İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde ... numaralı İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...-... İnş..AŞ'ye ait ... Mah. ...-... Şantiye Alanı Esenyurt adresindeki iş yeri güvenliğinden davalının sorumlu olduğunu, sigortalı inşaat projesi adresinde 07.04.2017 tarihinde mey…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/228 KARAR NO : 2025/2102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/01/2022 NUMARASI : 2021/102 Esas - 2022/13 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 09/02/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde ... numaralı İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...-... İnş..AŞ'ye ait ... Mah. ...-... Şantiye Alanı Esenyurt adresindeki iş yeri güvenliğinden davalının sorumlu olduğunu, sigortalı inşaat projesi adresinde 07.04.2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle maddi hasar meydana geldiğini, ... Yön ve Servis AŞ ile davalı şirket arasında imzalanan ... Park Şantiyesi Özel Güvenlik Hiz Sözleşmesi gereği sigortalı mahalde gerçekleşen hırsızlık olayında meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin hasar ihbarına müteakip yapılan inceleme neticesinde oluşan zararın tazmini için sigortalıya 04.12.2017 tarihinde 15.078,20-TL hasar tazminatı ödendiğini, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itira ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; hırsızlığın meydana geldiği şantiyede müvekkili şirketin güvenlik hizmeti vermediğini, alanın sözleşme kapsamında olmadığını, bu nedenle meydana geldiği iddia edilen hırsızlıktan sorumluluklarının bulunmadığını, husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, hırsızlıktan sorumlu olanın inşaat firması olduğunu, olayın cezai soruşturmaya muhtaç olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davaya konu Poliçede mesai bitiminde açık alanda bırakılan malzemelerde meydana gelen hırsızlık hasarlarının teminat dışında bırakıldığı, ekspertiz raporunda çalınan malzemelerin açık alanda bulunduğunun tespit edildiği, hasarın teminat kapsamında olmadığı,ödemenin lütuf ödemesi olduğu, kanuni halefiyetin gerçekleşmediği, sigorta sözleşmesinin davacı ile sigortalısı ...-... İnş.AŞ arasında akdedildiği, ancak özel güvelik sözleşmesinin sigortalı ile değil ...ve Servis AŞ ile akdedilmesi nedeniyle sigortalının davalı güvenlik şirketine karşı dava açma hakkı bulunmadığı, sigortalı ile davalı arasında bir sözleşme ilişkisi mevcut olmadığı, iki şirketin yönetim kurulu başkanlarının aynı kişi olmasının şirketlerin ayrı tüzel kişilik olduğu gerçeğini ortadan kaldırmayacağı, ayrıca ibranamede, sigortalı davacıya hasardan mesul olanlara karşı rücu haklarını devrettiği, alacağı temlik etmediği, somut olayda akdi ve kanuni halefiyetin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; İskele malzemelerinin şantiye içinde sürekli kullanıldığından kapalı alanda muhafazasının mümkün olmadığını, poliçe genel şartlarında kapalı alanda muhafazası mümkün olmayan eşyaların etrafı çevrili ve bekçili bir yerde muhafazası halinde teminata alınacağının düzenlendiğini, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olduğunu,poliçenin açıklamalar kısmında ... ... dışında grup şirketleri, yükleniciler ve alt yüklenicilerin de kapsama alındığını, dolayısıyla güvenlik sözleşmesinin tarafı olan grup şirketinin de poliçenin tarafı olduğunu, dava dışı ... Yönetim ve Servis AŞ ile davalı arasında imzalanan özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi ile müvekkilinin sigortalısına ait proje alanının gözetim ve güvenliğinin davalı tarafından üstlenildiğini, hırsızlığın davalının şantiye giriş ve çıkışlarına gereken özeni göstermemesi nedeniyle meydana geldiğini, maddi hasardan davalının sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, davacı tarafça sigortalanan iş yeri mahallinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin olayın meydana geldiği yerin güvenlik hizmetini üstlenen davalı güvenlik şirketinden rücuen tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Somut olayda; davacı sigorta şirketi tarafından 31/01/2017 - 12/12/2018 tarihleri arasındaki dönemde geçerli olmak "inşaat tüm riskler" sigorta poliçesi ile sigortalanan sigortalı ... - ... ...AŞ'ye ait inşaat şantiyesinde 07/04/2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık neticesinde çalınan malzemeler nedeniyle davacının sigortalısına prim borçlarına mahsuben 04/12/2017 tarihinde 15.078,20-TL hasar tazminatı ödediği hususu ihtilaf dışı olup şantiyenin güvenliğinden sorumlu olan davalıdan bu tutarın tahsilini talep etmektedir. ... no'lu İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesinde, sigortalı ...-... ...AŞ tarafından yürütülen Esenyurt Kozapark inşaat işlerinin sigorta teminatı altına alındığı, poliçe vadesinin 31.01.2017-12.12.2018 tarihleri olduğu, poliçenin 2.sayfasında mesai bitiminde açık alanda bırakılan malzemelerde meydana gelen hırsızlık hasarlarının teminat dışında bırakıldığı görülmüştür. Mahkemece; ibranamede alacağın sigorta şirketine temlik edildiği belirtilmediğinden akdi halefiyetin de gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Ancak, ibranamede davacı sigorta şirketi ibra edilerek hasardan mesul olanlara karşı rücu haklarının kayıtsız şartsız sigorta şirketine devredildiği belirtildiğinden alacağın rücu hakkının devriyle alacak ve alacaktan kaynaklanan takip ve dava haklarının davacıya devrine yönelik irade beyanında bulunulduğu davacının akdi halefiyeti kazandığının kabulü gerekir. Poliçede sigorta teminatına alınan adresle ilgili olarak dosyada iki adet Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi bulunmaktadır. 10/10/2016 tarihli sözleşme ... - ... ...AŞ ile ... Yön ve Servis AŞ arasında, 28/10/2016 tarihli sözleşme ise ...Servis AŞ ile davalı arasında akdedilmiştir. Her ne kadar sigortalı ile davalı arasında doğrudan güvenlik sözleşmesi bulunmamakta ise de yine dosyada mevcut proforma faturalar da dikkate alındığında güvenlik işinin sigortalı tarafından ... Yön ve Servis AŞ'ye bırakıldığı, bu firma tarafından davalı ile anlaşıldığı, dolayısıyla sigortalıya ait olup da poliçe teminatı altına alınan şantiyenin güvenliğinden davalının sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle sigortalı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığının kabulü doğru olmamıştır. ... Yön ve Servis AŞ, 10/10/2016 tarihli sözleşme ile sigortalıya karşı güvenlik taahhüdünde bulunmuş olup bu yükümlülüğünü davalı ile 28/10/2016 tarihli sözleşmeyi akdederek yerine getirmiştir .Sözleşmelerin 4. maddesinde tesiste bulunan her türlü ekipman ve malzemenin güvenliğinin sağlanması, personel, ziyaretçi, araç giriş ve çıkışların kontrol altına alınması, güvenliğin sağlanması için her türlü tedbirlerin alınması davalının sorumluluğuna bırakılmıştır.07/04/2017 tarihinde bekçisi bulunmayan nizamiye giriş kapısına yanaşan araçtan inen şüpheli şahısların şantiye demir makası ile giriş kapı zincirini kırmak suretiyle araçla şantiyeye girerek muhtelif malzemeleri araca yükleyerek şantiyeden ayrıldıkları anlaşılmaktadır. Olay sırasında şantiye giriş kapısında güvenlik görevlisi bulunmadığı, güvenliğin sağlanması noktasında şantiyenin denetimsiz bırakıldığı anlaşılmakla,hasarın davalının kusuruyla gerçekleştiği sonucuna varılmaktadır. Bununla birlikte bilirkişi heyeti raporunda da tespit edildiği üzere şantiyenin güvenliği için gerekli alt yapı sistemlerinin, ekipmanların, araç ve gereçlerin görev mahallinin özelliklerine uygun olarak sağlanmasında ihmal gösteren sigortalının ise % 25 oranında müterafik kusuru bulunmaktadır. Bilirkişi tarafından 15.078,20-TL hasar miktarı kadri marufunda tespit edilmiş olup, müterafik kusur indirimi neticesinde 11.308,65-TL asıl alacak ve 2.306,96-TL işlemiş faiz yönünden davalının itirazının iptali gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davacının aktifi husumet ehliyeti bulunduğu halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 1.308,65-TL asıl alacak ve 2.306,96-TL işlemiş faiz yönünden iptaline, fazla talebin reddine, tazminat kabilinden alacak likit olmadığından şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/01/2022 Tarih 2021/102 Esas 2022/13 Karar sayılı kararın HMK nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 1. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında davalının itirazının 11.308,65-TL asıl alacak ve 2.306,96-TL işlemiş faiz yönünden kısmen iptali ile takibin 11.308,65-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilerek devamına, fazla talebin reddine, Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 930,08-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 310,03-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 620,05-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 369,33-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 2.700-TL bilirkişi ücreti, 68,50-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 2.768,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.076-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine takdir olunan 13.615,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davalı lehine takdir olunan 4.538,54-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 990-TL'sinin davalıdan, 330-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, "Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafça yapılan 118-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 88,49-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025