3. Ceza Dairesi 2015/29818 E. , 2016/7586 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuk ve sanığın mahkumiyetlerine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile mağdur arasında çıkan tartışma sonucu sanık ...'un mağdurun burnuna yumruk vurduğu,suça sürüklenen çocuk ... 'ın da mağduru bacağından bıçakla yaraladığı olayda ,sanık ve suça sürüklenen çocuğun iştirak …
**3. Ceza Dairesi 2015/29818 E. , 2016/7586 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuk ve sanığın mahkumiyetlerine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile mağdur arasında çıkan tartışma sonucu sanık ...'un mağdurun burnuna yumruk vurduğu,suça sürüklenen çocuk ... 'ın da mağduru bacağından bıçakla yaraladığı olayda ,sanık ve suça sürüklenen çocuğun iştirak halinde yaralama eylemlerinden dolayı 5237 sayılı TCK'nin 86/1-3-e,87/3 maddeleri uyarınca cezalandırlmalarına karar verilmesi gerekirken ,kendi eylemlerinden sorumlu tutularak eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından , Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu husus Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile oluşan yeni hukuki durum da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden ayrıca suça sürüklenen çocuk ... hakkında Hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesinde uygulanan yasa maddesinin 50/1-c yerine 50 olarak gösterilmesi mahallinde tamamlanması mümkün yazım hatası olarak görüldüğünden belirtilen hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24/03/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Oluşa ve dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuk ...'ın olay günü mağdur ...'ya ters ters bakması nedeniyle tartıştıkları, suça sürüklenen çocuk ...'ın eli ile mağdura vurup onu basit şekilde yaraladıktan sonra olay yerinden kaçtığı sanık ...'un yanına gidip bu olayı anlatıp ikisinin birlikte mağdur ...'yı dövmek için olay yerine döndükleri, sanıklar birlikte suç işlemeye karar verip,...'ın kesici aletle mağduru yaraladığı sanık ...'ın ise mağdura kafa atıp birinci derece kemik kırığı olacak şekilde mağduru birlikte yaraladıkları dosya içeriğinden anlaşılmıştır. TCK'nin 37. maddesi delaletiyle iştirakın uygulandığı hallerde her bir sanığın mağdura yönelik sayısız eylemleri oluşmakta ise de; bu yaralama eylemlerinden en ağır ve en şiddetli olan eylem dikkate alınıp bu eylemin gerektirdiği cezanın tüm sanıklara aynı şekilde uygulanması gerekmektedir. Olayımızda suça sürüklenen çocuk ...'ın mağduru kesici aletle basit şekilde yaraladığından TCK'nin 86/2, 86/3-e, sanık ...'in ise kafa atıp mağdurun burun kemiğini kırmaktan TCK'nin 86/1, 87/3 maddelerinin uygulanması gerektiğinden her iki sanığa TCK'nin 37. maddesi delaletiyle en ağır cezayı gerektiren TCK'nin 86/1, 87/3. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durum karşısında her iki sanık hakkında mağdur ...'yı yaralamaktan kurulan hüküm esastan bozularak her iki sanığın olayda müşterek fail oldukları ve suçu iştiraken işledikleri hususu belirtilerek TCK'nin 37. maddesi delaletiyle aynı yasanın 86/1, 87/3 maddeleri gereğince cezalandırılıp sanıklar hakkında CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla hükmün bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.