Hukuk Genel Kurulu 2022/620 E. , 2023/465 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/459 E., 2021/946 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVA TARİHİ : 20.11.2008 KARAR : Asıl ve birleşen davanın kabulüne ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/7573 Esas, 2021/2148 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesince v…
**Hukuk Genel Kurulu 2022/620 E. , 2023/465 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/459 E., 2021/946 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVA TARİHİ : 20.11.2008 KARAR : Asıl ve birleşen davanın kabulüne ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/7573 Esas, 2021/2148 Karar sayılı BOZMA kararı 1. Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin karar asıl ve birleşen davalarda taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı asıl ve birleşen davalarda taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Asıl Davada Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın Bayburt Şubesi müşterisi olduğunu, davalı banka müdürünün banka hesaplarında bulunan yüklü miktarda parayı zimmetine geçirdiğinin ortaya çıkması üzerine kendi hesap hareketlerini inceleyen müvekkilinin 01.11.2007 tarihinde hesabından para çekildiğini öğrendiğini, davalı bankanın başvuruya rağmen ödemede bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000,00 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl Davada Davalı Cevabı 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili bankadan 78.000,00 TL ve 25.000,00 TL tutarlı krediler kullandığını, ancak geri ödemede temerrüde düştüğünü, 25.000,00 TL değerindeki kredinin 01.11.2007 tarihinde imza karşılığında davacıya kullandırıldığını, davacının imza itirazı üzerine tediye fişinde imza incelemesi yaptırılarak tediye fişindeki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşıldığını, davacının her iki işlek krediye ait Aralık 2007 ve Mart 2008 devre sonu faizlerinin nakden ve kasadan tahsil edildiğini, art arda tahsilat fişlerinin düzenlendiğini, davacının 25.000,00 TL krediyi kullandığından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kredi ödemede temerrüde düşmesi üzerine borç ikrarı ve ödeme taahhüdünde bulunduğunu, davanın kötüniyetle açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen Davada Davacı İstemi