Davacı vekili dava dilekçesinde; tek taraflı olarak iş müfettişlerince tanzim ve imza edilmiş tutanakların geçerliliğinin söz konusu olmadığını, düzenlenen raporda 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesine aykırı olarak çalışanlara fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği şeklinde bir tespitte bulunulmuş ise de, tutanakta tek tek belirtilen işçilere ait ücret bordrolarından açıkça görüleceği üzere fazla çalışma yapan işçilere ücretlerinin ödendiğini, ücret bordrolarının imzalı olduğunu ve ihtirazı ka
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; tek taraflı olarak iş müfettişlerince tanzim ve imza edilmiş tutanakların geçerliliğinin söz konusu olmadığını, düzenlenen raporda 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesine aykırı olarak çalışanlara fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği şeklinde bir tespitte bulunulmuş ise de, tutanakta tek tek belirtilen işçilere ait ücret bordrolarından açıkça görüleceği üzere fazla çalışma yapan işçilere ücretlerinin ödendiğini, ücret bordrolarının imzalı olduğunu ve ihtirazı kayıt içermediğini, sadece işçi beyanlarına itibar edilerek kayıt ve belgelere dayanmaksızın fazla çalışmanın varlığının sabit kabul edilerek idari para cezası düzenlenmesinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüm ücretlerin banka aracılığı ile ödendiğini iddia ederek Trabzon Çalışma ve İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve "işverenliğe bildirilecek hususlar" başlıklı ekinde yer alan tespitlere ilişkin tutanağın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, dâhili davalı işçilerin fazla çalışma ücretlerinin ödenip ödenmediği ile buna ilişkin tespitlerin yer aldığı dava konusu "İşverenliğe bildirilecek hususlar" başlıklı tutanağın iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.