Başvurucu, içeriğinde “Devrimden Sonra” adlı yerli sinema filminin yer aldığı kompakt diskin (CD), hükümlü olarak tutulduğu Ceza İnfaz Kurumu idaresince kendisine verilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini; öte yandan, bu karara karşı şikâyet başvurusu ve itiraz aşamalarında Cumhuriyet savcısı görüşlerinin kendisine tebliğ edilmediğini ve itiraz incelemesinin duruşmasız yapıldığını, bu nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, içeriğinde “Devrimden Sonra” adlı yerli sinema filminin yer aldığı kompakt diskin (CD), hükümlü olarak tutulduğu Ceza İnfaz Kurumu idaresince kendisine verilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini; öte yandan, bu karara karşı şikâyet başvurusu ve itiraz aşamalarında Cumhuriyet savcısı görüşlerinin kendisine tebliğ edilmediğini ve itiraz incelemesinin duruşmasız yapıldığını, bu nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 3/12/2012 tarihinde İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 12/6/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölüm tarafından 17/9/2013 tarihinde yapılan toplantıda başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 23/9/2013 tarihinde Bakanlığa bildirilmiştir. Bakanlığın yazılı görüşü 25/11/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunulmuştur. Bakanlık görüş yazısı, başvurucuya 17/12/2013 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını 19/12/2013 tarihinde sunmuştur. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2008 tarih ve E.2007/13, K.2008/225 sayılı kararıyla başvurucunun hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar Yargıtay Ceza Dairesinin 1/11/2010 tarih ve E.2010/7510, K.2010/11178 sayılı kararıyla onanmıştır. Başvurucu, cezasının kalan kısmının infazı için 2011 yılının Şubat ayında İzmir Kırıklar 1 No.lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumuna yerleştirilmiştir. Başvurucu halihazırda Haymana Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmaktadır. Başvurucuya, ailesi tarafından, içeriğinde “Devrimden Sonra” adlı yerli sinema filminin yer aldığı bir CD gönderilmiştir. Sözü edilen CD’yi inceleyen İzmir No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Eğitim Kurulunun (Eğitim Kurulu), 28/5/2012 tarih ve 2012/58 sayılı kararıyla, CD’nin başvurucuya verilmemesine karar verilmiştir. Anılan kararın ilgili kısmı şöyledir:“… Hükümlü/tutuklu Ali KARATAY’a posta ile gelen cd.’nin içeriğinde ‘siyasi propaganda yapıldığı, halkı bölmeyi amaçlayan propaganda yapıldığı, belli ideolojileri övdüğü vs.’ olduğu için yukarıda adı geçene VERİLMEMESİNE oy birliğiyle karar verilmiştir.” Başvurucu, 30/5/2012 tarihli dilekçe ile Eğitim Kurulu kararına karşı İzmir İnfaz Hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Başvuru ile ilgili olarak Cumhuriyet savcısı yazılı mütalaasında, reddine karar verilmesi yönünde görüş bildirmiştir. Mütalaanın ilgili kısmı şöyledir:“...İlgili Ali KARATAY adına posta yoluyla gönderilen ‘Devrimden Sonra’ adlı film cd ile ilgili olarak ... Eğitim Kurulu Başkanlığının ... sayılı kararı ile söz konusu cd'nin izletilmemesine dair kararın ‘siyasi propaganda yapıldığı, halkı bölmeyi amaçlayan propaganda yapıldığı, belli ideolojileri övdüğü vs.’ için uygun olduğu anlaşılmakla;Adı geçen ... adına posta yoluyla gönderilen ... film cd. ile ilgili olarak ... Eğitim Kurulu Başkanlığının ...sayılı kararı ile ilgili itirazlarının reddine karar verilmesi hususu;Kamu adına mütalaa olunur.” İzmir İnfaz Hakimliğinin 21/6/2012 tarih ve E.2012/997, K.2012/995 sayılı kararı ile başvurucunun şikâyetinin reddine karar verilmiştir. Anılan kararın ilgili kısmı şöyledir:“…Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 43/1-ı maddesinde eğitim kurulunun, kuruma gelen her türlü yayının, kurum güvenliğini tehli(ke)ye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan nitelikte olup olmadığına karar verme ve yetkisinde olduğunun belirtildiği,5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki (Kanunun) 62/3 maddesinde bu tür hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği ve Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 11/b maddesinde ‘Mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsadığı eğitim kurulu kararıyla tespit edilen hiçbir yayın kuruma kabul edilmez’ şeklinde hüküm belirtildiğinden, hükümlü Ali KARATAY’ın itirazına konu dosya içinde mevcut, Devrimden Sonra adlı CD incelendiğinde, içerikleri dikkate alındığında siyasi propaganda yapıldığı, halkı bölmeyi amaçlayan propaganda yapıldığı, belli ideolojileri övdüğü için ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Kurum Eğitim Kurulu Başkanlığının …sayılı kararının Kanun, Tüzük ve Yönetmeliklere uygun olduğu anlaşıldığından, itirazın reddine karar vermek gerektiği …” Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin ret kararına karşı 2/7/2012 tarihli dilekçe ile itiraz kanun yoluna başvurmuş olup, itirazı inceleyen İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 2/10/2012 tarih ve 2012/1392 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin kararı başvurucuya 5/11/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 3/12/2012 tarihinde, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 16/5/2001 tarih ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun maddesi şöyledir:“İnfaz hakimliklerinin görevleri şunlardır : Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tabi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, tüzük veya yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.” 4675 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Şikayet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikayet konusu işlem veya faaliyet hakkında resen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.” 13/12/2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir.(2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz.(3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.” 6/4/2006 tarih ve 26131 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün “Eğitim kurulunun görev ve yetkileri” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fırkasının (ı) bendi şöyledir:“(1) Eğitim kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir;…ı) Kuruma gelen her türlü yayının, kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan nitelikte olup olmadığına karar vermek,…” 12/7/2005 tarihli Adalet Bakanı Olur’u ile yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi’nin “Kuruma kabul edilmeyecek yayınlar” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“a) Mahkemelerce yasaklanmış olan, b) Mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsadığı eğitim kurulu kararıyla tespit edilen, hiçbir yayın kuruma kabul edilmez.”