Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/527 E. , 2024/2313 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/527 Karar No : 2024/2313 DAVACI : ... Elektrik Dağıtım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı şirket tarafından, 2016-2020 3. Uygulama Dönemi'nde yapılacak yatırımlar için kabul edilen yatırım harcamalarının belirlenmesi ve gerçekleşmesinin izlenmesine yönelik hesaplamalarda kullanılacak birim bedel ve tariflerine ilişkin 26/01/2017 tari
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/527 E. , 2024/2313 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/527 Karar No : 2024/2313 DAVACI : ... Elektrik Dağıtım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacı şirket tarafından, 2016-2020 3. Uygulama Dönemi'nde yapılacak yatırımlar için kabul edilen yatırım harcamalarının belirlenmesi ve gerçekleşmesinin izlenmesine yönelik hesaplamalarda kullanılacak birim bedel ve tariflerine ilişkin 26/01/2017 tarih ve 6882 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının 1. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Birim bedeller belirlenirken bölgesel farklılıklar, zorunlu olarak yapılması gereken yatırımlar ve piyasa fiyatlarının göz önünde bulundurulmadığı, sorumluluk bölgesinin nemli olması nedeniyle galvanizli direklerin kullanıldığı, sık ağaçlı bölge olması nedeniyle de kapalı iletken alpek iletkenlerin kullanıldığı, revize sonucu yapılan indirimlerle bedellerin piyasa fiyatının altında kaldığı, bu fiyatlarla yatırım tesis işlerinin gerçekleştirilemeyeceği, galvanizli direklerin montaj bedeli içerisinde ek malzemeler bulunmasına karşın ilgili ek malzemeler dikkate alınmaksızın montaj bedellerinde %33 indirime gidildiği, zorunlu olmamasına rağmen can ve mal güvenliği açısından maliyetine katlanılarak tüm galvanizli direklerde topraklama yapıldığı, topraklama bedelinin ödenmediği, dava konusu işlemin 6446 sayılı Kanun’a ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğu, 6446 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca, dağıtım tarifelerinin dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşması gerektiği, Kanun'un hiçbir maddesinde yatırım harcamaları için bölgesel farklılıklar dikkate alınmaksızın birim bedel belirleneceğine ve dağıtım şirketlerinin can ve mal güvenliğini dikkate alarak yapmış oldukları yatırımlardan indirime gidilebileceğine ilişkin bir düzenleme olmadığı, tam aksine tüm maliyet ve hizmetlerin karşılanması hususunun düzenlendiği, nitekim Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 31/03/2015 tarih ve E:2010/2546, K:2015/1256 sayılı kararında da ifade edildiği gibi dağıtım şirketlerinin gerçek maliyetlerinin ödenmesi gerektiğinin açık olduğu, TEDAŞ tarafından her yıl belirlenen birim bedellerden 2016 yılı için belirlenen bedellerde herhangi bir indirim söz konusu olmayıp aksine artışın gerçekleştiği, TEDAŞ tarafından piyasa araştırmaları sonucu belirlenen bedellerde montaj bedelinde %20 direk bedellerinde ise %15 artış olmasına karşın davalı idare tarafından belirlenen benzer kalemdeki malzemenin montaj bedelinde %33 indirim yapıldığı, 2016 ve 2017 yıllarında malzeme ve işçilik fiyatlarında meydana gelen artışlar dikkate alınmaksızın Kurul kararının tesis edildiği, davacının telafi edilmez zararlara maruz kalacağı, dava konusu kararın geçmişe yürütüldüğü, hukuki belirlilik ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, birim bedeller belirlenirken dağıtım şirketleri tarafından yapılan şebeke yatırımları ihalelerinde kullanılan TEDAŞ birim fiyatlarının baz alındığı, davacı şirketin bildirdiği yatırım gerçekleşme beyanlarına göre 2016 yılında %37 oranında birim bedelli yatırım harcamalarından kâr elde edeceği, dava konusu Kurul kararıyla belirlenen revize edilen birim bedeller dikkate alınacak olsaydı bile bu oranın %15 olacağı, birim bedellerin maliyetleri karşılayıp karşılamadığı değerlendirilirken şirketin birim bedeller ile yapacağı tüm harcamanın toplamındaki maliyetlere bakılması gerektiği, bölgesel farklılık etkisine ilişkin somut ve ispatlanabilir bir açıklama yapılmadığı, birim bedellerin belirlenmesi sırasında yapılan birim fiyat analizlerinde 21 dağıtım bölgesi için ortak bir birim bedel belirlenmesi gerekliliği sebebiyle analizlerin bu doğrultuda farklı şirketlerin koşulları da göz önünde bulundurularak gerçekleştirildiği, birim bedel uygulamasında standartların sağlanarak dağıtım tesisi yapımının mümkün kılınabileceği, dağıtım şirketlerinin teknolojik gelişmelere de uyum sağlayabilmesi amaçlanarak gerekli toleransların göz önünde bulundurulduğu, dağıtım tesisi yatırımlarının çok cüz’i istisnalar dışında komple tesis yatırımları olduğundan dağıtım şirketlerinin de değerlendirmelerini iş kalemi bazında yapmamaları gerektiği, şirketin birim bedel ile hesaplanan tutarlarında cari harcamaya göre bir zararının bulunmadığı, aksine güncelleme oranının henüz çalıştırılmadığı durumda dahi kârının bulunduğu, gerekli olmayan topraklama tesisi harcamaları gibi maliyetleri artırıcı harcamaların yapılmasının ve bu harcamaların tarifeler yoluyla karşılanmasının talep edilmesinin tüketicilere ek yük getireceği, 7003 sayılı Kurul kararıyla dava konusu revize birim bedellerin 2017 yılından itibaren uygulanmasına karar verildiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; 2016-2020 III. Uygulama Dönemi'nde yapılacak yatırımlar için kabul edilen yatırım harcamalarının belirlenmesi ve gerçekleşmesinin izlenmesine yönelik hesaplamalarda kullanılacak birim bedel ve tariflerine ilişkin 26/01/2017 tarih ve 6882 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının 1. maddesinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18/02/2020 tarih ve E:2017/2324, K:2020/528 sayılı kararıyla; dava dilekçesinde 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesinin iptali istenilmiş ise de, dilekçe içeriği ve ileri sürülen hukuka aykırılık sebepleri dikkate alındığında, iptal isteminin galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmediği iddiasıyla sınırlı olarak incelendiği belirtilerek; galvanizli direklerde topraklama bedelinin birim bedele dâhil olduğu ve ilave topraklama maliyetlerinin de birim bedelin hesaplanmasında dikkate alındığından bahisle dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anılan kararın davacı tarafından temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/11/2021 tarih ve E:2020/1858, K:2021/2608 sayılı kararıyla; davacının dava dilekçesinin "davanın konusu" ve "sonuç ve istem" kısmında 26/01/2017 tarih ve 6882 sayılı EPDK kararının 1. maddesinin iptaline karar verilmesinin istenildiği; dava konusu maddede, "05/05/2016 tarihli ve 6268 sayılı Kurul kararı ekindeki 'Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Dağıtım Şirketlerinin 2016-2020 Uygulama Dönemi Yatırım Harcamalarında Kullanılmak Üzere Birim Bedel Tablosu'nda yer alan aşağıdaki tabloda gösterilen pozlara ait sehven maddi hata yapılan bedellerin, Tablo-1'de gösterildiği şekliyle revize edilmesine," denilerek, "Galvanizli demir direkler, traversler ve konsollar", "betonarme direkler, traversler ve konsollar", "Ağaç direkler", "Alüminyum iletkenli hava hattı (AER) kabloları" ve "Sodyum buharlı aydınlatma armatür ve lambaları" olmak üzere toplam 5 başlık altında yer alan çeşitli nitelik ve boyutlardaki malzemelere ilişkin birim bedellerin bulunduğu tabloya yer verildiği; dava dilekçesinde, revize edilen kalemler içerisinde en fazla etkilenildiği belirtilen "Galvanizli direk" ve söz konusu malzemeyle ilgili unsurlar yönünden hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğu görülmekle birlikte, davacının aynı zamanda bahse konu malzeme dışında diğer malzemeleri de içerecek şekilde maddenin bütününe yönelik olarak; davalı idarece birim bedeller belirlenirken bölgesel farklılıkların, zorunlu olarak yapılması gereken yatırımların ve piyasa fiyatlarının göz önünde bulundurulmadığı, dava konusu Kurul kararı ile 2016-2020 yıllarına ilişkin olarak 3. Uygulama Dönemi boyunca uygulanacak birim bedellerin, TEDAŞ birim fiyatlarından yaklaşık %10 indirim yapılmak suretiyle belirlendiği, dava konusu maddede yer alan tabloda galvanizli direkler, beton direkler, alpek kablo ve armatür fiyatlarında eksi yönde revizyon yapıldığına yönelik iddialarda bulunduğunun görüldüğü, buna karşılık, davacının 04/12/2017 tarihinde Danıştay kaydına giren, yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz dilekçesi ile daha sonra savcılık düşüncesine karşı beyanlarını içeren ve 14/01/2020 tarihinde Danıştay kaydına giren dilekçesinde de, dava açıldıktan sonra tesis edilen 27/03/2017 tarih ve 7003 sayılı revize Kurul kararı ile dava konusu Kurul kararının 2016 yatırımlarına uygulanmayacağının ifade edildiği, yine birim bedellerin güncellenmesine ilişkin olarak 08/06/2017 tarih ve 7113 sayılı Kurul kararının yayımlandığı ve galvanizli direklerde topraklanma bedelinin ödenmemesi dışında idarece işlemin geri alınması nedeniyle davalarının galvaniz direklerde topraklanma bedelinin ödenmemesi yönü ile devam ettiği belirtilerek, bu bedele ilişkin beyanlarda bulunduğu; temyize konu Daire kararında, dava dilekçesinde 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesinin iptali istenilmiş ise de, dilekçe içeriği ve ileri sürülen hukuka aykırılık sebepleri dikkate alındığında, iptal isteminin galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmediği iddiasıyla sınırlı olarak incelendiği belirtilerek davanın reddine karar verildiği; davacının temyiz dilekçesinde ise, hatalı ve eksik incelemeye dayalı karar verildiği, dava konusunun 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesi olduğu, sadece galvanizli direklere ilişkin kısmın değil, Kurul kararının tamamının iptalinin talep edildiği, her ne kadar dava konusu Kurul kararından sonra tesis edilen Kurul kararları sonrası davanın sadece bu kısım yönünden devam ettiğine ilişkin beyan sunulmuş olsa da, duruşmada dava dilekçesinde yer alan dava konusunun tamamı yönünden hüküm kurulmasını talep ettiği, davada talep edilen hususun dava konusu işlemin tüm iddia ve taleplerini karşılayacak şekilde bir bütün olarak değerlendirilmesi olduğu; davacının dava dilekçesinden sonra dava dosyasına sunduğu ve davanın konusuna ilişkin bahse konu beyanların, kısmi feragat olarak kabul edilmesi için yeterli açıklıkta olmadığı ve dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden Dairece de söz konusu beyanlara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığının anlaşıldığı; öte yandan, Daire kararında yer alan "dilekçe içeriği ve ileri sürülen hukuka aykırılık sebepleri dikkate alındığında, iptal isteminin galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmediği iddiasıyla sınırlı olarak incelendiği" yönündeki ifadeden, davacının davanın konusuna ilişkin olarak dava dilekçesinden sonra sunduğu beyanlar çerçevesinde değil, dava dilekçesindeki beyanlar doğrultusunda bir değerlendirme yapılmak suretiyle, davanın galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmediği iddiasıyla sınırlı olarak incelendiğinin anlaşıldığı; kaldı ki, davacının 18/02/2020 tarihinde yapılan duruşmadan sonra Daire kararı kendisine tebliğ edilmeden 19/02/2020 tarihinde dava dosyasına sunduğu dilekçesinde, idarenin açıklamalarından dava konusu Kurul kararına ilişkin olarak sonradan alınan Kurul kararları ile sadece 2016 yılına ilişkin aykırılığın giderildiğinin belirtildiği, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin aykırılıkların devam ettiğinin anlaşıldığı, aynı nitelikteki iş için TEDAŞ'a farklı birim bedel belirlenmesi, özelleştirilen şirketlere farklı birim bedeller belirlenmesinin davanın özü olduğu, davalı idare tarafından 2016 yılına ilişkin bu aykırılığın, galvenizli borularda topraklama hattı hariç giderilmişken, 2017, 2018 ve 2019 yılları için aykırılığın halen devam etmesi nedeniyle dava konusu işlemin tamamen iptali gerektiğinin belirtildiği; bu durumda, davacının dava dilekçesinde belirttiği dava konusu ve ileri sürdüğü hukuka aykırılık sebepleri ile temyiz dilekçesinde yer verdiği temyiz sebepleri birlikte dikkate alındığında, Dairece dava konusu edilen 26/01/2017 tarih ve 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesinin tamamı hakkında değil, yalnızca galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmemesi durumu yönünden ve davacı tarafından ileri sürülen hukuka aykırılık sebeplerinin tamamı dikkate alınmaksızın karar verildiğinin anlaşıldığı, dava dilekçesinde davanın konusunun 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesi olduğu ve söz konusu maddenin tamamına yönelik hukuka aykırılık iddialarının bulunduğu dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği; bu itibarla, davacının iptal isteminin, galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmediği iddiasıyla sınırlı olarak incelenmesi suretiyle verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle Daire kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine göre Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunlu olup, bozma kararının gerekçesi uyarınca uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu; 17. maddesinin altıncı fıkrasının (ç) bendinde, dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifelerinin, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği, dağıtım tarifelerinin; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluştuğu kurala bağlanmıştır. 2016-2020 yıllarını kapsayan III. Uygulama Dönemi için geçerli olan Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Yatırımlarına İlişkin Usul ve Esaslar 24/11/2015 tarih ve 5885-7 sayılı Kurul kararı ile kabul edilerek 28/11/2015 tarih ve 29546 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; söz konusu Usul ve Esaslar'ın 7/2. maddesinde yer alan, "Gelir düzenlenmesi kapsamında Kuruma bildirilen tablolardaki bilgilerden faydalanılarak ve Kurum tarafından gerekli çalışmalar yapılarak uygulama dönemi için birim bedeller belirlenmesi hâlinde birim bedeller dağıtım şirketlerine bildirilir." hükmü uyarınca tarife çalışmalarında dikkate alınan yatırım harcamalarında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan birim bedel çalışmalarının Kurul değerlendirmesine sunulması sonucunda 05/05/2016 tarih ve 6268 sayılı Kurul kararı ile III. Uygulama Dönemi'nde elektrik dağıtım şirketleri tarafından yapılacak yatırımlar için kabul edilen yatırım harcamalarının belirlenmesi ve gerçekleşmesinin izlenmesine ilişkin hesaplamalarda kullanılacak birim bedeller ile birim bedel tarifelerinin kabul edildiği, söz konusu birim bedeller ve tarifelere davacı şirket de dahil bazı şirketler tarafından yapılan itirazlar üzerine yapılan incelemeler sonucunda 5 no'lu "Galvanizli Demir Direkler, Traversler ve Konsollar", 7 no'lu "Betonarme Direkler, Traversler ve Konsollar", 15 no'lu "Alüminyum İletkenli Hava Hattı (AER) Kabloları", 8 no'lu "Ağaç Direkler", 20 no'lu "Sodyum Buharlı Aydınlatma Armatür ve Lambaları" pozları için belirlenen birim bedel hesaplamalarında sehven maddi hatalar yapıldığının tespit edildiği, birim bedeller ile ilgili yapılması gerekli düzenlemeler ve şirketlerin itiraz ve taleplerine ilişkin yapılan değerlendirilmeler sonucunda, davaya konu edilen, 26/01/2017 günlü ve 6882 sayılı Kurul kararı ile birim bedellerde revizeler yapıldığı, bazı pozlarda da yeni birim bedeller oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirket tarafından; davalı idarece belirlenen birim bedellerin TEDAŞ tarafından belirlenen birim bedellere %10 indirim uygulanmak suretiyle belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu Kurul kararı ile yukarıda ayrıntısına yer verilen bazı pozlarda indirime gidilmesinde ve bazı iş kalemlerinin birleştirilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, birim bedel belirlemesi yapılırken bölgesel farklılıkların, zorunlu olarak yapılması gereken yatırımların ve piyasa fiyatının dikkate alınmadığı, birim bedellerin çoğunun piyasa fiyatının altında kaldığı, Kurul kararının geçmişe yürütülerek uygulanmasının hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine aykırı olduğu öne sürülerek iptal isteminde bulunulmaktadır. Kurul kararının davaya konu 1. maddesinde, birim bedel tablosunda yer alan bazı pozlarda indirim yönünde revizeler yapılmış olup, söz konusu revizelerde bazı dağıtım şirketlerinde yerinde yapılan incelemelerde birim bedellerde yer alan pozlarda söz konusu şirketler tarafından yapılan cari harcamaların birim bedellere kıyasla çok düşük olduğunun tespit edilmesinin etkili olduğu görülmektedir. Bu kapsamda; 5 no'lu "Galvanizli Demir Direkler, Traversler ve Konsollar" pozunda; şirketler tarafından sahada kullanılan demir direklerin birim bedel hesabında baz alınan TEDAŞ Birim Fiyat Kitabında yer alan galvanizli civatalı direkler olmadığı, parçalı kaynaklı galvanizli direkler olduğu, bu sebeple montaj fiyatlarının birim bedelde referans alınan direklere göre çok düşük olduğunun tespit edildiği, ayrıca dağıtım şirketlerinin ihale etmiş oldukları işlerdeki ağaç direk ve boyalı kaynaklı direk yerine, bu pozlardaki birim bedelin yüksekliğinden dolayı teknik gerekliliği göz ardı ederek daha yüksek getiri sağlayan galvanizli direk kullanımına yöneldikleri, galvanizli direk kullanımındaki asıl amacın bu direklerden yüksek oranda kar elde edilmesi olduğunun değerlendirildiği, bu itibarla galvaniz direkler için hesaplanan birim bedellerin sahada kullanılan direklerle örtüşmediği; 7 no'lu "Betonarme Direkler, Traversler ve Konsollar" pozunda; Sakarya EDAŞ tarafından gönderilen beton direk kullanım oranlarına göre beton direkli havai hatlarda en çok kullanılan direklerin AG ve OG müşterek direkli şebekelerde 12/6, büyük aralıklı havai hatlarda ise 14/8 tipi olduğunun görüldüğü, bu itibarla beton direkler için hesaplanan bedel için baz alınan direklerin farklı olması sebebiyle sahada yapılan işle birim bedelin örtüşmediği; 15 no'lu "Alüminyum İletkenli Hava Hattı (AER) Kabloları" pozunda; birim bedel hesabında direk bedellerine dahil olan izolatör bedellerinin, sehven mükerrer olarak bu poza dahil edildiği; 8 no'lu "Ağaç Direkler" pozunda; OG için baz alınan 11-11,5 m direkler hem OG hem de AG olarak kullanılması durumunda koruma topraklaması yapılması gerekmediği için topraklama hesaplamasının tekrar yapılması gerektiği, ayrıca demontaj edilen direklerin bazılarının kesilerek demontaj edilmesi sebebiyle bu direklerin %50'sinin kesilerek demontaj edildiği kabul edilerek demontaj bedelinin tekrar hesaplanması gerektiği; 20 no'lu "Sodyum Buharlı Aydınlatma Armatür ve Lambaları" pozunda; dağıtım şirketlerince aydınlatma şebekesinde kullanılan civa ve sodyum buharlı lambaların teknik şartnamelere uygun olmadığı ve yönetmeliklerce kullanılmasının yasaklandığı, ayrıca 110 W ve 210 W yüksek basınçlı sodyum buharlı içten ignitörlü lambaların üretiminin olmadığı ve ihraç edilmesinin yasaklandığı ve bu lambaların tedarikinde sorun yaşandığı belirtilerek, teknik şartnamelere uygun olmayan lambaların kullanıldığı armatürlerin değiştirilmesine dair taleplerde bulunulduğu, bu itibarla mevcut tesislerde bulunan civa ve sodyum buharlı içten ignatörlü armatürlerin değiştirilmesi ve 2018 yılı itibarıyla yeni tesislerde LED'li armatürlerin genel aydınlatmada kullanımının zorunlu hale gelmesi ile birlikte bu armatürlerin de ekonomik ömrünün dolmadan değişiminin söz konusu olacağı, bu durumun da tarife yoluyla tüketiciden toplanan kaynağın israfına yol açacağı, dolayısıyla dağıtım şirketleri tarafından LED armatür öncesi mevcut armatürlerin değiştirilmesi işinin de montaj fiyatlarının sahada yapılan iş ile örtüşebilmesi için montaj fiyatlarının bu pozda belirtilen iş için TEDAŞ tarafından belirlenen katsayıya uygun olarak düzeltilmesi gerektiği; Gerekçeleri ile yukarıda yer verilen pozlara ilişkin birim bedellerde revizyona gidilmiştir. Görüldüğü üzere, birim bedel tablosunda yer alan bazı pozlarda indirim yönünde revizeler yapılmasının, bazı dağıtım şirketlerinde yerinde yapılan incelemelerde birim bedellerde yer alan pozlarda söz konusu şirketler tarafından yapılan cari harcamaların birim bedellere kıyasla çok düşük olduğunun tespit edilmesinden kaynaklandığı dikkate alındığında, söz konusu pozlarda revizyona gidilmesinde hukuki isabetsizlik bulunmadığı gibi, birim bedel tablosunda yer alan bazı pozlarda indirim yönünde revizeler yapılmasının, elektrik hizmetinin düşük maliyetli bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulmasını amaçlayan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na da aykırı olmadığı değerlendirilmektedir. Öte yandan, 29/03/2017 tarih ve 7003 sayılı Kurul kararıyla, dava konusu maddenin 6882 sayılı Kurul kararının yürürlük tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiğinden, davacının, Kurul kararının geçmişe yürütülerek uygulanmasının hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine aykırı olduğu yönündeki iddiasına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Dairemizin 18/02/2020 tarih ve E:2017/2324, K:2020/528 sayılı davanın reddi yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/11/2021 tarih ve E:2020/1858, K:2021/2608 sayılı kararıyla bozulması üzerine, davalı idarenin bozma kararı sonrası duruşma istemi yerinde görülmeyerek, gereği yeniden görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: 1. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun Bozma Gerekçesi: Davanın reddi yolundaki Dairemizin 8/02/2020 tarih ve E:2017/2324, K:2020/528 sayılı kararına yönelik davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/11/2021 tarih ve E:2020/1858, K:2021/2608 sayılı kararıyla; "Davacının dava dilekçesinin 'davanın konusu' ve 'sonuç ve istem' kısmında 26/01/2017 tarih ve 6882 sayılı EPDK kararının 1. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Dava konusu maddede, '05/05/2016 tarihli ve 6268 sayılı Kurul kararı ekindeki "Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Dağıtım Şirketlerinin 2016-2020 Uygulama Dönemi Yatırım Harcamalarında Kullanılmak Üzere Birim Bedel Tablosu"nda yer alan aşağıdaki tabloda gösterilen pozlara ait sehven maddi hata yapılan bedellerin, Tablo-1'de gösterildiği şekliyle revize edilmesine,' denilerek, 'Galvanizli demir direkler, traversler ve konsollar', 'betonarme direkler, traversler ve konsollar', 'Ağaç direkler', 'Alüminyum iletkenli hava hattı (AER) kabloları' ve 'Sodyum buharlı aydınlatma armatür ve lambaları' olmak üzere toplam 5 başlık altında yer alan çeşitli nitelik ve boyutlardaki malzemelere ilişkin birim bedellerin bulunduğu tabloya yer verilmiştir. Dava dilekçesinde, revize edilen kalemler içerisinde en fazla etkilenildiği belirtilen 'Galvanizli direk' ve söz konusu malzemeyle ilgili unsurlar yönünden hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğu görülmekle birlikte, davacının aynı zamanda bahse konu malzeme dışında diğer malzemeleri de içerecek şekilde maddenin bütününe yönelik olarak; davalı idarece birim bedeller belirlenirken bölgesel farklılıkların, zorunlu olarak yapılması gereken yatırımların ve piyasa fiyatlarının göz önünde bulundurulmadığı, dava konusu Kurul kararı ile 2016-2020 yıllarına ilişkin olarak 3. uygulama dönemi boyunca uygulanacak birim bedellerin, TEDAŞ birim fiyatlarından yaklaşık %10 indirim yapılmak suretiyle belirlendiği, dava konusu maddede yer alan tabloda galvanizli direkler, beton direkler, alpek kablo ve armatür fiyatlarında eksi yönde revizyon yapıldığına yönelik iddialarda bulunduğu görülmüştür. Buna karşılık, davacının 10/10/2017 tarihinde dava dosyasına sunduğu ve davalı idarenin ikinci cevabına karşı beyanlarının sunulmasına ilişkin olduğunu bildirdiği dilekçesi, 30/01/2018 tarihinde Danıştay kaydına giren, yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz dilekçesi ile daha sonra savcılık düşüncesine karşı beyanlarını içeren ve 14/01/2020 tarihinde Danıştay kaydına giren dilekçesinde de, dava açıldıktan sonra tesis edilen 27/03/2017 tarih ve 7003 sayılı Revize Kurul kararı ile dava konusu Kurul kararının 2016 yatırımlarına uygulanmayacağının ifade edildiği, yine birim bedellerin güncellenmesine ilişkin olarak 08/06/2017 tarih ve 7113 sayılı Kurul kararının yayınlandığı ve galvanizli direklerde topraklanma bedelinin ödenmemesi dışında idarece işlemin geri alınması nedeniyle davalarının galveniz direklerde topraklanma bedelinin ödenmemesi yönü ile devam ettiği belirtilerek, bu bedele ilişkin beyanlarda bulunduğu görülmüştür. Temyize konu Daire kararında, dava dilekçesinde 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesinin iptali istenilmiş ise de, dilekçe içeriği ve ileri sürülen hukuka aykırılık sebepleri dikkate alındığında, iptal isteminin galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmediği iddiasıyla sınırlı olarak incelendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacının temyiz dilekçesinde ise, hatalı ve eksik incelemeye dayalı karar verildiği, dava konusunun 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesi olduğu, sadece galvanizli direklere ilişkin kısmın değil, Kurul kararının tamamının iptalinin talep edildiği, her ne kadar dava konusu Kurul kararından sonra tesis edilen Kurul kararları sonrası davasının sadece bu kısım yönünden devam ettiğine ilişkin beyan sunulmuş olsa da, duruşmada dava dilekçesinde yer alan dava konusunun tamamı yönünden hüküm kurulmasını talep ettiği, davada talep edilen hususun dava konusu işlemin tüm iddia ve taleplerini karşılayacak şekilde bir bütün olarak değerlendirilmesi olduğu ileri sürülmüştür. Davacının dava dilekçesinden sonra dava dosyasına sunduğu ve davanın konusuna ilişkin bahse konu beyanların, kısmi feragat olarak kabul edilmesi için yeterli açıklıkta olmadığı ve dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden Dairece de söz konusu beyanlara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan, Daire kararında yer alan 'dilekçe içeriği ve ileri sürülen hukuka aykırılık sebepleri dikkate alındığında, iptal isteminin galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmediği iddiasıyla sınırlı olarak incelendiği' yönündeki ifadeden, davacının davanın konusuna ilişkin olarak dava dilekçesinden sonra sunduğu beyanlar çerçevesinde değil, dava dilekçesindeki beyanlar doğrultusunda bir değerlendirme yapılmak suretiyle, davanın galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmediği iddiasıyla sınırlı olarak incelendiği anlaşılmıştır. Kaldı ki, davacının 18/02/2020 tarihinde yapılan duruşmadan sonra Daire kararı kendisine tebliğ edilmeden 19/02/2020 tarihinde dava dosyasına sunduğu dilekçesinde, idarenin açıklamalarından dava konusu Kurul kararına ilişkin olarak sonradan alınan Kurul kararları ile sadece 2016 yılına ilişkin aykırılığın giderildiğinin belirtildiği, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin aykırılıkların devam ettiğinin anlaşıldığı, aynı nitelikteki iş için TEDAŞ'a farklı birim bedel belirlenmesi, özelleştirilen şirketlere farklı birim bedeller belirlenmesinin davanın özü olduğu, davalı idare tarafından 2016 yılına ilişkin bu aykırılığın, galvenizli borularda topraklama hattı hariç giderilmişken, 2017, 2018 ve 2019 yılları için aykırılığın halen devam etmesi nedeniyle dava konusu işlemin tamamen iptali gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, davacının dava dilekçesinde belirttiği dava konusu ve ileri sürdüğü hukuka aykırılık sebepleri ile temyiz dilekçesinde yer verdiği temyiz sebepleri birlikte dikkate alındığında, Dairece dava konusu edilen 26/01/2017 tarih ve 6882 sayılı EPDK kararının 1. maddesinin tamamı hakkında değil, yalnızca galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmemesi durumu yönünden ve davacı tarafından ileri sürülen hukuka aykırılık sebeplerinin tamamı dikkate alınmaksızın karar verildiği anlaşılmış olup, dava dilekçesinde davanın konusunun 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesi olduğu ve söz konusu maddenin tamamına yönelik hukuka aykırılık iddialarının bulunduğu dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davacının iptal isteminin, galvanizli direklerde topraklanma bedelinin ödenmediği iddiasıyla sınırlı olarak incelenmesi suretiyle verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4 ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkanı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olup, bozma kararının gerekçesi uyarınca uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi: 2- Maddi Olay ve Hukuki Süreç : 05/05/2016 tarih ve 6268 sayılı Kurul kararı ile III. Uygulama Dönemi'nde elektrik dağıtım şirketleri tarafından yapılacak yatırımlar için kabul edilen yatırım harcamalarının belirlenmesi ve gerçekleşmesinin izlenmesine ilişkin hesaplamalarda kullanılacak birim bedeller ile birim bedel tarifleri kabul edilmiştir. Söz konusu birim bedeller ve tariflere davacı şirket de dahil bazı şirketler tarafından yapılan itirazlar üzerine yapılan incelemeler sonucunda 5 no'lu "Galvanizli Demir Direkler, Traversler ve Konsollar", 7 no'lu "Betonarme Direkler, Traversler ve Konsollar", 15 no'lu "Alüminyum İletkenli Hava Hattı (AER) Kabloları", 8 no'lu "Ağaç Direkler", 20 no'lu "Sodyum Buharlı Aydınlatma Armatür ve Lambaları" pozları için belirlenen birim bedel hesaplamalarında maddi hatalar yapıldığının tespit edildiği, birim bedeller ile ilgili yapılması gerekli düzenlemeler ve şirketlerin itiraz ve taleplerine ilişkin yapılan değerlendirilmeler sonucunda, davaya konu edilen, 26/01/2017 tarih ve 6882 sayılı Kurul kararı ile birim bedellerde revizeler yapıldığı, bazı pozlarda da yeni birim bedeller oluşturulduğu, bunun üzerine 2016-2020 3. Uygulama Dönemi'nde yapılacak yatırımlar için kabul edilen yatırım harcamalarının belirlenmesi ve gerçekleşmesinin izlenmesine yönelik hesaplamalarda kullanılacak birim bedel ve tariflerine ilişkin 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 3- İlgili Mevzuat: 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, "Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanun'da yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanun'a uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur." kuralına yer verilmiş; 5. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde, "Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak."; yedinci fıkrasının (a) bendinde, "Bu Kanun hükümlerinin uygulanması ve bu Kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirmek için gerekli olan ve piyasada rekabeti geliştirmeye yönelik olarak gerçek ve tüzel kişilerin uymaları gereken, talimatları ve tebliğleri, şebeke yönetmeliğini, dağıtım yönetmeliğini, müşteri hizmetleri yönetmeliğini ve dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliğini onaylamak" Kurulun yetkileri arasında sayılmıştır. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanması olduğu belirtilmiş; "Dağıtım faaliyeti" başlıklı 9. maddesinde, "Dağıtım faaliyeti, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında belirlenen bölgede yürütülür (...)."; "Tarifeler ve tüketicilerin desteklenmesi" başlıklı 17. maddesinde, "Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. (...)." kurallarına yer verilmiştir. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinde, hava hattının, kuvvetli akım iletimini sağlayan mesnet noktaları, direkler ve bunların temelleri, yer üstünde çekilmiş iletkenler, iletken donanımları, izolatörler, izolatör bağlantı elemanları ve topraklamalardan oluşan tesisin tümü olduğu; 57. maddesinin birinci fıkrasında, hava hatlarının topraklamasında Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı; Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği'nin 1. maddesinin birinci fıkrasında, bu Yönetmeliğin esas itibarıyla, frekansı 100 Hz’in altındaki alternatif akım (a.a.) ve doğru akım (d.a.) elektrik tesislerine ilişkin topraklama tesislerinin kurulması, işletilmesi, denetlenmesi, can ve mal güvenliği bakımından güvenlikle yapılmasına ilişkin hükümleri kapsadığı; 4. maddesinde, koruma topraklamasının, insanları tehlikeli dokunma gerilimlerine karşı korumak için, işletme akım devresinde bulunmayan iletken bir bölümün topraklanması; işletme topraklamasının, işletme akım devresinin bir noktasının, cihazların ve tesislerin normal işletilmesi için topraklanması olduğu; Ek-F.6 maddesinde, tüm Yüksek Gerilim (YG) şebekelerinde kullanılan direkler ve bunların traversleri ile Alçak Gerilim (AG) şebekelerinde çok sayıda insanın bulunduğu ya da girip çıktığı bina ve tesislerin (okul, sinema, hastane, stadyum, tören alanı ve benzeri) yakınında bulunan direkler ve bunların traverslerinin etkin şekilde topraklanacağı, alçak gerilimli ağaç direkli şebekelerde koruma topraklaması yapılacaksa, izolatörlerin direklere deve boyunları ile bağlanmayıp metal konsollar üzerinden bağlanacağı, ayrıca sistem (şebeke) tipinin gerektirmesi durumunda AG hava hattı şebekelerinde tüm nihayet direkleri ile AG yer altı kablo şebekelerinin sonundaki nihayet panolarında işletme topraklamasının yapılacağı belirtilmiştir. 4- Genel Olarak Elektrik Dağıtım Faaliyetleri 2001 yılında yürürlüğe giren 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (6446 sayılı Kanun'la başlığı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun şeklinde değiştirilmiştir) ile, kamu tekelindeki dikey bütünleşik yapı ayrıştırılarak serbestleşme ve özelleştirmeler aracılığıyla rekabetçi bir piyasa yapısı için gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Böylece, piyasa faaliyetleri ayrıştırılarak üretim ve satış faaliyetlerinin rekabete açıldığı, iletim ve dağıtım faaliyetlerinin düzenleme altına alındığı, özel hukuk hükümlerine tabi firmaların faaliyet göstereceği bir piyasa ortamı oluşturulmuştur. Elektrik piyasası faaliyetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi için de 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile, 2001 yılında kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek, enerji piyasasını düzenlemek ve denetlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kurulmuştur. Elektrik piyasası faaliyetleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında detaylı olarak düzenlenmiş, 4628 sayılı Kanun'un mülga 2. maddesi, elektrik piyasası faaliyetlerini: “piyasada faaliyet gösterecek tüzel kişilerin üretim, iletim, dağıtım, toptan satış, perakende satış, perakende satış hizmeti, ticaret, ithalat ve ihracat faaliyetleri” olarak sıralamıştır. Kanun'da elektrik enerjisi “iletim” faaliyetinin ancak tekel niteliğinde ve Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından yürütülebileceği düzenlenmiştir. Diğer faaliyetlerde ise, kamu tüzel kişilerinin yanında, özel hukuk tüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesine katılabileceği öngörülmüştür. Elektrik piyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özel ayrımı yapılmaksızın, kural olarak, lisans alınması zorunluluğu getirilmiştir. Belirtilen yaklaşım, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile de sürdürülmüştür. Öte yandan, elektriğin kamu hizmeti özelliği, "dağıtım" faaliyeti açısından ele alındığında, 6446 sayılı Kanun'un "Dağıtım faaliyeti" başlıklı 9. maddesi, dağıtım şirketlerinin lisanslarında belirtilen bölgelerdeki tesislerde yenileme, ikame ve kapasite artırım yatırımlarını yapma, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm sistem kullanıcılarına, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin elektrik enerjisi dağıtımı ve bağlantı hizmeti sunma yükümlüğü getirmiştir. Kanun'da ve ilgili yönetmeliklerde "dağıtım" faaliyetini yerine getirecek işletmelerin uyması gereken yükümlülükler açıkça düzenlenmiştir. Elektrik dağıtım piyasasının en temel aktörü Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ); tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla, elektriğin tüketicilere perakende satışı ve tüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadi devlet teşekkülüdür. Doğal tekel niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyeti 4628 sayılı Kanun öncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken, 4628 sayılı Kanun uyarınca, dağıtım sektörünün, EPDK tarafından verilen dağıtım lisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesi öngörülmüştür. 17/03/2004 tarihinde Yüksek Planlama Kurulu'nun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarak yürürlüğe giren "Elektrik Enerjisi Sektörü Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi" (Strateji Belgesi) ile elektrik dağıtım ve üretim alanları için özelleştirme girişimi başlatılarak özelleştirme uygulamalarına dağıtım sektöründen başlanacağı belirtilmiş; Strateji Belgesi'ndeki eylem planına uygun olarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02/04/2004 tarih ve 2004/22 sayılı kararıyla TEDAŞ özelleştirme programına alınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu Yüksek Planlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtım bölgelerinin şirketleştirilmesinin tamamlanarak TEDAŞ'ın hissedarı olduğu ve dağıtım ve perakende satış hizmeti yürüten 20 dağıtım şirketi oluşturulmuştur. 4628 sayılı Kanun'un 14.2. maddesinde yer verilen, "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yer alan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletme ve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydı ile TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermek üzere kurulan elektrik dağıtım şirketleri arasında işletme hakkı devir sözleşmesi düzenlenebilir." kuralı uyarınca, TEDAŞ ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine yönelik idarî sözleşme niteliğine sahip "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" imzalanmış ve Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 07/11/2005 tarih ve 2005/125 sayılı kararıyla da; sermayesinin %100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrik dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansı ile TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacak dağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olarak satış yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmiştir. Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde "İşletme Hakkı Devri"ne dayalı olarak uygulanan "Hisse Satış Modeli"ne göre yatırımcı, özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğu bölgedeki elektrik dağıtım lisansına sahip tek şirket olmaktadır. Ancak, yatırımcının işletme hakkını devraldığı dağıtım tesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu unsurların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalmaya devam etmektedir. Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerinin sahibi olarak TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkı devir sözleşmesi çerçevesinde dağıtım varlıklarının işletme hakkını elde etmektedir. Yani, "hisse satış modeli"nde, mevcut varlıklar ile özelleştirme sonrası yatırımcı tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar sonucu oluşacak yeni varlıkların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalırken, yatırımcı, dağıtım tesislerinin ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu diğer unsurların işletme hakkını kazanmakta ve tüm yeni yatırımları gerçekleştirme yükümlülüğünü üstlenmektedir. Yatırımcı ayrıca, işletme hakkı çerçevesinde vereceği hizmeti ve üstlendiği yükümlülükleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili alt düzenlemeler uyarınca ve EPDK'nın denetimi altında gerçekleştirmektedir. 5- Dava Konusu İşlemin İncelenmesi: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda düzenlemeye tabi tarife türlerinden biri olan dağıtım tarifeleri, dağıtım şirketleri tarafından hazırlanmakta ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından onaylanmaktadır. Dağıtım tarifeleriyle ilgili fiyatlandırma esaslarının tespit edilmesi ve hizmet maliyetlerinin yansıtılmasına dair kurallar bu Kanun'a dayanılarak hazırlanan ikincil mevzuat ile düzenlenmektedir. 18/11/2015 tarih ve 5875-2 sayılı Kurul kararı ile 2016-2020 yıllarını kapsayan dönem üçüncü uygulama dönemi olarak kabul edilmiştir. Bu dönemde elektrik dağıtım şirketlerinin tarifelerinin belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacı ile 01/01/2016 tarihinde Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ (Tebliğ) çıkarılmıştır. Tebliğ'in 4. maddesinde, Tebliğ'de geçen "kabul edilen yatırım harcamaları" ifadesinin, ön kabulden geçmiş yatırım harcamalarından bu Tebliğ hükümlerine göre gelir ve tarife düzenlemelerinde esas alınmaları Kurul kararıyla onaylanan yatırım harcamaları; "ön kabulden geçmiş yatırım harcamaları" ifadesinin ise dağıtım şirketleri tarafından bir tarife yılı içerisinde kullanıma hazır hale getirilen yatırımlardan, yatırımlara ilişkin ikincil mevzuat kapsamında tarife hesaplamalarında esas alınabilecekleri Kurul kararıyla onaylananlara ilişkin harcamalar olduğu belirtilmiş; 2016-2020 yıllarını kapsayan III. Uygulama Dönemi için geçerli olan, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerin dağıtım sistemi gelir düzenlemesi kapsamında ön kabulden geçmiş yatırım harcamalarının belirlenmesi ve gerçekleşmesinin izlenmesine ilişkin kuralları düzenlemek amacıyla da Elektrik Piyasası Dağıtım Sistemi Yatırımlarına İlişkin Usul ve Esaslar (Usul ve Esaslar) 24/11/2015 tarih ve 5885-7 sayılı Kurul kararı ile kabul edilerek 28/11/2015 tarih ve 29546 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Söz konusu Usul ve Esaslar'ın 4. maddesinde, "Birim bedel: Dağıtım tesisinde kullanılan ve kapsamı Kurul tarafından belirlenen Birim Bedel Tariflerinde belirlenmiş olan bedeli, sayaçlar için sadece malzeme birim maliyeti" şeklinde tanımlanmış; 7/2 maddesinde ise, "Gelir düzenlenmesi kapsamında Kuruma bildirilen tablolardaki bilgilerden faydalanılarak ve Kurum tarafından gerekli çalışmalar yapılarak uygulama dönemi için birim bedeller belirlenmesi hâlinde birim bedeller dağıtım şirketlerine bildirilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca da 05/05/2016 tarih ve 6268 sayılı Kurul kararı ile III. Uygulama Dönemin'de elektrik dağıtım şirketleri tarafından yapılacak yatırımlar için kabul edilen yatırım harcamalarının belirlenmesi ve gerçekleşmesinin izlenmesine ilişkin hesaplamalarda kullanılacak birim bedeller ile birim bedel tarifleri kabul edilmiştir. Söz konusu birim bedeller ve tariflere davacı şirket de dahil bazı şirketler tarafından yapılan itirazlar üzerine yapılan incelemeler sonucunda, dava konusu 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesiyle; 5 no'lu "Galvanizli Demir Direkler, Traversler ve Konsollar", 7 no'lu "Betonarme Direkler, Traversler ve Konsollar", 15 no'lu "Alüminyum İletkenli Hava Hattı (AER) Kabloları", 8 no'lu "Ağaç Direkler", 20 no'lu "Sodyum Buharlı Aydınlatma Armatür ve Lambaları" pozları için belirlenen birim bedel revize edilerek düşürülmüştür. Düzenleyici kurumlar, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir. Elektrik piyasası ile ilgili olarak düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurumun, 4628 sayılı ve 6446 sayılı Kanunlar ile kendisine tanınan bu yetkiyi dava konusu Kurul kararını yürürlüğe koymak suretiyle kullandığı görülmektedir. Elektrik dağıtım firmalarının gelirleri, düzenlemeye tabi olup faaliyetlerine ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanan ve Kurum onayına sunulan tarifeler yoluyla belirlenmektedir. Tarifeler yoluyla, doğal tekel niteliğindeki dağıtım şirketlerinin aşırı kâr elde ederek piyasa konumlarını kötüye kullanmalarına karşı tüketicilerin korunması sağlanırken, kamu hizmetinin kesintisiz sürdürülmesi için gerekli bakımların ve yeni yatırımların yapılması ve dağıtım şirketlerinin makûl bir gelir elde etmesi sağlanmaktadır. Davalı idarece 2015 yılı TEDAŞ TÜİK Uygulanmasına İlişkin Elektrik Proje ve Tesis Birim Fiyat Kitabında (Kırmızı Kitap) bulunan 10868 satır ve yaklaşık 10000 malzemeden oluşan tesis kalemleri incelenerek, bu malzemelerden teknik ve idari olarak yatırımlarda kullanılamayacak olanlar çıkarılarak; şebekede çok kullanılan malzemeler ile fiyatları ve fonksiyonları birbirine yakın olan malzemeler bir araya getirilerek, birim bedeli oluşturan malzemelerin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde geçici kabulünün yapılması için yeterli tüm yardımcı malzeme ve ekipmanları dahil edilerek bir indeks oluşturulduğu; dağıtım şirketlerinin yatırım gerçekleşmesi incelemelerinde şirketlerin yapmış olduğu şebeke tesisi ihalelerinde %6 ile %12 arasında malzeme ve işçilik tenzilatı olduğunun görüldüğü, birim bedellerin şartnamelerde yer alan standart malzemeler için belirlenmiş bedeller için olduğu, şirketlerin yeni teknolojiler ve daha kaliteli malzeme ve işçilik alımına teşvik edilmesi için hesaplamalarda %10 tenzilat hedefinin koyulduğu, bu hedef doğrultusunda yapılan hesaplamalar sonucu oluşan birim bedellerin 05/05/2016 tarih ve 6268 sayılı Kurul kararı ile kabul edilerek ilgili şirketlere bildirildiği; davalı idare tarafından yapılan bu belirlemede, fiyatı düşük tutmanın malzeme ve işçilik kalitesinde düşmeye yol açacağı bunun da tedarik sürekliliği ve şebekenin uzun yıllar iyi durumda hizmet vermesi bakımından arzu edilmeyecek bir husus olduğu, TEDAŞ'ın birim fiyatlarının aynen kabul edilmesinin ise şirketlerin daha düşük gerçekleşecek maliyetler yoluyla elde edecekleri faydanın tümüyle kendilerine bırakılması anlamına geleceği, her iki açıdan dengeli bir sonuç elde edebilmek açısından TEDAŞ fiyatları üzerinden belli bir tenzilat hedefinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, şirketlerin doğal tekel gücünü kullanarak oluşturacağı fiyatlarla piyasayı olumsuz etkileyecek aşırı kâr elde etmelerinin engellenerek, şirketlerin verimli bir şekilde çalışmaya yönlendirilmesi için önceden tespit edilecek objektif kıstaslara göre bir tarife belirlenmesi ve bunun sonucunda da şirketlerin yatırıma imkân sağlayacak makul gelir elde etmeleri ile elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması amacıyla tesis edildiği, birim fiyatların sonuç itibarıyla tarife metodolojisinde bir öngörü olan ön kabulden geçmiş yatırım harcamalarının belirlenmesinde kullanılacağı da dikkate alındığında, idare tarafından tenzilat oranı için ortaya koyulan hesaplamanın objektif hesaplama olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, ulusal tarifenin olduğu sistemde, bölge yatırım ihtiyaçlarının farklı olduğu, gerekli yetkinlikte eleman ve saha iş gücü arasında farklılıkların olduğu, birim bedellerin standart ve şartnamalere uygun ortalama malzemeler için belirlendiği, buna karşın işletme maliyetlerinin birim bedele tabi olmayan giderlerden oluştuğu, dağıtım şirketlerinin maliyetleri için hesaplanan bedelin altında harcama yapmaları durumunda oluşan verimliliğin kendilerine pozitif yönde katkı sağladığı tarife sisteminde gelirleri düzenlemeye tabi doğal tekel niteliğindeki dağıtım şirketleri için, verimliliği ve kaliteyi artırmaya yönelik olacak şekilde yapıldığı anlaşılan belirlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dağıtım şirketlerinin itirazları üzerine dava konusu Kurul kararının 1. maddesi ile bazı kalemlerde hata yapıldığı belirtilerek bedellerin daha da düşürüldüğü görülmektedir. Bu değişikliğe gerekçe olarak inceleme raporunda; dağıtım şirketlerinin 31/10/2016 tarihine kadar 2016 ve 2017 yılı dağıtım sistemi yatırım tahmin bildirimlerini bildirim sistemi üzerinden yaptıkları, bu bildirimler üzerinden yapılan incelemelerde yatırımlara ait cari harcamalar ile bu yatırımlara ait birim bedeli tutarları arasında yüksek oranlı farklılıklar olduğunun tespit edildiği, bu durumun sahada incelenmesi için AKEDAŞ, Çoruh ve Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Şirketleri için kurum personeli görevlendirilerek bu şirketlerde inceleme yapıldığı; ayrıca Sakarya Elektrik Dağıtım Şirketi'nden da yatırım tahmin bildirimi kapsamında yer alan yatırım projelerinden örnek projeler için çalışmalar ile birlikte şirket tarafından genellikle beton direk kullanılması sebebiyle beton direklerin kullanım oranlarına ilişkin bilgiler istenildiği, gelen cevaptan hareketle en çok kullanılan direk tipinin belirlendiği böylelikle birim bedellerde yer alan bazı pozlarda şirketler tarafından yapılan cari harcamaların birim bedellere kıyasla çok düşük olduğunun görüldüğü, bu tür malzemelerden; a) 5 no'lu "Galvanizli Demir Direkler, Traversler ve Konsollar" bakımından; şirketler tarafından (adı geçen üç şirket) sahada kullanılan direklerin TEDAŞ Birim Fiyat Kitabında yer alan galvanizli civatalı direkler olmadığı, parçalı kaynaklı galvanizli direkler olduğunun teyit edildiği, bu sebeple montaj fiyatlarının birim bedelde referans alınan direklere göre çok düşük olduğunun tespit edildiği, ayrıca şirketlerin ihale etmiş oldukları işlerdeki ağaç direk ve boyalı kaynaklı demir direk yerine, bu pozdaki birim bedelin yüksekliğinden dolayı teknik gerekliliği göz ardı ederek şirketin daha yüksek getiri sağlayacağı galvanizli direk kullanımına yöneldiği; AKEDAŞ Elektrik Dağıtım Şirketi tarafından sunulan bilgi notunda galvaniz direklerin daha dayanıklı ve ekonomik ömrünün daha uzun olması sebebiyle 2016 yılından itibaren yapılan işlerde ağaç ve boyalı kaynaklı demir direk yerine bu direkleri kullandıkları ifade edilse de teknik ve ekonomik ömür bakımından bu iddiayı doğrulayan bir analizin bulunmadığı, asıl amacın galvaniz direklerden daha yüksek oranda kar edilmesi olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle galvaniz direkler için hesaplanan birim bedellerin sahada kullanılan direklerle örtüşmediği bu sebeple yapılan işin karşılığı olacak şekilde birim bedellerde oluşan maddi hataların düzeltilmesi gerektiği, b) 7 no'lu "Betonarme Direkler, Traversler ve Konsollar" bakımından; Sakarya Elektrik Dağıtım Şirketi tarafından gönderilen beton direkli havai hatlarda kullanım oranlarına göre en çok kullanılan direklerin AG ve OG müşterek direkli şebekelerde 12/6 tipi, büyük aralıklı havai hatlarda ise 14/8 tipi olduğunun görüldüğü, bu itibarla beton direkler için hesaplanan bedel için baz alınan direklerin farklı olması nedeniyle sahada yapılan işle bedelin örtüşmediği, oluşan maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği, c) 8 no'lu "Ağaç Direkler" bakımından, OG için baz alınan 11-11,5 direklerin hem OG hem de AG'de kullanılabileceğinden AG olarak kullanılması durumunda koruma topraklaması yapılması gerekmediği için topraklama hesaplamasının tekrar yapılması gerektiği, ayrıca demontaj edilen direklerin bazılarının kesilerek demontaj edilmesi sebebiyle bu direklerin %50'sinin kesilerek demontaj edildiği kabul edilerek demontaj bedelinin tekrar hesaplanması gerektiği bu itibarla bu pozdaki birim bedelde oluşan maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği, d) 15 no'lu "Alüminyum İletkenli Hava Hattı (AER) Kabloları" bakımından, birim bedel hesabında direk bedellerine dahil olan izolatör bedellerinin, sehven mükerrer olarak bu poza dahil edildiğinin tespit edildiği, hesaplanan bedelin düzeltilmesi gerektiği, e) 20 no'lu "Sodyum Buharlı Aydınlatma Armatür ve Lambaları" bakımından; montaj bedelleri hesaplamasında TEDAŞ tarafından belirlenen 0,52 malzeme fiyatına göre montaj katsayısına göre montaj bedelinin belirlenmesinin sahada gerçekleşen montaj işlemine uygun olduğu değerlendirilerek bu oran uygulanarak yeniden hesaplama yapılması gerektiği, diğer taraftan dağıtım şirketlerinden, aydınlatma şebekesinde kullanılan civa ve sodyum buharlı lambaların teknik şartnamelere uygun olmadığı ve yönetmeliklerce kullanılmasının yasaklandığı, ayrıca 110 W ve 210 W yüksek basınçlı sodyum buharlı içten ignitörlü lambaların üretiminin olmadığı ve ihraç edilmesinin yasaklandığını ve bu lambaların tedarikinde sorun yaşandığını belirterek, teknik şartnamelere uygun olmayan lambaların kullanıldığı armatürlerin değiştirilmesinin gerektiğine dair talepler geldiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yayımlanan Genel Aydınlatma Kapsamında LED Armatürlerin Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 9. maddesinde, 2018 yılı itibarıyla yeni tesislerde LED'li armatürlerin genel aydınlatmada kullanımının zorunlu hale gelmesi ile birlikte mevcut tesislerde yapılacak değişimler için 3 ila 5 yıl arasında süre de belirtildiği, bu itibarla mevcut tesislerde bulunan civa ve sodyum buharlı içten ignatörlü armatürlerin değiştirilmesi ve 2018 yılı itibarıyla yeni tesislerde LED'li armatürlerin genel aydınlatmada kullanımının zorunlu hale gelmesi ile birlikte bu armatürlerin de ekonomik ömrünü dolmadan değişiminin söz konusu olacağı, bu durumun da tarife yoluyla tüketiciden toplanan kaynağın israfına yol açacağının açık ve net olduğu, dolayısıyla dağıtım şirketleri tarafından LED armatür öncesi mevcut armatürlerin değiştirilmesi işinin de montaj fiyatlarının sahada yapılan iş ile örtüşebilmesi için montaj fiyatlarının bu pozda belirtilen iş için montaj fiyatlarının bu pozda belirtilen iş için TEDAŞ tarafından belirlenen katsayıya uygun olarak düzeltilmesinin gerektiğinin belirtildiği görülmektedir. Elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mâlî açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulmasında düzenleme ve denetleme yapmakla görevli Kurum, piyasa aktörlerinin eylemlerini gözetleme ve bundan hareketle tedbir alma konusunda görevlidir. Dağıtım şirketlerinin gelirlerinin geçmiş verilerden hareketle geleceğe yönelik tahminlerle oluşturulan tarifeler yoluyla düzenlendiği, tarifelerde menfaatleri birbiriyle çelişen tarafların menfaatlerinin gözetilmesi ve bunların dengelenmesinin amaçlandığı göz önüne alındığında; elektrik piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyum içinde yürütülmesini düzenlemek ve denetlemekle görevli Kurum, tahminlerine esas verilerde piyasanın işleyişini etkileyebilecek birtakım hususları fark etmesi durumunda gerekli düzeltmeleri yapabilecektir. Aksi durumda, hayatın her alanında ihtiyaç duyulan, maliyeti, sürekliliği ve kalitesi ile ekonomik ve sosyal hayatı önemli ölçüde etkileyen, depolanması mümkün olmadığından kendine özgü bir piyasa yapısı sergileyen elektrik enerjisi piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyum içinde yürütülmesi için görevli Kurum'un Kanun tarafından kendisine verilen görevleri yerine getirmesi engellenecek, kimi zaman tüketicilerin kimi zaman ise dağıtım şirketlerinin kanun koyucu tarafından amaçlanmayan bir şekilde yük altında kalmasına sebep olunacaktır. Görüldüğü üzere, birim bedel tablosunda yer alan bazı pozlarda indirim yönünde revizeler yapılmasının, bazı dağıtım şirketlerinde yerinde yapılan incelemelerde birim bedellerde yer alan pozlarda söz konusu şirketler tarafından yapılan cari harcamaların birim bedellere kıyasla çok düşük olduğunun tespit edilmesinden kaynaklandığı dikkate alındığında, söz konusu pozlarda revizyona gidilmesinde, revizyonun haklı nedene dayanması, yetki saptırmasının bulunmaması ve tüm dağıtım şirketlerine eşit şekilde uygulanması nedeniyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca, davacı şirket tarafından zarar edeceği iddiasına karşılık olarak davalı idare tarafından şirketin yatırım harcamaları raporlamalarından sunulan verilere göre davacı şirketin dava konusu Kurul kararı ile yeniden belirlenen birim fiyatlarla zarar etmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan davacı şirket tarafından, galvanizli direklerde topraklama bedelinin ödenmediği ileri sürülmüş ise de, 07/06/2016 tarihli talebinin de incelendiği davalı idare tarafından hazırlanan Değerlendirme Raporu'nda, dağıtım tesislerinde yapılması gereken topraklamalar için kullanılacak olan topraklama kazığı, 35 mm² çıplak örgülü bakır iletken ve benzeri malzemeler, işletme ve koruma topraklaması, aydınlatma şebekesi, yer altı şebekesi, havai hatlı şebeke, enerji nakil hattı gibi zorunluluk olan yerler ve durumlar için kullanım oranları ile ilave topraklayıcı gerekmesi durumu da göz önünde bulundurularak hesaplama yapıldığı belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği'nin Ek-F.6 maddesinde, topraklama yapılması gereken yerlerde dağıtım şirketlerinin katlandığı maliyetlerin "Galvanizli Demir Direkler, Traversler ve Konsollar" pozunda dikkate alındığı, ilave topraklama yapılması hâlinde de bu duruma yönelik maliyetlerin birim bedel hesaplanırken değerlendirildiği görülmektedir. Davacı tarafından, Dairemizin 31/03/2015 tarih ve E:2010/2546, K:2015/1256 sayılı kararının bakılan uyuşmazlık için emsal olduğu ileri sürülmüş ise de, anılan karardaki uyuşmazlığın 4628 sayılı Kanun'un mülga Geçici 14. maddesi uyarınca üretim tesislerinin sisteme bağlantısı için yeni iletim tesisi ve bu tesisin sisteme bağlanabilmesi için yeni iletim hatlarının yapılmasının gerekli olduğu hâllerde; bu tesislerin yapımı için Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi'nin yeterli finansmanının mevcut olmaması durumunda, söz konusu yatırımların, bu tesise bağlantı talebinde bulunan tüzel kişi veya kişilerce müştereken yapılabileceği veya finanse edilebileceği, yapılan yatırım tutarının ilgili tüzel kişi veya kişiler ile Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi arasında yapılacak tesis sözleşmesi ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmaları çerçevesinde geri ödenmesine ilişkin usul ve esaslardan kaynaklandığı, uyuşmazlığın bir tarife uyuşmazlığı olmadığı, bu nedenle bakılan davadaki uyuşmazlık açısından emsal olmayacağı görülmüştür. Son olarak, 29/03/2017 tarih ve 7003 sayılı Kurul kararıyla, dava konusu maddenin 6882 sayılı Kurul kararının yürürlük tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiğinden, davacının, Kurul kararının geçmişe yürütülerek uygulanmasının hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine aykırı olduğu yönündeki iddiasına itibar edilmemiştir. Bu durumda, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafından ileri sürülen iddialar hukuken geçerli görülmemiştir. Bu itibarla, 2016-2020 3. Uygulama Dönemi'nde yapılacak yatırımlar için kabul edilen yatırım harcamalarının belirlenmesi ve gerçekleşmesinin izlenmesine yönelik hesaplamalarda kullanılacak birim bedel ve tariflerine ilişkin 26/01/2017 tarih ve 6882 sayılı Kurul kararının 1. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Fazla yatırılan ...-TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.