İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ...'nin alt bayilerinden olan davalı şirketin depolama hizmeti verdiğini, davalıya ait ürünlerin davacının de…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/117 KARAR NO : 2026/115 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 01/12/2025 NUMARASI: 2/25/868 Esas (Derdest) DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ...'nin alt bayilerinden olan davalı şirketin depolama hizmeti verdiğini, davalıya ait ürünlerin davacının depolarında muhafaza edildiğini, giriş çıkış ve stok hareketleri ...'nin çalıştığı ... şirketi aracılığıyla da düzenli olarak takip edildiğini, bu suretle fatura mutabakatları yapıldığını, davacının davalıya ait ürünlerin depolama hizmetini eksiksiz olarak ifa ettiğini, her ay hizmete ilişkin data verilerinın davalıya iletildiğini, ancak davalı yanın Temmuz - Aralık 2024 tarihlerinde düzenlenen faturalara konu hizmetlerin karşılığı toplam 960.226,30 TL bedelli 11 fatura bedelini ödemediğini, davalı tarafın gerek her ay kendisine iletilen data verilerine gerek bu verilere dayalı olarak düzenlenen faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını hizmetin ifasını ve fatura tutarlarını kabul ettiğini, ... ve ... şirketleri aracılğı ile yapılan incelemelerde davalıya ait ürünlerin giriş, çıkış ve stok hareketleri doğrulanmış, fatura içeriklerinin doğruluğu da teyit edildiğini, davacı firmanın 11/02/2025 tarihli mail ile 960.000,00 TL bakiye miktarlı muavin dökümenin davalı firmaya iletildiğini, bakiyenin kapatılmasının talep edildiğini, davacı yanca ödeme yapılmadığını, yapılan tüm ikazlara rağmen borçlu tarafından söz konusu muaccel borcun uzun süredir ödenmemesi borçlu şirketin mallarını kaçırmasından endişe edildiğini belirterek borçlunun menkul gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının öncelikle ihtiyati haczini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davacı tarafın talepleri, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için vadesi gelmiş muaccel bir alacağın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasında ki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturaların ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, faturaya itiraz edilip edilmediği, ticari hesap ilişkisinin tespiti için tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği keza fatura konusu hizmetin sağlanıp sağlanmadığı hususunda taraf iddia ile savunmaları yönünden uyuşmazlığın çözümünün teknik inceleme sonucu yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edebileceği, taraflarca imzalı ve talebe konu faturalar yönünden mutabakat metninin bulunmadığı dolayısı ile uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği, İİK 257/1 maddesi şartlarının bu aşamada olmadığı değerlendirilmekle ayrıca borçlunun mal kaçırma gayretinde olduğuna ilişkin somut bir belgeler bulunmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın varlığına dair yaklaşık ispat şartının yerine getirilmesine karşılık deliller değerlendirilmeden aksi yönde karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, BABS formlarının celbi talep edilmiş olmasına karşılık müzekkere cevabı beklenmeden red kararı verilmesinin eksik ve yetersiz incelemenin açıkça göstergesi olduğunu, davalı firmanın karşılaştırmalı alış satış analiz raporu incelendiğinde davacının alacağının varlığının en azından yaklaşık olarak ispat edildiğinin görüleceğini, dava konusu alacağın davacı tarafından davalıya 2024 yılı Temmuz–Aralık döneminde sunulan depolama hizmetlerine ilişkin olarak düzenlenen 11 adet faturadan oluştuğunu, bu faturaların toplam bedelinin 960.226,30 TL olduğunu, karşılaştırmalı alış–satış analiz raporunun; dava konusu faturaların tek taraflı düzenlenmiş belgeler olmadığını, aksine davalının kendi kayıtlarında da yer bulan, gerçekleşmiş ve kabul edilmiş bir hizmet alımına dayandığını, faturaya itirazların bulunmadığını açıkça gösterdiğini, bu durum, dava konusu alacağın yaklaşık ispatını kuvvetle sağlayan delillerden de biri olduğunu, mevcut olay değerlendirildiğinde ilgili borcun davacı ile borçlu arasındaki ticari ilişkinden doğan faturalardan kaynaklı para alacağı olduğunu, alacağın herhangi bir rehinle teminat altına alınmadığını, borcun muaccel olduğunu, İİK madde 257 ve aşağıda yer alan Yargıtay Kararları doğrultusunda ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, anılan kararlarda da faturalar, mutabakat yazışmaları ve ticari kayıtların birlikte bulunması halinde İİK’nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunun kabul edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Talep, depolama hizmet bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin derdest davada İİK nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir.İlk derece mahkemesince talep konusu alacağın varlığı ve muacceliyetinin yaklaşık olarak ispatlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafça karar istinaf edilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir. İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.6100 sayılı HMK Belgelerin birlikte verilmesi başlıklı 121. Maddesi " (1) Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur." düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; ihtiyati haciz isteyen talebine kendisinin düzenlediği faturalar ile dava dışı şirket çalışanı ile yapılan bir kısım mail yazışmalarını sunmuştur. Bunun dışında mahkeme ihtiyati haciz talebini değerlendirmek üzere belge toplamak zorunda olmayıp kendisine sunulan belgeler ile değerlendirme yapması gerektiği, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği aşamada sunulan belgeler ile ihtiyati haciz talep edenin iddialarının ve alacağın varlığı ve muaacceliyetinin tespite muhtaç ve ihtilaflı olup yaklaşık olarak ispat edilmediği, ihtiyati haciz kararı verilmesi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının ihtiyati haciz talep edenden alınarak hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.27/01/2026