12. Ceza Dairesi 2011/18686 E. , 2012/11480 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Sanıklar hakkında : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet. Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği sırada bir yılı
**12. Ceza Dairesi 2011/18686 E. , 2012/11480 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Sanıklar hakkında : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet. Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği sırada bir yılın 365 gün yerine 360 gün olarak kabulüyle sanık hakkında 18.200,00 yerine 18.000,00 YTL adli para cezasına hükmolunarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma sebebi sayılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, B) Sanık ... müdafinin temyiz isteminin incelenmesine gelince; Sanık ... müdafii, 11.06.2008 tarihli, hakim havaleli, “Saat 11.00'de yapılacak duruşmaya katılmak için yola çıkmıştık, ancak son anda müvekkillerimden birinin bir yaralanma olayı nedeni ile ilgili olarak gözlem altına alındığı bilgisi geldiği için yanına gitme zorunluluğu gerekmiştir. Bu nedenle duruşmada hazır bulunamayacağım. Mesleki mazeretimin kabulü ile yeni duruşma gününün tarafıma tebliğine karar verilmesini talep ederim.” şeklindeki dilekçeyle hükmün verildiği son oturuma mazereti sebebiyle katılamayacağını ifade etmiş ise de, dilekçe içeriğinden anlaşılacağı üzere, mazaretin soyut olduğu, belgelendirilmediği, fakstan ibaret olup, davetiye pulu da içermediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin mazeretinin yasal ve kabul edilebilir olduğundan söz edilemeyeceğinden; ayrıca, sanık müdafinin, sanığın savunmasının alındığı oturum da dahil, toplam 4 oturumluk duruşmanın ikisine katılarak savunmada sanığa hukuki yardımda bulunması karşısında, savunma hakkının kısıtlandığının kabulü mümkün görülmemekle, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine; sanık ...'un, gerek soruşturma gerek kovuşturma aşamasında, olay gün ve saatinde rahatsız olduğu ve görevinin başında olmadığına dair savunması bulunmadığı gibi, saat 15.15 sularında gerçekleşen olayın hemen ardından, saat 15.30 da çektiği ve altında imzası bulunan telgrafla kazayı ilgili kurumlara bildirmesi karşısında, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesine eklediği, sanığın 25.04.2007 tarihinden itibaren 15 gün süreyle istirahatini içerir Lüleburgaz Devlet Hastanesi tarafından verilen doktor raporunun, olay saati ve/veya öncesinde düzenlendiğinin kabulü mümkün görülmemekle, tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık müdafinin savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Babaeski ilçesi Alpulu beldesi tren garı şefi olan sanığın, olay tarihinde memur statüsünde çalışıp çalışmadığı araştırılarak memur olarak çalıştığının tespiti halinde atılı suçu görevinden dolayı işlediğinin iddia edilmiş olması karşısında 4483 sayılı "Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun" hükümlerine göre soruşturma izni alınması için durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre : Hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği sırada bir yılın 365 gün yerine 360 gün olarak kabulüyle sanık hakkında 18.200,00 yerine 18.000,00 YTL adli para cezasına hükmolunarak sanığa eksik ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.