11. Hukuk Dairesi 2008/12680 E. , 2010/7584 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2006/365-2008/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.06.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar ver…
**11. Hukuk Dairesi 2008/12680 E. , 2010/7584 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.04.2008 tarih ve 2006/365-2008/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.06.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 04.10.2004 tarih ve 2004/03577 sayılı çoklu endüstriyel tasarım başvurusuna, davalılardan şirketin itirazını diğer davalının YİDK’nca kabul edildiğini, itiraza gerekçe gösterilen davalının “2005-2006” başlıklı kataloğunda yer alan MS 44, 742 ve RW 141 kod numaralı ürünlerin 2003 tarihli faturalara dayalı olduğu ve başvuru konusu askı tasarımlarını benzediği sonucuna varılmasının doğru olmadığını, askı tasarımlarında seçeneğin az olması nedeniyle küçük bir farkın bile önemli olduğunu, bilgilenmiş kullanıcının halk değil elbise üreticileri, toptancıları ve satıcıları olabileceğini, bu kişilerin küçük farkları ayırtedebileceklerini, başvuru konusu askı tasarımlarının örgü elbise askıları olup davalı şirketin tasarımlarının ise ceket ve gömlek askı tasarımları olduğunu ve arada farklılık bulunduğunu, önceki tarihli faturalardaki ürün kodlarını taşıyan kataloğun başvurudan ve rüçhan tarihlerinden sonra basılmış olması nedeniyle incelemeye esas alınamayacağını, kataloğdaki askı görünümlerinin tek açıdan çekilmiş olması nedeniyle, tasarımın genel izlenimini tamamıyla yansıtamayacağını, üç farklı açıdan görünüm içeren başvuru ile kıyaslanmasının sağlıklı sonuç vermeyeceğini, başvuru konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik nitelini haiz olduğunu ileri sürerek, YİDK’nun 02.12.2005 tarih ve T-531 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. .. Davalılar vekili, başvuru konusu tasarımların benzerlerinin başvuru ve rüçhan tarihinden önce kamuya sunulduğunu, küçük farkların dışında kalan ortak özelliklerin ayırtetmeye engel olacak kadar çok olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, başvuru ilan edilmeden önce davalı şirketin 18.11.2004 tarihinde notere başvurup, kapsadığı askı tasarımlarının şirkete ait olduğunu beyan ettiği katalogta basım tarihi yok ise de, 2005/2006 yılında kullanılmak üzere bastırıldığının anlaşıldığı, en geç 18.11.2004 tarihinde basıldığının kabulü gerektiği, başvuru ve rüçhan tarihinden sonra katalog notere sunulmuş ise de, katalogda yer alan ürün kodlarının sahteliği ileri sürülmeyen faturalarda yer alması ve faturaların başvuru ve rüçhan tarihinden önceye ait olması karşısında, ürünlerin faturalardaki kodlarla fatura tarihlerinde kamuya sunulduğu ve katalogdaki kodlarla tutarlı olduğunun kabulü gerektiği, faturaların ve kataloğun sonradan itiraza dayanak olsun diye bastırıldığına dair iddianın kanıtlanamadığı, itiraza dayanak görsellerin, başvuru konusu görsellerin açı ve sayısı ile bire bir örtüşmesini beklemek işin mahiyetine aykırı düşeceği, zira geçmiş tarihli görsellerin yeniden üretimine olanak bulunmadığı, genel izlenimlerin kıyaslanmasına olanak verecek yeterlilikte olmalarının yeterli olacağı, katalogdaki görsellerin kıyaslamaya yeterli olduğu, katalogtaki görselleri esas olması için oluşturulan ikinci heyet raporunun benimsendiği, kataloğ ve faturaları yeterli görmeyen ilk heyetin asıl ve ek raporuna itibar edilmediği, MS 44, 742 ve RW 141 kod numaralı ürün resimlerinin başvuru konusu tasarımlara benzediği, başvurunun ayırtedici ve yeni olmadığını bu ürün tasarımları ile kanıtlandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu, tasarım başvuru tarihinden önceki tarihleri taşıyan davalı şirketin faturaları üzerinde yazılı ürün kod numaralarının, başvuru tarihinden sonra bastırıldığı mahkemece de kabul edilen kataloğda yer alan aynı kod numaraları taşıyan ürün görselleri ile başvuru konusu tasarımların görselleri karılaştırılmak suretiyle sonuca gidilmiştir. Oysa, davacının başvuru görselleri yönetmeliğin 8/a-son paragrafında “üç boyutlu tasarımlarda, tasarımın daha iyi anlaşılabilmesi bakımından en az önden, yandan ve üstten görünümlerinin verilmesi şarttır” şeklinde yer alan düzenlemeye uygun olarak 3 boyutlu iken, katalogdaki görseller tek açıdan elde edilmiş görseller olup, sağlıklı bir inceleme yapılması olanağını vermediğinin kabulü gerekir. Faturalarda ürünlerin görselleri yer almadığından ve ürün kodlarının evrensel nitelikte herkesin üzerinde, ittifak ettiği ürün kodları olduğu kanıtlanmadığından, faturalardaki kodların kataloğdaki kodlarla aynı olmasından yola çıkılarak, ürünlerin fatura tarihlerinde kamuya sunulduğunun kabulü hatalı olmuştur. Hükme esas alınmayan ilk bilirkişi kurulu asıl ve ek raporunda, ürün kodlarında değişiklik yapılmasının muhtemel olabileceği değerlendirilmiş, faturalardaki kodların karşılığının neyi anlattığının tespitinin mümkün bulunmadığı sonucuna varılıp, faturalar ve kataloğ kıyaslamaya elverişli bulunmamış ve itibar edilmemiş ürün görsellerinin üretim tarihlerinin tespiti olanağının bulunmadığı, ürün örneklerinin objeleri sunulsa dahi kataloğdaki görseller olup olmadığını dahi anlaşılamayacağı görüşü de bildirilmiştir. Mahkemece, davacının faturaların ve kataloğun itiraza dayanak olsun diye sonradan düzenlendiğine dair ciddi kuşku ve itirazlarının bulunmadığı gerekçesi de dosya kapsamına uygun olmayıp, davacının itirazları mahkemenin kabul ettiğinin aksi yönde olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin tasarım konusu askı tasarımlarının örgü elbiselere, davalı şirketin tasarımlarının ise elbise ve ceket askılarına ilişkin bulunduğuna, seçenek özgürlüğün kısıtlı olduğuna, bilgilenmiş kullanıcının elbise üreticileri, toptancıları ve satıcıları olduğuna, küçük bir farkın bile önemli bulunduğuna dair itirazları üzerinde özellikle durularak, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, yeni bir bilirkişi kurulundan, çelişkiyi gideren, denetime elverişli bir rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.