Ceza Genel Kurulu 2012/15-1379 E. , 2013/60 K. "" İtirazname : 2008/178987 Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Dolandırıcılık suçundan sanıklar N. Ö.ve R.G.'ün eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 141/1, 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.04.2008 …
**Ceza Genel Kurulu 2012/15-1379 E. , 2013/60 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2008/178987 Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Dolandırıcılık suçundan sanıklar N. Ö.ve R.G.'ün eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 141/1, 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.04.2008 gün ve 155-232 sayılı hükmün, sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 16.02.2012 gün ve 11418-8292 sayı ile; “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; hükmü temyiz etmeyen sanık H.M.'nın kavga olduğunu, sanık R.'in başka arkadaşını arayıp kavgaya gideceğini söyleyip katılanı inandırarak suça konu cep telefonunu görüşme yapması için katılandan alıp R.e verdiğinin anlaşılması karşısında; katılanın hileli hareketlerle aldatılıp cep telefonun alındığı ve böylelikle dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeksizin, mahkemece sanıkların eyleminin hırsızlık olduğunun kabulüyle mahkûmiyet kararı verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 03.04.2012 gün ve 178987 sayı ile;