunmayan bir firmanın herhangi bir internet ortamından alelade yöntemle elde edilmiş, mühür ve iğfal kabiliyeti olmayan fotokopi TSE uygunluk belgesini ihaleye sunarak haksız rekabete yol açmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iddialarının alınan raporla tamamen çürütüldüğünü, üçüncü kişilerin yaptığı haksız ve kötü niyetli eylemlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının husumeti yanlış kişiye yönlendirdiğini, ortada müvekkilince üretilmiş mallar ve sunulmuş TSE belgesi olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Azerbaycan devletine yazılan istinabe yazısına verilen cevapta, SOCAR şirketi tarafından yapılan ihalede ... Ltd. Şti'nin ihale katılım hukukundan yararlandığı ve Kuzey Boru Plastik San. ve Tic. Ltd. Şti'nin teklifini müzayedeye takdim ettiği, ancak teklif zarfına ilave edilen aynı sertifikalarda TSE onayı bulunmadığından müzayededen uzaklaştırıldığı, satım sözleşmesi sona erdirilerek (feshedilerek) ürünlerin gümrük noktasına iadelerinin yapıldığının bildirildiği, yazı cevabına ek belgeler incelendiğinde davalının ihaleye katılan ... Ltd.Şti'ne sattığı malzemelerin TSE belge numarasının TS 418-3 EN 12201-3/24.03.2005 olduğu görülmüş olup, TSE tarafından davalıya verilen uygunluk belgesinin bu belge olmadığı, TS EN 12201-2+A1 numaralı belge olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da bu tespitler yapıldıktan sonra davacıya verilen TS EN 12201-2+A1 numaralı belgedeki markasal ibare olarak kullanılan TSE ibaresi ile markalarının davalının kullandığı iddia edilen TS 418-3 EN 12201 numaralı belgedeki ibare ve markalarla aynısı veya ayırt edilemeyecek derecede benzeri olduğu, marka kullanımı nedeniyle davacının bir zararı bulunduğuna veya davalı şirketin kâr elde ettiğine dair delil bulunmadığından hesaplama yapılamadığı, 05.05.2014 yürürlük tarihli TSE Belgelendirme Yönergesinin 45. maddesine göre veya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesine göre hesaplama yapılması mümkün olmakla birlikte bu yetkinin mahkemenin takdirinde olduğu mütalaasında bulunulduğu, şu halde davalının davacı kurum dışında imzasız ve mühürsüz belgeyi kullanarak sattığı mallarla ihaleye girdiği/girilmesini sağladığı, bu şekilde davacının ika ettiği fiilin 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirilmesi gereken marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, TSE Belgelendirme Yönergesi'nin 45. maddesi ile maddi tazminat için tavan ücretinin iki katı, manevi tazminat için tavan ücretinin üç katı tazminat hesaplanacağının düzenlendiği, mahkemece bu tespitler doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği, ancak davacının markaya tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, AAÜT hükümleri gereği davacı yararına maddi tazminat ile manevi tazminat talepleri yönünden de ayrı ayrı vekâlet ücreti takdiri gerektiği halde tek bir vekâlet ücreti takdirinde bulunulduğu görülmekle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı tarafından davacının tescilli markalarına yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, davacının TSE uygunluk belgesinin değişiklik yapılarak davalıya ait ürünlerde kullanımının yasaklanmasına, davacının TSE uygunluk belgesinin değişiklik yapılarak kullanıldığı davalıya ait her türlü ürün, ambalaj, tabela ve internet sitesindeki belgelerin silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların bulundukları yerden sökülerek el konulmasına ve imhasına, marka hakkının ihlali nedeniyle belge kullanma tavan ücretinin iki katı olan 6.420,00 TL maddi tazminatın ve belge kullanma tavan ücretinin üç katı olan 9.630,00TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, markanın kullanıldığı ürünlerdeki TSE ibaresinin silinmesi, mümkün değilse ürünlerin imhası ve markanın kullanımından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi, 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 150 ve 151 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.