5. Hukuk Dairesi 2015/14137 E. , 2016/6072 K. "" TARİHİ : 30/05/2014 NUMARASI : 2010/846-2014/664 Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atıla ntaşınmazın mülkiyet hakkı ile daimi ve geçici irtifak bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği…
**5. Hukuk Dairesi 2015/14137 E. , 2016/6072 K.** **"İçtihat Metni"** TARİHİ : 30/05/2014 NUMARASI : 2010/846-2014/664 Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atıla ntaşınmazın mülkiyet hakkı ile daimi ve geçici irtifak bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmazın mülkiyet hakkı ile daimi ve geçici irtifak bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Kapama antepfıstığı bahçesi niteliğindeki taşınmaza net fıstık geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1) Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif ve 15.11.2013 tarihli fen bilirkişisi raporuna göre dava konusu taşınmazlardan 1292 parsel sayılı taşınmazın 332,25 m2 yüzölçümünde olup tamamının kanal olarak ifraz edildiği, ancak taşınmaza fiilen el atılmadığı, 1295 parsel sayılı taşınmazın ise 2236,90 m2 yüzölçümünde olup kanal olarak ifraz edilmiş ise de sadece 45,05 m2 daimi ve 67,50 m2 geçici irtifak hakkı tesis edilmek suretiyle el atıldığı anlaşıldığından; 1292 parsel yönünden davanın reddi ve 1295 parsel sayılı taşınmazdaki daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığı olarak belirlenen bedele hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken 1292 ve 1295 parsellerin tamamının bedelinin tahsiline ve davalı idare adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. Bu itibarla usul ve yasaya uygun olan 26.11.2013 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hesaplanan bedele hükmedilmesi gerektiği ve gerekçeli kararda da bu raporun hükme esas alındığı belirtildiği halde, hükümde yazılı şekilde bedel tespiti ile fazlaya hükmedilmesi ve 1292 ve 1295 parseller yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2) Dava konusu taşınmazlardaki daimi ve geçici irtifakların yüzölçümünün hükümde gösterilmeyerek 15.11.2013 tarihli fen bilirkişisi raporuna atıf yapılması ile yetinilmiş ise de söz konusu rapor ekindeki krokide dava konusu taşınmazlardan 1107, 1108, 1297 ve 1298 parsel sayılı taşınmazların gösterilmediği nazara alınıp kanal ve irtifak alanlarını açıkça harf ve renkle işaretlettirilerek ek rapor alınması ve sonucuna göre infazda tereddüte mahal vermeyecek surette hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru olmadığı gibi; 3) 13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile;